İÇERİKLER

LOGOMUZ

DUYURU 1

e-mail ve tlf. yollama

web sayfamıza hoşgeldiniz                  

KARA ALTMIŞSEKİZ ÇINARININ YAPRAKLARINDAN SONRA DALLARI KOPMAYA BAŞLADI

Kara Altmışsekiz Çınarının yaprakları dökülmeye başladı diye üzülürken, şimdi dallar kırılmaya başladı. Ulu Çınarın ana dallarından biri olan ve gövdeyi besleyen en büyük dal kırıldı. Grubumuzun her etkinliğinde bulunan, vefat eden her arkadaşımızın cenazesine katılan, hasta olan her arkadaşımızı ziyaret eden gönlü bol, cefakâr ve vefakâr, misafirperver bir arkadaşımız olan ve hepimizin çok sevdiği Nuri Medine arkadaşımızı kaybetmenin acısı içindeyiz. Sevgili Nuri; güler yüzü, samimi ve içten tavırlarıyla, yeri doldurulamayacak nadir arkadaşlarımızdan biriydi. Kendisini çok özleyeceğiz.
Hangi kişi; başı daraldığında başvuracağı, elemli bir gününde acısını paylaşabileceği, acı ve tatlı gününde yanında bulunabileceğine inandığı bir dostunun olmasını istemez. Nuri arkadaşımız, işte böyle candı. Uzun zamandır akciğer rahatsızlığı olmasına ve defalarca operasyon ve ağır tedavi süreci yaşamasına rağmen, acılarını ve dertlerini çevresine hiç yansıtmamıştır. Pek çok defa hastaneden çıkıp, vefat eden arkadaşlarımızın cenazesinde bulunmaya çalışmıştır. Hasta olan arkadaşlarımızı evlerinde ve hastanede ziyaret etmiş ve kendisi aynı durumdayken, hasta olan arkadaşlarımıza moral ve ümit  vermiştir. Yedirmeyi ve içirmeyi seven, sofrasında misafiri eksik olmayan, bir şeyler ikram etmekten büyük bir zevk alan bir kişiliğe sahipti. Günümüzde her şey çıkar ekseninde dönerken, Nuri arkadaşımız ise her zaman alıcı değil verici olmuştur. Onun için en önemli şey; dostları ve arkadaşları ile birlikte olmak, onlarla hoş sohbetler yapmak ve geçmişin hatıralarını yeniden yaşamaktı.
 Arkadaşımız; kiraz, vişne ve çeşitli meyveleri ile meşhur olan, yeşillikler içindeki Afyon İli, Sultandağı kazasının Yeni Çiftlik kasabasındandı. Okulda yedinci kısımda öğrenim görmüş ve piyade sınıfına seçilmiştir. Çalışkanlığı ve her türlü görevi başarı ile yapma yeteneği dolayısıyla, çalıştığı her birlik ve kurumun gözde personelinden biriydi. Sadece görevdeki başarısıyla değil, yukarıda bahsettiğimiz kişiliği ile de, mesai arkadaşları arasında da ayrı bir yeri vardı. Emekli olduktan sonra da; İzmir’e yerleşmiş ve ticaret hayatına atılarak çeşitli iş dallarında da başarısını sürdürmüştür. Ticaret hayatında para kazanmak her ne kadar önemli ise de, Nuri için kazandığı para ile birilerine yardım edebilmek, dost ve arkadaşlarının bulunduğu bir sofrada hoş sohbet zaman geçirmek, dostlarına bir şeyler ikramda bulunmak onun için daha önemliydi. Bulunduğu sofrada, başkalarının hesap ödemesine asla müsaade etmezdi. Parayı biriktirmek için değil, harcamak için kazandığını söylerdi
.  Sevgili Nuri; illet akciğer hastalığı ile uzun yıllar mücadele etmesine rağmen, ne yazık ki ecelin pençesinden kurtulamamış, 19 Ekim Çarşamba günü Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde vefat etmiştir. Kendisinin vasiyeti üzerine; cenazesi memleketi Sultandağı’na götürülerek, 20 Ekim Perşembe günü, doğduğu yer olan Yeşil Çiftlik kasabasında toprağa verilmiştir. Son yolculuğunda; memleketinden ve diğer şehirlerden gelen pek çok dost ve sevenleri, onu yalnız bırakmamıştır. Marmaris Buluşmamıza katılan arkadaşlarımızdan on beş kişilik bir grubun yanında; İzmir, İstanbul, Ankara ve Afyon civarında ikamet eden yirmiden fazla arkadaşlarımız Sultandağı’na kadar gelerek, arkadaşımızı, bu son yolculuğunda yalnız bırakmadıkları için takdir ve teşekkürlerimizi sunarız. Cenaze merasiminde; tüm kasaba halkı, yurdun çeşitli bölgelerinden gelen dostları ve arkadaşları, sevgili arkadaşımıza veda etmek için hazır bulundular. Önemli olan da bu değil mi? Sevmek ve sevilmek! Tüm devre arkadaşlarımız ve aileleri adına; arkadaşımızın sevgili eşi Ruziye Hanımefendiye, kızı İlkay Hanıma ve Oğlu İlker Beye ve tüm yakınlarına, taziyelerimizi ve başsağlığı dileklerimizi sunarız. Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun. Hepimizin başı sağ olsun. Son yolculuğuna uğurlarken; gülen yüzünü, tatlı sohbetlerini çok özleyeceğimizi ve hep gönlümüzde yaşayacağını belirtmek istiyoruz. Sevgili Nuri her ne kadar bizden ayrılıyorsan da; geçmişte kaybettiğimiz ve hepsini son yolculuğa uğurladığın sevgili dostların; Abdurrahman Olmuşçelik, Ferruh Ertan, Sabri Görük, Hayati Türker, Ali Osman Özyavuz, İsmail Taşel ve ismini yazmadığımız daha önce vefat eden pek çok arkadaşımızla, aynı muhabbet ve samimiyetle beraber olacağınıza inanıyoruz. Hepsine, bizim de selam ve sevgilerimizi ilet. Sizleri çok özlüyoruz, her zamanda gönlümüzde ve kalbimizde yaşayacaksınız. Ruhunuz şad olsun..
Ten fanidir, can ölmez,
Gidenler geri gelmez.
Ölür ise ten ölür,
Canlar ölesi değil.
YUNUS EMRE
FERİT AKAN ARKADAŞIMIZA ALLAH RAHMET EYLESİN

