İÇERİKLER

LOGOMUZ

DUYURU 1

e-mail ve tlf. yollama

web sayfamıza hoşgeldiniz

DEVRE ARKADAŞLARIMIZIN İZMİR BULUŞMASI

cen

İZMİR, devre arkadaşlarımızın en çok ikamet ettiği illerden birisidir. Bahar geldiğinde, pek çok arkadaşımız yazlıklarına veya memleketlerine gitmektedirler. Arkadaşlarımız İzmir’den ayrılmadan önce bir araya gelerek geçmişteki anılarımızı yeniden yaşamak, dostluklarımızı tazelemek, dayanışma ve birliğimizi daha da geliştirmek için neler yapabileceğimiz hususunda, arkadaşlarımızın görüşlerini almak için Bornova Askeri Gazino’da, 08 Mart Salı günü yaptığımız sohbet toplantımıza otuz beş devre arkadaşımız katılmıştır. Gelecek yıllarda yapacağımız toplantılarımızın daha da kalabalık olacağına inanıyoruz.

Toplanmamıza vesile olan ve organizasyonunda emeği geçen Ömer Faruk ESEN arkadaşımıza bir kere daha teşekkür ederiz.

Toplantıda; tasada ve neşe de beraber olmamızın önemi vurgulanmış, gerektiğinde hasta arkadaşlarımızı ve ailelerini hastane de veya evlerinde ziyaret etmenin, arkadaşlarımızın gerek kendileri gerekse yakınlarının vefatında cenaze merasimlerine katılmanın ve acılarını paylaşmanın çok önemli olduğu belirtilmiştir. Eğer katılmak mümkün olmuyorsa; hiç olmazsa telefonla hastalara geçmiş olsun, vefatlarda başsağlığı dileğinde bulunmak dostluğumuzun ve arkadaşlığımızın gereğidir. Acılar paylaşıldıkça azalır, sevinçler paylaşıldıkça çoğalır. Devre arkadaşları olarak bizlerin de, herhangi birimizin neşesine de, kederini de paylaşmamız çok önemlidir.

2016 Yılı Faaliyetlerimiz içinde olan, 24 Mayıs-02 Haziran Side/Antalya ve 15-24 Ekim Ilıksu/İzmir Toplu Kamp müracaatımız arkadaşlarımıza duyurulmuş, tahsis yazısı geldikten sonra tekrar sizlere bildirilecektir.

Toplantımız için gerek facebook sahifemizden, gerekse telefonla iyi dileklerini bildiren diğer şehirlerdeki arkadaşlarımızın mesajları okunmuş, biz de kendilerine teşekkür ediyor, selam ve sevgilerimizi iletiyoruz.

Web Sitemizin Yıllık Aidatı, haberleşme ve iletişim, hasta ziyaretinde çiçek ve cenazelere devre arkadaşlarımız adına çelenk gönderilmesi ve diğer giderler için arkadaşlarımız kendi aralarında 925 TL. toplamışlar ve yönetim kuruluna teslim etmişlerdir. Arkadaşlarımızın bu düşünceli davranışları ve nezaketleri için teşekkür ederiz.

Özellikle Ferruh ERTAN arkadaşımızın anlattığı okul anıları ve diğer katılanların müşterek hatıraları toplantıya katılan arkadaşlarımıza hoşça vakit geçirmelerini sağlamıştır. Ebediyete uğurladığımız devre arkadaşlarımız da, hasretle yad edilmiştir. Ruhları şad, mekanları cennet olsun.

Buluşmamıza katılan aşağıda isimleri yazılı arkadaşlarımız, tüm devre arkadaşlarımıza selam ve sevgilerinin iletilmesini istemişlerdir. Toplantıya katılan arkadaşlarımız; Abdurrahman OlmuşçelikŞükrü SerperÜlfet Karagöz, Ömer Faruk Esen,Nuri Medine,Ihsan Karaduman İsmail Taşel,Hulki Cesur,Hanifi Kilic,Şerafettin Acar ,Ali Duran,Erdoğan Özten,Çetin Kirbiyik,Seyfettin Dinler,Ahmet Kesci,Bülent Gürkan,Mehmet Erhan,, Turan ŞAHBAZ, Ali KARABABA, Hüseyin ÖZTUNÇ, Ferruh ERTAN, Alaattin TOP, Mustafa KARAKUŞ, Akgül TORUN, Bedrettin TAN, Mehmet ZEYBEK, Mehmet ÇAĞLAR, Sabri GÖRÜK, Halil HAŞHAŞLI, Hüseyin DEMİR, Rıza BOZDOĞAN, Ali SAHTİYANCI, Hanifi IĞDIR, Ziya KARATAŞ, Mustafa KARATAŞ. Birlik ve beraberliğimize katkıları için, toplantıya katılan arkadaşlarımıza teşekkür ederiz. Tüm devre arkadaşlarımıza selam ve sevgiler.                                         

DEVRE ARKADAŞLARIMIZIN ANKARA "HASRET BULUŞMASI"

cen

Daha önce sizlere duyurduğumuz gibi, geleneksel hale gelen devre arkadaşlarımızın Ankara "Hasret Buluşması", 17 Şubat Çarşamba günü akşamı Etiler Orduevinde yapılmıştır.
Toplantıya 24 devre arkadaşımız eşleriyle birlikte 49 kişi olarak katılmıştır. Birçok devre arkadaşlarımızla yıllar sonra bir araya gelmekten çok mutlu olduk. Buluşmaya katılan devre arkadaşlarımız, tüm devre arkadaşlarımıza selam ve sevgilerinin iletilmesini istemişlerdir.
Dayanışmamıza ve dostluğumuzun devamı için, uzak yakın demeden, çeşitli şehirlerden gelerek buluşmamıza katılan arkadaşlarımıza ve ailelerine teşekkür ederiz.
Toplantıyı organize eden Celal KILIÇ arkadaşımıza bir kere daha teşekkür eder, gelecek buluşmalarımızda daha çok arkadaşlarımızı aramızda görmek istiyoruz.                                         