Duyurularımızda sık sık bahsettiğimiz gibi, yaşamın sonbaharını yaşıyoruz. Her geçen gün, arkadaşlarımızdan birinin vefat haberini alıyoruz. Devre arkadaşımız Ferit AKAN; arkadaşımızın Facebok sahifesinde eşi Selime Hanımefendinin paylaşımından öğrendiğimize göre, geçen hafta 8 Eylül Perşembe günü vefat etmiş, bir gün sonra da İzmir/Ayrancılar Yeni Mezarlıkta toprağa verilmiştir.

Ferit arkadaşımız Ardahan’lıydı. Okulda, 6 ncı kısımda öğrenim görmüş ve muhabere sınıfına seçilmiştir. Mecburi hizmet süresini tamamladıktan sonra, ordudan ayrılmış ve Merkez Bankası İzmir Şubesinde görev almıştır. Otuz üç yıl hizmetten sonra emekli olmuş, İzmir’e yerleşmiştir. Kendisi uzun bir zamandır KOHA hastalığından mustaripti. Nefes darlığı nedeniyle son rahatsızlığında hastaneye kaldırılmışsa da, uygulanan tedavilere rağmen kurtulamayarak hayata veda etmiştir.  Facebook paylaşımlarından da yakından tanıdığınız gibi, arkadaşımız Atatürk ve Cumhuriyet ilkelerinin yılmaz savunmacılarından biriydi. Yetiştiği memleketinin coğrafyası ve iklimi gibi; sert ve mert, sevecen tavırlarıyla hepimizin sevgisini kazanmış yiğit bir arkadaşımızdı.