2016 YILINDA İLK KAYBIMIZ MÜRSEL OLUÇ

cen

Mevsim sonbahar. Rüzgar, fırtınaya döndü. Altmışsekiz Çınarı’nın yaprakları sararmaya ve hızla dökülmeye başladı. 2015 Yılında ebediyete uğurladığımız devre arkadaşlarımızdan sonra, 2016 Yılının ilk ayında MÜRSEL OLUÇ arkadaşımızı da kaybettik. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun.
Mürsel arkadaşımız Astsb. Snf. Hzl. Okulunda, 1 nci Kısımdaydı. Efendiliği ve sakin kişiliği ile, sevgili Mürsel’i hepimiz çok severdik. Hazırlama’dan sonra Tankçı sınıfına seçildi ve Kara Kuvvetlerinin çeşitli Zırhlı Birliklerinde görevler yaptı.
Arkadaşımız Konya’nın Akşehir İlçesinin ERDOĞDU Köyündendi. Erdoğdu Köylüleri, dedelerimizin “Doksanüç Harbi” dedikleri Ruslarla yapılan savaştan sonra, Romanya/Köstence tarafından göç eden Nogay ve Kırım tarafından göç eden Tatar Türklerinin yerleştirildiği, tarihi eskiye dayanan, misafirperver köylüleri ve doğal güzellikleri ile öne çıkan bir köyümüzdür.  Pek çoğumuz gibi o da doğduğu ve büyüdüğü köyünü çok severdi. Emekli olduktan sonra, büyük bir şehre değil, köyüne yakın Akşehir’e yerleşti.  Yakalandığı amansız karaciğer rahatsızlığı, arkadaşımızı günden güne zayıflattı ve tüm tedavilere rağmen, ne yazık ki 16 OCAK 2016, Cumartesi günü kendisini kaybettik.
Sevgili Mürsel, 17 Ocak Pazar günü, çok sevdiği köyünün toprağına defnedildi. Arkadaşlarımız; Aslan DÖNMEZ, Durmuş Ali YEŞİLYURT, Ramazan MANGIR, İbrahim BAKIM, Ali DEMİRHAN (KONYA),  Habip ARSLAN, Mehmet AKAR (ILGIN) , Gültekin ERSOY, Ömer SEKKİN, Kadir GÜNDÜZ  (AKŞEHİR), bu acılı günlerinde, arkadaşımızın ailesini yalnız bırakmadılar ve devre arkadaşlarımız adına son görevimizi yerine getirdiler. Uzak yakın demeden çeşitli şehirlerden gelen bu özverili ve fedakar arkadaşlarımıza ne kadar teşekkür etsek azdır.
Tüm devre arkadaşlarımız adına, eşi Şükrüye Hanıma, evlatlarına ve tüm sevenlerine taziyelerimizi ve başsağlığı dileklerimizi sunuyoruz.  Hepimizin başı sağ olsun. Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun. Hepinizin çok yakından tanıdığı, sevgili  fedakar ve cefakar arkadaşımız Habip ARSLAN da Tankçı sınıfındandı. Etimesgut Zırhlı Birlikler Okulu’ndaki sınıf ihtisası ve çeşitli zamanlarda rahmetli ile yakın arkadaşlık ve dostlukları olmuştur. Habip arkadaşımızın, rahmetli Mürsel ile ilgili bir anısını da yazmak istedim.
“ Hazırlamadan sonra Tankçı sınıfına seçildik, zırhlı birlik ve silahlarla ilgili ihtisas eğitimi için ETİMESGUT/ANKARA’ya gönderildik. Altmışlı yıllarda henüz televizyon yayını filan yoktu. Tek eğlencemiz radyo idi. Benim de küçük bir cep radyom vardı, ara sıra sınıfta ve yatakhane de radyodan müzik dinliyordum. Arkadaşlar da; radyonun sesinden rahatsız olduklarını ileri sürerek, bana radyo dinlemeyi yasakladılar ve bir daha çalarsan döveriz dediler. Bir gün yine radyoyu açmıştım ki yatakhanedekilerin hepsi üzerime saldırdılar. Rahmetli Mürsel’in salladığı bir yumruk alnıma geldi ve alnım yaralandı. Arkadaşlar hemen beni revire götürdü ve alnıma dikiş atıldı. Doktorun nasıl yaralandığımla ilgili sorusuna, ranzaya çarptım dedimse de, doktor inanmış gözükmedi. Revirden sonra yine güle eğlene arkadaşlarla yatakhaneye geri döndük.” HABİP ARSLAN. ILGIN/KONYA
Bu vesile ile ebediyete uğurladığımız tüm devre arkadaşlarımıza Allahtan rahmet diliyoruz. Ruhları şad olsun.

ARKADAŞIMIZ ŞENER KAVAKLIOĞLUNU DA SONSUZLUĞA UĞURLADIK

cenTrafik kazası neticesinde, uzun bir süredir Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Yoğun Bakım Servisinde tedavi görmekte olan arkadaşımız Şener Kavaklıoğlu’nu, 21 Kasım 2015 Cumartesi günü kaybettik. 22 Kasım 2015 Pazar günü, İzmir/Güzelyalı Hakim Efendi Camiinde, ikindi namazından sonra yapılan cenaze merasiminin ardından, Kaynaklar/Buca mezarlığına defnedildi.
Rahmetli Şener arkadaşımız, Aydın’ın Bozdoğan kazasındandı. Astsubay Sınıf Hazırlama Okulunda 6 ncı Kısımda idi. Cana yakın, sempatik ve sevecen tavırları ile, sınıf ve okul arkadaşlarının gözdesi olmuştur. Hazırlama okulundan sonra Muhabere sınıfına seçilmiş, elektronik/muhabere ihtisası eğitimi alarak, yurdumuzun çeşitli şehirlerindeki Silahlı Kuvvetlerimizin muhabere ve dinleme istasyonları birliklerinde başarılı görevler yaptır. Arkadaşımız emekli olduktan sonra İstanbul’a yerleşmiş ve 2015 Yılına kadar orada ikamet etmiştir. Evlatlarının İzmir’de görev yapması  nedeniyle, İzmir’e yerleşmiştir.
 Elim bir trafik kazası arkadaşımızı bizden ayırdı. Şu anda yaşadığımız sonbahar mevsiminde olduğu gibi, Altmışsekiz Çınarının yaprakları dökülmeye devam ediyor. Kısa aralıklarla bir çok arkadaşımızı kaybettik. Hepsini rahmetle anıyoruz.
Sevgili Şener’in eşi Suna Hanıma, tüm yakınlarına ve sevenlerine devre arkadaşlarımız adına taziyelerimizi ve başsağlığı dileklerimizi sunuyoruz. Allah kendilerine sabır versin. Rahmetli arkadaşımıza da Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun.
Ayrıca, arkadaşımızın cenaze merasimine katılan ve acılı günlerinde ailesine destek olan, birlik ve beraberliğimize, dayanaşmamıza katkıda bulunan devre arkadaşlarımıza teşekkür ederiz.
Başsağlığı dilekleri için Hakan Kavaklıoğlu : 0505 216 8892