Tüm devre arkadaşlarımız ve aileleri adına arkadaşımızın sevgili eşi Selime Hanımefendiye, kızları Derya Hanıma ve oğlu Deniz Beye taziyelerimizi ve başsağlığı dileklerimizi sunarız. Allah kendilerine sabır versin. Acılarını tüm kalbimizle paylaşmak isteriz. Hepimizin başı sağ olsun. Ebediyete uğurladığımız tüm devre arkadaşlarımızı da, bir kere daha sevgi ve hasretle anıyoruz. Hepsinin ruhları şad olsun. Allah hepsine rahmet eylesin. KARA68
KADİR ÇİFTER ARKADAŞIMIZA ALLAH RAHMET EYLESİN

Kara Altmışsekiz Çınarının yaprak dökümü devam ediyor. Devre arkadaşımız Kadir ÇİFTER’in; 26 Ağustos Cuma günü memleketi Aksaray’da vefat ettiğini ve aynı gün toprağa verildiğini öğrenmiş bulunuyoruz. Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun. Sevgili eşi Gönen Hanımefendiye ve oğullarına ve tüm sevenlerine başsağlığı ve sabır dileriz. Hepimizin başı sağ olsun.

Kadir arkadaşımız okulda yabancı dili Fransızca olan 10 ncu Kısımda öğrenim görmüştü. Muhabere sınıfına seçilmiş ve silahlı kuvvetlerin çeşitli birliklerinde başarılı görevler yapmıştır. Öğrenciliğinde bile fotoğrafçılığa ve sanata merakı ile herkes tarafından tanınan bir arkadaşımızdı. Pek çoğumuzun, sevgili Kadir tarafından çekilmiş fotoğrafları, halen albümlerimizde yer almaktadır. Emekli olduktan sonra da, memleketi Aksaray’a yerleşmiş; matbaa ve basım işi yapan bir iş yeri açarak, sivil yaşamında da başarılı çalışmaları olmuştur. Bunun yanında spora da merak duyan bir arkadaşımızdı ve Beşiktaş hastasıydı. Beşiktaş galip geldiğinde neşesine diyecek olmaz, mağlubiyetinde de yanına yaklaşılmazdı. Arkadaşlarımız onun bu hassasiyetini bildikleri için kendisini kızdırmaktan zevk alırlardı.

Kadir arkadaşımız; uzun yıllar kas rahatsızlığı nedeniyle tedavi görmüş ve son günlerde de tamamen yatağa bağımlı duruma düşmüştü. Devre arkadaşlarımızın 2017 yılındaki İskenderun Buluşmasına sevgili eşiyle birlikte katılmış, kendisiyle son görüşmemiz olmuştur. Her zaman gönlümüzde yaşayacaktır. Allah rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun. Daha önce sonsuzluğa uğurladığımız devre arkadaşlarımızı da, bir kere daha sevgi ve hasretle anıyoruz. Ruhları şad olsun.
BİR DEVRE ARKADAŞIMIZI DAHA KAYBETMENİN ACISINI YAŞIYORUZ

Konya’da ikamet eden arkadaşımız Yusuf Duran; 23 Mayıs Pazartesi günü vefat etmiş ve bir gün sonra 24 Mayıs günü Konya’da toprağa verilmiştir. Arkadaşımız; 2005 yılında kalp ameliyatı olmuş ve kısa bir süre önce de yine kalp rahatsızlığı nedeniyle Konya Numüne Hastanesine kaldırılmış ancak kalp yetmezliği nedeniyle vefat etmiştir.
Yusuf arkadaşımız; Konya’nın Beyşehir ilçesi Üzümlü Kasabasındandı. Hatırlayacağınız gibi; Üzümlü Kasabası 1966 Yılında kamp yaptığımız ve eğitim gördüğümüz Beyşehir Gölü’ne çok yakındır. Aynı kasabadan rahmetli Ferruh Ertan ve yakından tanıdığımız pek çok arkadaşlarımız vardı. Yusuf arkadaşımız okulda; yabancı dili Almanca olan kısımlardan 13 ncü Kısımdaydı. Okuldan mezuniyetten sonra, muhabere sınıfına seçilmiş ve pek çok muhabere birlik ve karargahlarında görev yapmıştır. Emekli olduktan sonra da, memleketi Konya’ya yerleşmişti.
Tüm devre arkadaşlarımız ve aileleri adına; arkadaşımızın sevgili eşi Nesibe Hanımefendiye, oğlu Ferit beye, kızı Ayşegül hanıma taziyelerimizi ve başsağlığı dileklerimizi sunarız. Acılarını tüm kalbimizle paylaşıyoruz. Kendilerine Allah sabır versin. Sevgili Yusuf’a da; Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun.
Bu vesile ile ebediyete uğurladığımız tüm devre arkadaşlarımızı sevgi ve hasretle anıyoruz. Ruhları şad olsun.
CAFER GENÇ ARKADAŞIMIZI SONSUZLUĞA UĞURLUYORUZ