BAŞARILARI İLE GURUR DUYDUĞUMUZ DEVRE ARKADAŞLARIMIZDAN BİRİ OLAN YUNUS TUNASELİ'Yİ DE SONSUZLUĞA UĞURLADIK

cenAlanya'da ikamet eden devre arkadaşımız YUNUS TUNASELİ (KEKLİK)'de aramızdan ayrıldı. Son bir kaç aydır yaprak dökümü gibi, çok sevdiğimiz arkadaşlarımızın kaybı hepimizi çok üzmüştür. Kaçınılmaz olarak, hepimiz, o yolun yolcusu olacağımızın bilincinde olmamıza rağmen, acı tatlı günleri ve hatıraları paylaştığımız arkadaşlarımızdan ayrılmak yine de zor geliyor.
       Geçen yıl aynı tarihte 22 Temmuz 2014’te yine çok sevdiğimiz arkadaşlarımızdan biri olan Hasan Hisarardınlı’yı kaybetmiş ve bir gün sonra 23 Temmuzda ebediyete uğurlamıştık. Bu yıl aynı gün 22 Temmuz 2015’te Yunus arkadaşımızı kaybettik ve bir gün sonra 23 Temmuzda, onu da sonsuzluğa uğurladık. Bir yıl arayla, aynı günlerde arkadaşlarımızın aramızdan ayrılmış olması kaderin bir cilvesi mi yoksa bizlere bir mesaj mıdır kim bilir.
       Sevgili Yunus, Konya’nın Ilgın İlçesini, Beyşehir’e bağlayan yol üzerinde olan Aşağı Çiğil Kasabasındandı. Bildiğiniz gibi “Çiğil” Orta Asya Horasan'dan göç eden bir Türk Boyunun ismidir. Arkadaşımız Orta Okulda da başarılı bir öğrenimden sonra, 1965 Yılındaki Konya Astsubay Hazırlama Okulu sınavlarında, sınavı kazanan yüzlerce öğrenci arasında Neşet KURT arkadaşımızdan sonra ikinci sıradaydı. Okulda birinci sınıfta 6 ncı Kısımda, 2 nci sınıfta da 5 nci Kısımda öğrenim görmüştür. Bu kısımlardaki arkadaşlarımız bilirler ki, Yunus öyle çok fazla ders çalışmayan bir öğrenci olmasına rağmen, imtihanlarda en yüksek not alanlar arasındaydı. Sadece derste dinledikleri ona yeterliydi. Bu da onun ne kadar zeki bir öğrenci olduğunu göstergesiydi. Yunus, sadece zeki bir öğrenci olarak değil, arkadaşlarımız arasında da çok sevilen bir kişiliğe sahipti.
     Yunus arkadaşımız daha sonra Muhabere sınıfına seçilerek Ankara/Mamak Muhabere okulunda sınıf eğitimini tamamlamıştır. Erzurum’da görev yaptığı sırada Atatürk Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirmiştir. Üstçavuş rütbesindeyken, Silahlı Kuvvetlerin Yurtdışı Görevlere Personel seçimi için açtığı sınavlarda, İngilizceden büyük başarı göstererek, Belçika/Brüksel’deki NATO Müttefik Kuvvetler Komutanlığı Karargâhında görevlendirilmiştir. Başarılı çalışmaları ve mükemmel İngilizcesiyle yabancı ve Türk Komutanların takdirini kazanmıştır.
     Yukarıda da bahsedildiği üzere gerek başarıları, gerekse zekâsıyla, arkadaşımız kabuğuna sığamayan bir kişiliğe sahipti. Mecburi hizmetini tamamladıktan sonra, ordudan ayrılarak İzmir’de İnşaat Müteahhitliğine başlamıştır. Özellikle İzmir/Buca’da inşa ettiği binalarla pek çok meslektaşımızın konut sahibi olmasını sağlamıştır. 2000’li Yılların başındaki ekonomik kriz nedeniyle, inşaat sektöründeki diğer kuruluşlar gibi o da etkilenmiş ve müteahhitliği bırakarak Alanya’ya taşınmıştır. Alanya’da özel bir kolejde İngilizce öğretmenliği yanında, yeminli tercüman olarak yabancı ve Türk Alanyalılar onu çok sevmiş ve aranılan bir kişi olmuştur. Her türlü zorlukları aşan sevgili arkadaşımız ne yazık ki akciğerinde oluşan melun hastalığa mağlup olmuş ve beklenmeyen bir zamanda aramızdan ayrılmıştır.
2014 Yılında Side Jandarma Kampındaki devre arkadaşlarımız buluşmasına, günü birlikte olsa, defalarca Alanya’dan Side’ye gelerek bizlerle beraber olmuştur. Side'den Alanya'ya geziye giden arkadaşlarımıza, Alanya'yı gezdirmiş ve misafir etmiştir. 2015 Yılı Haziran ayındaki Anamur Buluşmamıza, hastalığının son aşamasında olmasına ve yürüme zorluğuna rağmen tekerlekli sandalye ile iştirak etmiştir. Her ne kadar biz kabul etmesek te, hastalığının önemini biliyordu. “Sizleri ve devre arkadaşlarımı bir daha görebileceğimi zannetmiyorum. Sizlerle vedalaşmaya geldim. Tüm devre arkadaşlarıma selam ve sevgilerimi iletin, haklarını helal etsinler” diyerek hepimize duygulu anlar yaşatmıştı. Tekerlekli sandalye ile her türlü zahmete katlanarak, bizlerle beraber olduğun, dostluğun ve arkadaşlığın ne demek olduğunu bize öğrettiğin için asıl sen bize hakkını helal et sevgili Yunus. Mekânın cennet, Allah’ın rahmeti seninle olsun.
      Arkadaşımızın sevgili eşi Reyhan Hanımefendiye ve Oğlu Cengizhan Tunaseli'ye ve diğer aile fertlerine ve yakınlarına, sevenlerine ve tüm devre arkadaşlarımız adına bir kere daha taziyelerimizi ve başsağlığı dileklerimizi sunuyoruz. Allah sevenlerine sabır versin. Yeri doldurulamayacak bir dost ve arkadaşımızı kaybettik. Diğer ebediyete uğurladığımız devre arkadaşlarımızın aileleri gibi, Sevgili Yunusun geride bıraktığı sevgili eşi ve yakınları da, 68LİLER olarak bizim de ailemiz ve çocuklarımızdır. Bir dosta ve babaya ihtiyaç duydukları her zaman onların arkasında olacağımızı bilmelerini isteriz.
      Sevgili Yunus’u ve sonsuzluğa uğurladığımız tüm arkadaşlarımızı bir kere daha sevgi ve özlemle anıyoruz. Hepsinin ruhları şad olsun. Mekânları cennet olsun.

KARAALTMIŞSEKİZ FUTBOL TAKIMI KALECİSİZ KALDI

cenAltmışsekizliler kitabından bir sahife daha koptu. Ulu çınarının yaprakları birer birer dökülmeye devam ediyor. Arkadaşlarımızı ve dostlarımızı kaybettikçe yüreklerimizden de bir parça kopmakta, acımız devam etmektedir. Son aylarda arka arkaya beş arkadaşımızı kaybettik. Beşincisi de sevgili Alaattinimiz oldu. Karaaltmışsekiz Futbol Takımı kalecisiz kaldı. 22 Haziran 2015 Pazartesi günü vefat eden arkadaşımızı, bir gün sonra öğle namazından sonra İzmir/Fahrettin Altay Üçkuyular camiinden, öğle namazının ardından kılınan cenaze namazından sonra, Balçova Mezarlığındaki ebedi istarahatgahına yatırdık. Bildiğiniz gibi, 1980 yılında vefat eden arkadaşımızın babası da meslektaşımızdı. Vasiyeti üzerine babasının mezarına defnedildi. Umarım ki baba oğul şimdi bir başka dünya da buluştular ve hasret gidermektedirler.
Alaattin arkadaşımız Astsubay Hazırlama Okulunda yabancı dili Almanca olan 12 nci Kısımdaydı. Efendiliği ve sportmen kişiliği ile hepimizin sevdiği ve tanıdığı bir arkadaşımızdı. 1965-1966 Konya, 19966-1967 Çankırı Astsubay Okulu Futbol Takımızın kaleciliğini de yapmış ve takımın pek çok başarısında imzası vardı. İyi bir kaleci olarak, karşı takımların futbolcularının çalımlarını ıskalamazken, bu sefer Azrailin çalımına yenik düştü ve bizi kalecisiz bıraktı. Okul Futbol Takımındaki birçok arkadaşımız gibi, Alaattin de Hazırlamadan sonra Ulaştırma sınıfına seçilmiş ve İskenderun’dan başlayarak 1992 yılında emekli oluncaya kadar çeşitli Ulaştırma birliklerinde görev yapmıştır. Alaattin'i daha yakından tanıyanlar bilirler ki, O asker kişiliğinin yanında sessiz ve sakin tavrı ve efendiliği ile tam bir diplomat ve İstanbul Beyefendisiydi. Onun bu kişiliğini yakından tanıyan komutanlar da, pek çok kere Orduevleri ve askeri gazinolarda görevlendirmişti. Arkadaşımız emekli olduktan sonra da, çok sevdiği ve doğup büyüdüğü İzmir’e yerleşti. Fahrettin Altay/Üçkuyular Semtinde, "GÜÇLÜ EMLAK" bürosunu kurdu ve vefatına kadar çalışmaya devam etti. Güçlü Emlak Bürosu, bir ofis ve çalışma yerinden ziyade dost ve arkadaşların toplandığı, zaman zaman çekişmeli tavla partilerinin yapıldığı bir buluşma yeri idi.
Sevgili arkadaşımızın aramızdan erken ayrılışından dolayı ailesinin ve sevdiklerinin yanında, devre arkadaşları olarak hepimizin yüreği yanmaktadır. Sevgili eşi Sabiha Hanımefendiye, oğulları Sedat Güçlü, Şevki Murat Güçlü ve Güçlü Beylere bir kere daha, taziyelerimizi ve baş sağlığı dileklerimizi sunar, Allahtan sabır dileriz. Allah onlara uzun ve sağlıklı ömür versin. Her ne kadar Alaattin aramızdan ayrılmış olsa da, babalarının arkadaşları ve dostları olarak her zaman yanlarında olacağımızı ve 68LİLER Ailesinin bir parçası olduklarını bilmelerini isteriz.
Başta sevgili Alaattin’imiz olmak üzere, ebediyete uğurladığımız tüm devre arkadaşlarımızı bir kere daha sevgi ve hasretle anıyoruz. Hepsinin ruhları şad olsun. Allah rahmet eylesin, mekanları cennet olsun.

ARKADAŞIMIZ ALİ OSMAN ÖZYAVUZ’UN HATIRASINA

cenHepimizin çok sevdiği devremizin tanınmış simalarından ALİ OSMAN ÖZYAVUZ’u da son yolculuğuna uğurladık. Ali Osman deyince muhakkak ki hepimizin aklına gülen yüzü ve hiç unutulmayacak esprileri, anlattığı hatıraları ve fıkraları gelir. En olumsuz ve moralimizin bozuk olduğu anda bile Ali Osman’ın yaptığı bir espri, bir hareket orada bulunanların neşesinin yerine gelmesine yeterdi.
Ali Osman, Astsb. Hazırlama Okulunda 6 ncı Kısımdaydı. Daha sonra da piyade sınıfına seçilerek, Burhaniye’de piyade temel eğitim, daha sonra da Tuzla Piyade Okulundaki kurslar esnasında arkadaşlarımızın neşe kaynağı idi. Görev yaptığı her birlikte de; gerek kendisinden kıdemli, gerekse daha genç meslektaşlarımız tarafından hep sevilmiş ve sayılmıştır.
Arkadaşımız Konya’nın AKÖREN Kazasındandı. Akören daha önce Çumra’ya bağlı bir Nahiye iken 1980’li yıllarda İlçe yapılmıştır. Emekli olduktan sonra da Konya merkezde ikamet etmekteydi. Üç çocuk babası olan arkadaşımızın; Aysun ve Huriye isminde iki kızı ve Özgür adında bir oğlu vardır. Evlatlarının üçünün de tahsilini en iyi şekilde yapmalarını sağlamış ve kendisinde olan, meslekte en üst seviye, bilinçli yurttaş ve iyi insan olma özelliğini çocuklarına da aşılamıştır.
“Hacı” lakabıyla da hitap edilmesini hep gülerek karşılayan sevgili arkadaşımız, uzun bir süredir akciğer rahatsızlığı nedeniyle tedavi görmekteydi. En son 7 Mayıs günü rahatsızlanarak Konya Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırılmıştır. Yapılan tedaviler neticesinde, durumunda iyileşme görülmüşse de, 24 Mayıs Pazar günü ani bir kriz neticesinde Hakkın rahmetine kavuşmuştur. Cenazesi aynı gün ikindi namazından sonra, Konya Nalçacı Parsana Camiinde kılınan cenaze namazından sonra, caminin hemen yanındaki tarihi Musalla Mezarlığına defnedilmiştir.
Sevgili arkadaşımızın eşi Sultan Hanıma, evlatlarına, yakınlarına ve sevenlerine, tüm devre arkadaşlarımız adına bir kere daha taziyelerimizi ve baş sağlığı dileklerimizi sunuyoruz. Hepimizin başı sağ olsun. Sevgili “Hacımıza” da Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun. Nurlar içinde yatsın. Cenaze merasimi sırasında ailesini yalnız bırakmayarak devre arkadaşlarımız adına baş sağlığı dileklerimizi ileten ve bizleri temsil eden, en başta Seydişehir’den gelerek Cenazeye katılan ve ailesine destek olan Seyit Karakaya arkadaşımız olmak üzere, Ilgın’dan gelen Habip Arslan ve Ramazan MANGIR, Antalya’dan gelen Emin ACAR, İsparta’dan gelen Ahmet Kaya, Konya’dan katılan İbrahim Bakım devre arkadaşlarımız olmak üzere, yine cenazede ailesini ve arkadaşlarımızı yalnız bırakmayan meslektaşlarımız ve sevgili kardeşlerimiz Mahmut Tugay ve Ahmet KARABULUT'a, Konya TEMAD İl Başkanı Sayın Tayyar YILDIRIM'a tüm devre arkadaşlarımız ve rahmetlinin ailesi adına teşekkür ediyor, sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz.
Sevgili Hacı, ebedi istirahatgahında rahat uyu. Seni hiç unutmayacağız. Hatıraların, esprilerinle birlikte sen her zaman bizimle birlikte olacaksın ve anılacaksın. Seninle birlikte ebediyete uğurladığımız tüm devre arkadaşlarımızı bir kere daha sevgiyle ve rahmetle anıyoruz. Ruhlarınız şad olsun.

ARKADAŞIMIZ MUAMMER UYSAL'I EBEDİYETE UĞURLADIK

cenOn gün önce kaybettiğimiz devre arkadaşımız OSMAN ŞİMŞEK'ten sonra, yine Bursa'da ikamet eden Muammer Uysal arkadaşımızı da ebediyete uğurladık. Bizim için Hazan Mevsimi başladı. Altmışsekiz Çınarının yaprakları sararmaya ve dökülmeye başladı. Ancak; bu çınar hiç bir zaman kurumayacak, ulu çınarın filizleri hep büyüyecek ve gölgesinde daha bir çok nesil serinlemeye devam edecektir

Muammer arkadaşımız; gerek okul yılları..., gerekse kıtalarda herkes tarafından sevilen ve takdir edilen bir arkadaşımızdı. Astsubay Hazırlama Okulunda; 1 nci sınıfta 11 nci Kısım, 2 nci Sınıfta 10 Kısımdaydı. Daha sonra da Piyade sınıfına seçilerek, mezuniyetinden itibaren genellikle karargah görevlerinde çok başarılı hizmetleri olmuştur. Uşak, Karahallı kazasından olup, emekli olduktan sonra Bursa'ya yerleşmişti. Kendine has Ege şivesiyle konuşmaları, efendiliği, misafirperverliği, kadirşinas ve alçak gönüllülüğü ile hepimizin gönlünde yer etmiş olan sevgili Muammer hep kalbimizde olacak ve anılmaya devam edecektir. Son yıllarda düzenlediğmiz devre toplantı ve buluşmalarımıza uzak yakın demeden katılmış ve devre arkadaşlarıyla beraber olmak ona hep mutluluk vermiştir. Geçen yıl Mayıs ayı sonundaki Marmaris/Aksaz Kampındaki buluşmamıza, rahatsız olmasına rağmen Bursa'dan gelerek katılmış ve kendisine moral olduğunu ifade etmişti.

1 Mayıs, arkadaşımızın doğum günüydü. Ne hazindir ki kendisine, devre arkadaşlarımızın doğum günü tebriğini bildirmek isterken, vefat haberini aldık. Allahın takdiriki, doğduğu ve öldüğü gün aynı tarihe rast geldi. En başta ailesi Sevgili Eşi Müberra Hanım, oğulları Cem ve Cenk olmak üzere, tüm devre arkadaşlarımızın ve sevenlerinin başı sağ olsun. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Daha önce kaybettiğimiz devre arkadaşlarımızın aileleri gibi, Muammer arkadaşımızın da ailesi, hepimizin ailesidir, her zaman ve her şartta yanlarında olacağımız şüphesizdir.