Mevsim ilkbahar. Koca çınarın yaprakları bitti, sıra dallarına geldi. Arka arkaya; arkadaşlarımızın vefat haberlerini almaktan, ciğerlerimiz dağlanmaya başladı. Kısa zaman içinde, bu kaçıncı arkadaşımız olduğunu sayamaz olduk. Bugün de, Şirinyer/İzmir’de ikamet eden arkadaşımız Cafer GENÇ arkadaşımızın vefat haberini aldık.
Cafer GENÇ arkadaşımız Konya’nın Kulu kazasındandı. Pek çoğumuzun olduğu gibi, çorak toprakların çocuğu. Okulda; 9 ncu Kısımda eğitim görmüş ve Muhabere sınıfına seçilmişti. Azimli, çalışkan ve zeki bir arkadaşımızdı. Muhabere sınıfının özellik isteyen karargâh ve birliklerinde, en zor görevleri başarı ile yapmıştır. Uzun süre, NATO’nun İzmir’deki birliklerinde, uluslararası iletişim ve muhabere görevini yürütmüştür. Emekliliğini takiben, Şirinyer/İzmir’e yerleşmişti.
Cafer arkadaşımız barsak rahatsızlığı nedeniyle ameliyat olmuştu ve uzun süre kemoterapi uygulandı. Kemoterapinin de etkisiyle, diğer organlarında rahatsızlıklar yaşamaya başladı ve organ yetersizliğinden bugün (15 MART 2022 SALI) İzmir’deki özel bir hastanede vefat etmiştir.
Kendisinin vasiyeti üzerine cenazesi, memleketi Kulu’ya götürülecek ve orada toprağa verilecektir. Tüm devre arkadaşlarımız ve aileleri adına sevgili eşi İmren Hanımefendiye, Oğlu Hüseyin Bey’e ve kızı Sibel Hanımefendiye ve sevenlerine taziyelerimizi ve başsağlığı dileklerimizi sunarız. Hepimizin başı sağ olsun. Hep gönlümüzde yaşayacak ve seni çok özleyeceğiz. Güle, güle sevgili Cafer. Mekanın cennet olsun. Daha önce sonsuzluğa uğurladığımız arkadaşlarımıza, selam ve sevgilerimizi ilet. Hepiniz gönlümüzde ve kalbimizdesiniz. Sizleri çok özlüyoruz
MEHMET GENCE ARKADAŞIMIZI DA KAYBETTİK

Son günlerde arka arkaya devre arkadaşlarımızın vefat haberini almak, hepimizi derinden yaralamaktadır. Kartal/İstanbul’da ikamet eden Mehmet GENCE arkadaşımız, 2 Mart Çarşamba günü vefat etmiş ve aynı gün toprağa verilmiştir.
Mehmet arkadaşımız birkaç yıl önce felç geçirmiş ve uzun süredir hareket kabiliyeti sınırlıydı. Muhtelif zamanlarda fizik tedavi uygulanmış ve özel fizyoterapistlerden yardım almaya çalışmıştı. Hafta başında aniden rahatsızlanınca hastaneye kaldırılmış ancak enfeksiyon ve kalp yetmezliği nedeniyle vefat etmiştir.

Mehmet arkadaşımız sakin kişiliği ve efendiliği ile hepimizin sevdiği bir arkadaşımızdı. Muhabere sınıfının çeşitli birlik ve karargahlarında başarılı görevler yapmıştır. Tüm devre arkadaşlarımız ve aileleri adına sevgili eşi Nermin Hanımefendiye, biricik kızı Zarife’ye ve tüm sevenlerine taziyelerimizi ve başsağlığı dileklerimizi sunarız. Hepimizin başı sağ olsun. Arkadaşımıza Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun.