Devre arkadaşlarımızı temsilen, sevgili arkadaşımızın cenaze törenine katılan ve ailesine başsağlığı dileklerimizi ileten Bursa da ikamet eden arkadaşlarımızdan Adil Altın, Ismet Tunca, Ibrahim Sert, Muin Gönel'e, Çankırı'dan gelen Hüseyin Büyüköz ve Gönen'den gelen Nazmi AYAN'a da devre arkadaşlarımız adına takdir ve şükranlarımızı sunarız. Bir çok devre arkadaşımızın, Sevgili Muammer'i ebediyete uğurlamada ailesinin yanında olmak istediğini, ancak cenazenin aynı gün için de kaldırılması nedeniyle gelemediklerini ailesine bildirmemizi istediler. Elbette ki devre arkadaşlarımız, cenaze merasimin de bulunamasa da, bizler de arkadaşları olarak aynı acıyı hissettik. Allah ailesine ve yakınlarına sabır versin. Nurlar için de yatsın.

Başsağlığı dilekleri için eşi Müberra Uysal'ın Telefonu : 0543 760 4434

ARKADAŞIMIZ MEVLÜT ÇELİK’TEN BİR ANI

cenSınıf Hazırlama Okulunda; yabancı dili Fransızca olan birinci sınıfta oniki, ikinci sınıfta ise İngilizce kısımlarından bir sınıf azaltıldığı için onbirinci kısımdaydım. Konya’da iken sınıfımız; okulun güney doğusundaki “Hürriyet Kapısı” diye adlandırdığımız duvarın hemen dibindeki, Amerikalılardan kalma barakalardaydı. Barakalara giden toprak yol;  yağışlı havalarda çamur deryasına döner, barakaların içine su dolar, kışın ise dershane kapısının altından içeriye kar dolardı. Şişko karınlı YUKON tipi Amerikan sobasıyla ısıtılmaya çalışılan sınıfta, sobaya yakın oturmak bir ayrıcalıktı. Konya’nın soğuk kış günlerinde, çok zaman sınıfta pardösü ile oturarak ders yapardık. Anlatacağım hatıramda, acı tatlı günlerimizin geçtiği bu sınıfımızda yaşadığımız olaylardan biridir.
Dersimiz Coğrafya. Öğretmenimiz Üsteğmen Ahmet KAKAÇ. İmtihanlarda verdiği düşük notları ile bilinen bir öğretmenimizdi. Ege Bölgesinin fiziki yapısını anlatırken; Ege Denizindeki girinti ve çıkıntıların, Akdeniz ve Karadeniz kıyılarına göre çok daha fazla olduğunu, yer kabuğundaki kırılma ve çökme nedeniyle dağlar arasında doğu-batı istikametinde çöküntü ovaları oluştuğunu, bu nedenle dağların kıyıya dik olarak uzandığını, yağışların iç bölgelere kadar ulaşabildiğini anlatıyordu. Benim de sıra arkadaşım Hasan HİSARARDINLI. O gün öğle yemeğinde yenen yoğurttan ve yemekten sonra da ilk ders olması nedeniyle, Hasan ders esnasında hafif şekerliyor, ara sıra başı aşağı yukarı düşüp kalkıyordu. Ahmet KAKAÇ, Hasana doğru baktı ve onun uyukladığını gördü. Bizim sıraya yaklaştı ve Hasanın cebi üzerindeki isim etiketine bakarak;
“Hasan Hisarardınlı, söyle bakalım, Ege Denizinde girinti ve çıkıntılar neden fazladır?” diye sordu.
Hasan önce sağımızdaki sırada oturan ve sınıfımızın en çalışkanlarından olan Necdet KURT’a doğru baktı, sonra solumuzda oturan Seyfi ÖZTÜRK’e baktı kimseden kopya alamadı. Ahmet KAKAÇ sırtını dönüp kürsüye doğru giderken, ben de Hasana baktım, fısıldayarak “ALLAHTAN” dedim.
Hasan, her zaman olduğu gibi kendine mahsus şivesi ve yüksek sesle, “Allahtan, Komutanım” dedi.
Ahmet KAKAÇ; bu cevabın kendisiyle dalga geçildiği hissine kapılarak Hasana doğru geldi ve birkaç tokat attı.
Hasan şaşırmıştı. Ben de arkadaşımın benim yüzümden dayak yemesine üzülmüştüm. Her olayda bir espirisi olan ve hepimizin çok sevdiği arkadaşımız yerine oturdu ve bana baktı.
“Bu kadar basit bir soru için insan uykudan uyandırılmaz ki” dedi.
Hasan dayak yediğine değil, uykudan uyandırıldığına üzülüyordu.  Aynı zamanda, beni suçlamadığını da vurgulamak istiyordu.
Ne yazık ki; kalbi bir çocuk kadar saf ve temiz, çok sevdiğim sıra arkadaşım Hasan’ı, 22 Temmuz 2014 tarihinde hiç beklemediğimiz bir anda kaybettik. Bu anımı yazarken de, boğazıma bir şeylerin düğümlendiğini hissettim ve göz yaşlarımı tutamadım.  Gönlü sevgi dolu ve her zaman yaptığı espirileriyle bulunduğu ortamın neşe kaynağı olan Hasan Arkadaşımı, yine çok yakınlarda kaybettiğimiz sınıf arkadaşım Satılmış GÜLEÇYÜZ’ü ve ebediyete uğurladığımız tüm devre arkadaşlarımızı saygı ve sevgiyle anıyorum. Ruhları şad olun.
MEVLÜT ÇELİK/EDİRNE

NOT: Bu unutulmaz anısını bizimle paylaştığı ve bize yıllar öncesinin hatıralarını tekrar yaşattığı için Mevlüt ÇELİK arkadaşımıza teşekkür ederiz. Diğer devre arkadaşlarımızdan da okul ve kıtalardaki anılarını bizimle paylaşırlarsa, Facebook ve WEB sitemizde yayınlamaktan mutluluk duyacağız.

DEVRE ARKADAŞLARIMIZIN TEKİRDAĞ BULUŞMASI

cenTekirdağ'da düzenlediğimiz “DAYANIŞMA 68 DEVRE ARKADAŞLARI BULUŞMAMIZA” Dokuz arkadaşımız eşli, iki arkadaşımızda tek başına olmak üzere onbir arkadaşımız katılmıştır. Tekirdağ'da ikamet eden Derviş EKİNCİ arkadaşımızın; devrelerimizin birlik ve beraberliği, dayanışma içinde olmamızın gerekliliğini vurguladığı konuşması, katılımcılar tarafından çok beğenilmiş ve alkışlanmıştır. Daha sonra da arkadaşlarımız; okul yılları ve kıtalardaki müşterek hatıralarını anlatmışlar, yıllar önceki anılarımız yeniden canlanmıştır. Arkadaşlarımız ve eşleri müzik eşliğinde dans ederek ve oyunlar oynayarak mutlu bir akşam geçirmişlerdir. Tekirdağ'da ikamet eden arkadaşlarımız Derviş EKİNCİ ve Hüseyin KUMSAL arkadaşlarımız ve eşlerine gösterdikleri misafirperverlik için teşekkür ederiz. Çok uzaklardan, Ankara'dan gelip buluşmamıza katılan Seyfi ÖZTÜRK ve eşi Huriye Hanıma, büyük fedekarlıklara katılarak İzmir'den gelen İsmail TAŞEL arkadaşımıza, Edirneden gelen Hasan ÖN ve Mevlüt ÇELİK arkadaşlarımıza ve eşlerine, Keşan'dan katılan Hüsamettin ÖZZADE ve eşine, Kırklarelinden katılan Ramazan GÖKÇAY ve eşi Fehime GÖKÇEY' Hanıma, Çorlu'dan katılan Şükrü SERPER ve Mustafa TEMEL ve eşlerine, GELİBOLU'dan katılan Halil YURTSEVER arkadaşımıza, gösterdikleri bu dayanışma ve beraberlik için teşekkür ederiz. Buluşmaya katılan arkadaşlarımız, tüm devre arkadaşlarımıza selam ve sevgilerini bildirmemizi istemişlerdir. Vefat eden arkadaşlarımız sevgiyle yadedilmiş ve Allahtan rahmet dilenmiştir. Gelecek yıllarda, daha çok devre arkadaşlarımız ve aileleri ile buluşmak üzere hepinize selam ve sevgiler sunuyoruz.

ARKADAŞIMIZ SATILMIŞ GÜLEÇYÜZ’Ü EBEDİYETE UĞURLADIK

cenHamuru arkadaşlık ve dostlukla yoğrulu, 475 sahifelik Altmışsekizliler Kitabından bir sahife daha eksildi. Emeklilikten sonra Yenimahalle/Ankara’da ikamet eden devre arkadaşımız Satılmış GÜLEÇYÜZܒde ebediyete uğurladık. Arkadaşımız, 13 Şubat 2015 günü vefat etmiş ve 14 Şubat günü de Ankara, Karşıyaka Mezarlığı Camisindeki öğle namazından sonra, Ankara’da ikamet eden pek çok devre arkadaşlarımızın da iştirakiyle, Karşıyaka Mezarlığındaki Gaziler için ayrılan bölümde ebedi istirahatgahına defnedilmiştir. Satılmış arkadaşımız, Çorum’un Sungurlu kazasındandı. Astsubay Hazırlama ve Sınıf Okulunun birinci sınıfında 12 nci Kısımda, ikinci sınıfta 11 nci kısımdaydı. Bildiğiniz gibi 10 ve 11 nci kısımlar, yabancı dili Fransızca olan kısımlardı. Okuldan mezun olurken Piyade sınıfına ayrılmış, Manisa’da temel piyade eğitimi ve Tuzla Piyade Okulundaki bir yıllık öğretim ve eğitimden sonra Piyade Astsubay olarak Kara Kuvvetlerinin çeşitli birliklerinde görev yapmıştır. Kendisi, Kıbrıs Gazisi olup,20 Temmuz 1974 günü sabahı, sabah 06.00’da Kıbrıs semalarında tan yeri ağarırken havadan paraşütle inen komandolardan biriydi. Emekliliğine kadar da, çeşitli birlik ve karargahlarda verilen her görevi başarı ile yerine getirmiştir. Arkadaşımız iyi bir asker olduğu kadar, mükemmel bir eş ve babaydı. Öğretmen olan eşi Nurhan Hanım ve üç kızıyla mutlu bir hayat sürmüştür. Ailesi ve sevenlerine bir kere daha taziye ve başsağlığı dileklerimizi sunarız. Diğer ebediyete uğurladığımız devre arkadaşlarımız gibi, Sevgili Satılmış’ta, hatıraları ile hep kalbimizde yaşayacaktır. Hepsini bir kere daha sevgi ve muhabbetle anıyoruz. Ruhları şad olsun.

YENİ YIL KUTLAMA MESAJI
ZİYARET  YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN
Acısıyla, tatlısıyla bir yılı daha geride bıraktık. Her yeni yıl, yeni ümitler ve hayaller taşır. Ümit ederiz ki 2015 Yılında, hepimizin ümitleri ve hayalleri gerçekleşir. Sağlık ve mutluluk içinde yaşayacağımız bir yıl olur.
Bu duygularla; tüm devre arkadaşlarımızın yeni yılını kutluyoruz. Ülkemiz ve insanlık için;savaşların,kardeş kavgalarının,intikam hırslarının, ayırımcılığın sona erdiği, insanların barış ve huzurla mutluluk içinde yaşadığı bir yıl olmasını canı gönülden diliyoruz. Hepinize sevgi ve selamlar sunuyoruz.

ARKADAŞIMIZ HASAN HİSARARDINLI’NIN ANISINA
ZİYARET        Gerek görevdeyken, gerekse emekli olduktan sonra, kendisini tanıyan herkes tarafından çok sevilen devre arkadaşımız Hasan HİSARARDINLI’ nın 22 Temmuz 2014 günü ani vefatı hepimizi çok üzmüştü. Emekli olduktan sonra ikamet ettiği memleketi İsparta’da , “KARTAL BAŞÇAVUŞ” denince kendisini tanımayan kimse yoktu. Yazarlığı, şairliği ve nüktedan kişiliği ile pek çok sosyal programın içindeydi. Sevgili Eşi Kevser Hanım tarafından gönderilen, rahmetli arkadaşımızın yazdığı kitabın son nüshası, Side Buluşmamıza katılan arkadaşlarımıza dağıtıldı. Arkadaşımız Celal KILIÇ’ın da, Hasan için yazdığı ve okuduğu şiir hepimizi çok duygulandırdı. Sevgili Hasanı, bir kere daha rahmetle anıyoruz. Ruhu şad olsun.

KARTALIM HASAN ŞİİRİ İÇİN TIKLAYINIZ

DEVRE ARKADAŞIMIZ AHMET ÇİLİNGİROĞLU'NUN ZİYARETİ
ZİYARET        Halen AVUSTRALYA’ da ikamet eden Ahmet ÇİLİNGİROĞLU arkadaşımız memleketi İZMİR’i ziyareti sırasında devre arkadaşlarını da aramayı ve ziyareti ihmal etmedi. Tüm devre arkadaşlarımıza ve tanıdık meslektaşlarına selam ve sevgilerini iletmemizi rica etti.
     Astsubay Hazırlama Okulunda 10 ncu Kısım öğrencilerinden olan arkadaşımız; samimi ve arkadaş canlısı davranışları, şakacı ve nüktedan kişiliği ile okuldaki pek çok öğrenci tarafından tanınan ve sevilen bir arkadaşımızdı. Daha sonra Muhabere sınıfına ayrıldı ve Muhabere Okul unda da diğer Kuvvet Komutanlıklarından kursa gelen arkadaşlarımızla da kısa zamanda kaynaşarak onların da sevgilerini kazandı. Kara Kuvvetlerinin çeşitli birliklerinde dokuz yıl hizmetten sonra kendi isteği ile askerlik hizmetine veda ederek Avustralya’ya gitti. Avustralya’da İnşaat ve Müteahitlik İşleri ile ilgili bir şirketi olan arkadaşımız, başarılı çalışmalarını orada da sürdürmektedir. Tüm devre arkadaşlarımız adına başarılarının devamını dileriz.
        Arkadaşımız; her ne kadar maddi olanak ve pek çok hizmet yönünden Avustralya’da rahat bir hayat yaşasa da memleketimizi ve arkadaşlarını çok özlediğini, fırsat buldukça her yıl memleket ziyaretini ihmal etmediğini ifade etmiştir. Sadece kendisi değil, eşine ve çocuklarıyla birlikte ülkemizin pek çok yerini dolaştıklarını, her ne kadar uzakta olsalar da, onların yüreklerinin de vatan sevgisi ile dolu olduğunu söylemesi bizleri duygulandırmıştır. Gelecek yıl emekli olduktan sonra, senenin altı ayını Türkiye’de, altı ayını da Avustralya’da geçirmeyi planlamaktadır. Böylece devre arkadaşlarımızla daha çok görüşme imkanı bulabileceği için sevinçli olduğunu dile getirmiştir.
         Aynı apartmanda, aynı mahalle ve şehirde yaşayan devre arkadaşlarımızın birbirlerinden kopuk bir hayat sürdürüp yıllarca birbirlerini görmezken, Ahmet arkadaşımızın bu anlamlı ziyareti, ümit ederim ki hepimize örnek olur. Arkadaşlık sevgisini yaşatmak için ille de başka bir ülke de yaşamak gerekmez. Bizler bir aradayken bunun kıymetini bilemiyoruz. Ancak bir arkadaşımızı kaybettikten sonra onun özlemini duyuyoruz. Dostluğun ve arkadaşlığın kıymeti yaşarken bilinmeli, birbirimizi aramayı ve ziyareti ihmal etmemeliyiz. Yıllar hızlıca akıp gitmekte, son pişmanlıklar fayda etmez.
           Ahmet arkadaşımızın bu anlamlı ziyareti için, tüm devre arkadaşlarımız adına kendisine teşekkür ediyoruz. Başarılı çalışmalarının devamını, sevdikleriyle birlikte sağlık ve mutluluk dolu bir yaşam diliyoruz. Gelecek yıllarda tekrar görüşmek üzere selam ve sevgiler, hayırlı yolculuklar…    