Sonsuzluğa uğurladığımız tüm devre arkadaşlarımızı sevgi ve özlemle anıyoruz. Ruhları şad olsun
DEVRE ARKADAŞIMIZ RAMAZAN ACAR’A ALLAH RAHMET EYLESİN

Bir devre arkadaşımızın daha vefat haberini öğrenmenin acısı içindeyiz. Okulumuzun başarılı sporcularından, boks takımının kaptanlığını da yapmış olan Ramazan ACAR arkadaşımız; 26 Şubat Cumartesi günü vefat etmiş olup, 27 Şubat Pazar günü memleketi ŞARKIŞLA/SİVAS’ta toprağa verilmiştir.
Ramazan arkadaşımız hem sporcu hem de samimi ve mütevazi kişiliği ile çok sevdiğimiz arkadaşlarımızdan biriydi. Okulumuzu boks sporunda temsil etmiş ve pek çok şampiyonluklar kazandırmıştı. Mezuniyetimizden sonra Muhabere sınıfına seçilmiş ve muhabere sınıfının çeşitli birlik ve karargahlarında başarılı görevler yapmıştır. Emekli olduktan sonra da memleketi ŞARKIŞLA’ya yerleşmiştir. Aynı zamanda girişimci bir arkadaşımız olup, Şarkışla’da et ve et mamülleri imalatı ve satışının yapıldığı şarküteri ve lokanta işletmeciliği yapıyordu.
Arkadaşımız kısa bir zaman önce rahatsızlanmış ve hastaneye kaldırılmıştır. Anca kronik böbrek ve diğer rahatsızlıklar nedeniyle maalesef kurtarılamayarak hakkın rahmetine kavuşmuştur. Tüm devre arkadaşlarımız ve aileleri adına, eşine ve çocuklarına, yakınlarına taziyelerimizi ve başsağlığı dileklerimizi sunarız. Sevgili Ramazan’a da Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Bu vesile ile sonsuzluğa uğurladığımız tüm devre arkadaşlarımızı bir kere daha özlemle ve hasretle anıyoruz. Ruhları şad olsun.
Okulumuzun güreş takımının kaptanlığını yapan şampiyon pehlivanlarımızdan Ömer ERDOĞMUŞ arkadaşımız da, rahmetli Ramazan arkadaşımızın hem akrabası, hem de eniştesidir. Ömer arkadaşımıza da, tüm devre arkadaşlarımız adına başsağlığı dileklerimizi sunuyoruz.
ARKADAŞIMIZ HASAN BASRİ KARAKUŞ’A ALLAH RAHMET EYLESİN

Memleketi Afyon’da ikamet eden arkadaşımız Hasan Basri Karakuş’un vefatı, devre arkadaşları olarak hepimizi derinden yaralamıştır. Sessiz, sakin ve efendiliği ile, hepimizin gönlünde ayrı bir yeri vardı. Okulda 7 nci Kısımda öğrenim görmüş ve Piyade sınıfına seçilerek, çeşitli birlik ve karargahlarda görev yapmıştır. Başarılı çalışmalarından dolayı, görev yaptığı tüm birlik ve karargahlarda, komutan ve amirlerinin takdir ve sevgisini kazanmış bir arkadaşımızdı.
Hasan Basri arkadaşımız, Afyon, Dereçine Kasabasının Kavaklı mahallesindendi. Emekli olunca da, memleketi Afyon’a yerleşmişti. Son zamanlarda, akciğer rahatsızlığı nedeniyle tedavi görmekteydi. Ne yazık ki; bu sabah (23 Ocak 2022, Pazar) Afyon Devlet Hastanesinde vefat etmiştir. İkindi namazından sonra yapılan cenaze merasimiyle, doğup büyüdüğü memleketi Dereçine Kasabasında toprağa verilmiştir.
Tüm devre arkadaşlarımız ve aileleri adına, sevgili eşi Kevser Hanımefendiye, babası gibi meslektaşımız (Astsubay) oğlu Haktan Bey’e, kızları Leyla ve Derya Hanımlara, sevenlerine taziyelerimizi ve başsağlığı dileklerimizi sunarız. Devre arkadaşları olarak, acılarını tüm kalbimizle paylaşıyoruz. Hepimizin başı sağ olsun. Arkadaşımıza Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun. Allah sabır versin.
Bu vesile ile, kaybettiğimiz devre arkadaşlarımızı sevgi ve özlemle bir kere daha anıyoruz. Ruhları şad olsun. Mekanları cennet olsun.
ZİYA BAKİ İPEK ARKADAŞIMIZA ALLAH RAHMET EYLESİN