 

MAZİDEN HATIRALAR
VEFAT Öğrencilik yıllarımdaki günlüklerimi gözden geçirirken, Konya ve Çankırı’da tarih öğretmenimiz ve aynı zamanda pek çok Türk sanat müziği şarkı bestesi olan, o zamanki rütbesi ile Öğr.Ütğm.Gündoğdu DURAN’ın  bizler için yazdığı “Astsubay Marşı” nın sözlerine rastladım. Çankırı’dan mezun olduktan sonra, Piyade sınıfına seçilen bir bölüm arkadaşlarımızla, Levazım sınıfına ayrılan arkadaşlarımız Ağustos-Ekim 1967’de üç aylık bir sürede BURHANİYE’deki Piyade Taburunda; piyade eğitimi,tatbikat ve atış eğitimine katılmıştık. Orada bulunan devre arkadaşlarımızın bu marşı çok iyi hatırlayacaklarını ümit ediyorum. Çünkü bize başka marşları söyletmeye kalkmışlar ve biz ise inatla eğitime gidiş ve gelişlerde bu marşı canı gönülden söylüyorduk. Devre arkadaşlarımızı yarım yüzyıl geriye götürecek bu marşı ve o yıllara ait bende olan resimleri sizlerle paylaşmak istedim. Ümit ederim ki sizlerde de aynı duygular canlanacaktır. Bu marşı yazan Tarih Öğretmenimiz Sayın Gündoğdu DURAN’ı da saygı ve hürmetle anmak isterim. Arkadaşlarımızdan da geçmişe ait anılarını yazılı olarak ve varsa anılarına ait fotoğraflarını bize gönderirlerse; “68karaastsb.org” Web Sitemizde ve Facebook sayfamızda yayınlamaktan memnun oluruz. Sevgi ve Saygılarımla.
Şükrü SERPER

ASTSUBAY MARŞI

Gözlerin karanlık ruhlara ateş,
Gür sesin alevden canlı Astsubay.
Sen coşunca parlar başka bir güneş,
Milletin ümidi şanlı Astsubay.

Kopsun her denizde fırtına,
Koşsun mertlik isteyen sana.
Haykır, kükre Allah aşkına,
Ey alevli, canlı Astsubay.

Bayrak bak şehit kanı taşır,
Sevmek yine bize yaraşır.
Türkler hak yolunda savaşır,
Haydi delikanlı Astsubay.

Cepheler yansa diz boyu,
Türklerin ya gazi, ya şehit soyu.
Ey Atam üzülme sen rahat uyu,
Yürüyor izinde şanlı Astsubay.
GÜNDOĞDU DURAN

ACI KAYBIMIZ
VEFATMemleketi Isparta’da ikamet eden, hepimizin yakından tanıdığı Kıbrıs Gazisi, Şair ve Yazar Hasan HİSAARDINLI arkadaşımızın 21 TEMMUZ 2014 günü ani vefatı hepimizi çok üzmüştür.
Sevgili Hasan; arkadaş canlısı, özverili, nüktedan kişiliği ile meslektaşları yanında, onu tanıyan herkes tarafından çok sevilen bir candı. Piyade Okulundan mezun olduktan sonra çeşitli Komando eğitimi ve kurslarına katılmış, 20 TEMMUZ 2074 sabahında Kıbrıs’a paraşütle iniş yapan ilk cengaverlerdendi. Meslek hayatında bir çok başarılara mazhar olmuş, çeşitli Komando birliklerinde eğitimci ve idareci olarak görev yapmıştır. Allahın takdiri ki, yine bir Kıbrıs Barış Harekatının Yıldönümünün kutlandığı günlerde onu ebediyete uğurladık.
Devre arkadaşımız olarak kendisi ile gurur duyduğumuz Hasan Arkadaşımızın; İsparta’nın çeşitli yerel gazetelerinde köşe yazıları, şiirleri ve makaleleri yayınlanmaktaydı. Yurt içi ve yurt dışında çeşitli şiir sempozyumlarına katılmış, kendine özgü şive ve vurgusuyla okuduğu ve yazdığı şiirler çeşitli ödüllere layık görülmüştür.  Şiirlerini ve makalelerini kapsayan ilk kitabını 2013 Yılı Ekim ayındaki Özdere Buluşmamızda arkadaşlarımıza imzalayıp vermişti. İki ay önce, Mayıs 2014 ayı sonundaki Aksaz Buluşmamıza da katılan arkadaşımız, okuduğu şiir ve nüktedan kişiliği ile tüm devre arkadaşlarımızın gözdesi olmuştu. İkinci kitabının baskıda olduğunu ve gelecek buluşmamızda tüm devre arkadaşlarımıza kitaplarından hediye edeceğini söylemişti. Ne yazık ki ecel fırsat vermedi.
Yukarıda da bahsedildiği gibi Hasanımız; yüreği sevgi ile dolu, her nerede olursa olsun devre arkadaşlarımızın her toplantısına katılan, bulunduğu çevreye neşe katan sosyal ve girişimci bir arkadaşımızdı. Aynı zamanda İsparta’da Askeri malzeme ağırlıklı bir küçük ticarethanesi de vardı. “KARTAL BAŞÇAVUŞ” dendiği zaman her çevreden onu tanımayan ve sevmeyen kişi bulamazsınız. İsparta Gaziler Derneği’nin kuruculuğunu üstlenmiş ve belirli bir süre başkanlığını yapmıştır.
Hasanı anlatmaya kitap yazmak bile az gelir. Biz onu her zaman kalbimizde yaşatacağız. Tüm devre arkadaşlarımız adına Sevgili eşi Kevser Hanım’a, Sevgili Kızlarına, Damatlarına ve torunlarına taziyelerimizi ve başsağlığı dileklerimizi tekrarlıyoruz. Allah sabır versin. Tüm sevenlerinin ve hepimizin başı sağ olsun. Mekanın cennet olsun. Seni hiç unutmayacağız ve özleyeceğiz.  Sevgili Arkadaşımız.
Sevgili Hasanın kendisi ile ilgili bir yazımızı ve şiirini yine bu sayfada geçen yıl yayınlamıştık. “Kara Altmışsekiz” Facebook sayfamızda da çeşitli resim ve fotoğraflarını görebilirsiniz. Burada da daha önce hiç yayınlanmamış Aksaz Buluşması sırasında çektiğimiz bir fotoğrafını ve geçen yıl yayınladığı kitabındaki bir şiirini sizlere sunuyoruz. Resminde ve şiirinde de hissedeceğiniz gibi hiçbirimizin kaçamayacağı sonsuzluğa baktığını görebiliyorsunuz.
Kendisini bir kere daha sevgi ve özlemle anıyoruz.
DEVREMİZİN ŞİİRİ İÇİN TIKLAYINIZ

DEVRE ARKADAŞLARIMIZIN TEKİRDAĞ BULUŞMASI
           Tekirdağ ve Çorlu’da ikamet eden devre arkadaşlarımızla 29 Aralık günü Tekirdağ Ordu Evinde buluştuk. Yıllar sonra bir araya gelmek hepimizi çok duygulandırdı. Hatırlayacağınız gibi; Tekirdağ’ da ikamet eden Derviş EKİNCİ ve Çorlu’da ikamet eden Enver ERDAŞ; devremizin iftiharları şampiyon güreşçilerdi. Okul güreş takımı ve daha sonraki yıllarda, Silahlı Kuvvetler Güreş takımlarındaki başarıları hepimizi gururlandırdı. Yaptıkları güreş müsabakalarından bahsederken, öğrencilik günlerimizi bir kere daha yeniden yaşadık. Aycan Şirintuna arkadaşımız, emeklilikten sonra önce Malkara’ya yerleştiğini ve bir yıl önce de Tekirdağ’a taşındığını anlattı. Mustafa Temel arkadaşımız, Kayseri’li olmanın ve ticaret genleri ile doğmanın avantajıyla, kendisini başarılı bir iş adamı olarak gördük. Derviş Ekinci arkadaşımızın Tekirdağ’daki çiftliğinde yetiştirdiği meyve ve sebzeler, çiftliğindeki çeşitli hayvanlarla yaşadığı doğal hayatıyla, bir yerde çalışma hayatımız sırasında düşlediğimiz hepimizin hayalini gerçekleştirmiş oldu. Güzel bir gün ve akşam yemeğinden sonra arkadaşlarımızla vedalaştık ve gelecek sefer Trakya’daki şehirlerde ikamet eden tüm arkadaşlarımızla bir araya gelmek için sözleştik.

           Derviş EKİNCİ ve Aycan ŞİRİNTUNA arkadaşlarımıza ve eşler hanımefendilere gösterdikleri harikulade misafirperverlik için bir kere daha teşekkür ederiz.

YAZAR VE ŞAİR ARKADAŞIMIZ HASAN HİSARARDINLI
     Devre arkadaşımız Hasan HİSARARDINLI’yı; Kıbrıs Gazisi, Komando ve sporcu kişiliği, samimi ve arkadaş canlısı tavırları ile yakından tanırız. Ancak onun şair ve yazarlığını, Özdere/İzmir kampındaki devre buluşmamızda öğrendik. Kamp süresince yaptığımız toplantılarda; kendine has, lirik ve bölgesel şivesi ile doğal şekilde okuduğu şiirleri hepimizin takdirini kazanmıştır. Arkadaşımız; emeklilik hayatını memleketi Isparta’da geçirmekte olup, birçok yerel gazetede makaleleri ve şiirleri yayınlanmıştır. Halen Isparta Haber Gazetesinde de köşe yazarlığı yapmaktadır.
     Arkadaşımız; yurt içi ve yurt dışındaki pek çok şiir etkinliklerine katılmış ve ödüller almıştır. Daha önce yazdığı köşe yazıları ve şiirlerini “Hayatın İçinden” adını verdiği bir kitapta toplamıştır. Yanında getirdiği birkaç kitabını imzalayarak, kamptaki bazı arkadaşlarımıza armağan etmiştir. Arkadaşımızın ödüllü şiirlerinden olan “Güneşi Taçlandıracağım” şiirini aşağıda sunuyoruz. Sevgili Hasanı kutlar, başarılarının devamını dileriz.
       Hasan arkadaşımız gibi, edebi yönlerinden habersiz olduğumuz pek çok arkadaşımız olduğunu biliyoruz. Onlar da şiir ve yazılarını gönderirlerse, sitemizde yayınlamaktan ve arkadaşlarımızla paylaşmaktan gurur duyacağız. Tüm devre arkadaşlarımıza sevgi ve selamlarımızı sunarız.                  ŞİİRİ OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

DEVRE ARKADAŞLARIMIZIN ÖZDERE BULUŞMASI

     Önceden devre arkadaşlarımıza bildirdiğimiz, 15. dönem (13-22 Ekim) İzmir/Özdere Özel Eğitim Merkezi tesislerindeki buluşmamıza yirmi devre arkadaşımız katılmıştır. Pek çok arkadaşımız; Çankırı Astsubay Sınıf Hazırlama Okulunu bitirdiğimiz 1967 yılından beri, 45 yıl sonra ilk defa karşılaşmışlardır. Birbirimiz tanımakta güçlük çektik. Ancak; arkadaşlarımız ve eşleri yıllar sonra bir araya gelmekten çok mutlu olmuşlardır.
       Kurban Bayramı kamp dönemimize rastladığından, bayramın birinci günü arkadaşlarımız ve eşleriyle toplu bayramlaşma yapılmıştır. Bayramın ikinci günü, toplu yemek düzenlenmiş ve arkadaşlarımız doyasıya eğlenmişlerdir. Arkadaşımız Hasan HİSARARDINLI (İSPARTA), kendi yazdığı ve okuduğu şiirleri ile herkesin takdirini kazanmıştır.    Kampın “Kendin Pişir” bölümünde düzenlediğimiz etkinliğe tüm aileler katılmış ve güzel bir sonbahar gününde ızgarada pişirilen yemekler paylaşılmıştır.
       Devre arkadaşımız Celal Kılıç ve ailesinin, hepimizin çok sevdiği Sevgili torunları Beril için düzenledikleri doğum günü partisi, tüm ailelerin katılımıyla kutlanmıştır. Sevgili Beril’e, bir kere daha nice mutlu doğum günleri diliyoruz.
       Bunun yanında; Egenin güzel ve sıcak sonbaharında pek çok arkadaşımız denizden ve güneşten istifade etmişlerdir. Katılımcılar kamp bitiminde, on günlük kamp süresinin nasıl geçtiğini anlayamadıklarını, gelecek yıllarda da bu tür toplantıların devamı dileğinde bulunmuşlardır.
        Arkadaşlarımızın ve ailelerinin genel isteği; ilkbahar ve sonbahardaki toplu tahsis dönemlerinde, senede iki defa bu tür etkinliklerin tekrarlanması doğrultusunda olmuştur. Gerekirse tatil yörelerindeki otellerden de istifade edilmesi, toplu gezilerin planlanması isteğinde bulunulmuştur. 2014 Yılı Mayıs Ayı sonunda Antalya/Side, Ekim ayında da Marmaris/Aksaz kampı için müracaatta bulunulması yönünde genel istek oluşmuş ve bundan sonraki buluşmalarımızda daha çok devre arkadaşımızın katılmalarından mutluk duyulacağı belirtilmiştir. Kampta çekilen fotoğraflarımızdan bazıları yazının devamındadır. Ayrıca “Kara Altmış şekiz” facebook adresindeki albümde daha çok fotoğraf görebilirsiniz.
       Gelecek yıllarda tekrar görüşmek üzere.                                                                    DAYANIŞMA68