Kısa bir süre içinde, arka arkaya devre arkadaşlarımızı kaybetmenin acısını yaşıyoruz. KARA ALTMIŞSEKİZ Semalarından bir yıldız daha kaydı. 2021 Yılında, pek çok devre arkadaşımızı sonsuzluğa uğurladık. 2022 Yılını, kayıpsız ve acısız geçirelim diye dua ederken, daha 2022 yılının ikinci gününde, Ankara’da ikamet eden Ziya Baki İpek arkadaşımızın vefat haberi ile ciğerimiz yandı. Ailesinin ve devre arkadaşlarımızın başı sağ olsun. Arkadaşımıza Allah rahmet eylesin.
Pek çoğumuz gibi, Ziya arkadaşımız da, Anadolu’nun sarp ve kırsal kesimlerinden olan, Toros Dağlarının derin vadilerinden birinde konumlanmış olan Konya’nın Hadim kazasındandı. Doğup büyüdüğü topraklardan hiç kopmadı ve yaz mevsimini memleketinde geçirmeye özen gösterirdi. Sessiz, sakin ve efendi kişiliği ile, gönlümüzde ayrı bir yeri vardı. Ne yazık ki, son iki yıldır akciğer rahatsızlığı nedeniyle tedavi görmekteydi. Rahatsızlığına rağmen, kendisini geçmiş olsun dileklerimizi iletmek için aradığımızda, hiç halinden şikâyetçi olmaz ve hep olumlu düşünür, kendinden ziyade arkadaşlarımızın durumunu sorardı.
Arkadaşımız okulda, 9 ncu Kısımda öğrenim görmüştü. Daha sonra muhabere sınıfına seçildi, çeşitli birlik ve karargâhlarda, sınıfı ile ilgili görevlerde bulundu. En son, mezuniyetimizin ellinci yılı nedeniyle, Antalya’da düzenlediğimiz etkinlikte ve 2019 Yılı Kuşadası buluşmamızda bizlerle birlikte olmuştu.
Rahmetli Ziya arkadaşımız; bugün (2 OCAK PAZAR), ikindi namazından sonra, Ankara Cebeci Asri Mezarlığı Camiinde yapılan askeri ve dini törenle toprağa verilmiştir. Vasiyeti üzerine; çok sevdiği, seneler önce vefat eden abisi Cafer İpek’in mezarı üzerine defnedilmiştir. Arkadaşımızın son yolculuğunda onu uğurlamaya gelen ve bu acı günlerinde ailesine destek veren devre arkadaşlarımız Celal Kılıç, Ahmet Sözer, Mehmet Efe, Bünyamin Çetin, Ahmet Nazif Erdoğan, Mehmet Çatak, İbrahim Erden, Durmuş Ali Yeşilyurt, Hüseyin Gökçe ve Abdurrahman Aydoğdu’ya teşekkürlerimizi ve takdirlerimizi sunuyoruz. Sağ olsunlar, var olsunlar.
Tüm devre arkadaşlarımız ve aileleri adına, arkadaşımızın sevgili eşi Meryem Hanımefendiye, sevgili kızı Berna hanıma, yakınlarına taziyelerimizi ve başsağlığı dileklerimizi sunuyoruz. Tüm kalbimizle, acılarını paylaşmak istiyoruz. Allah kendilerine sabır versin. Hepimizin başı sağ olsun. 1968 Devresi olarak, ihtiyaç duydukları her durumda, yanlarında olacağımızı bilmelerini isteriz.
Sonsuzluğa uğurladığımız devre arkadaşlarımızı, bir kere daha sevgi ve özlemle anıyoruz. Allah rahmet eylesin, ruhları şad olsun. Halen hasta olup da tedavi gören, yatağa bağımlı ve rahatsızlıkları devam etmekte olan tüm arkadaşlarımıza, geçmiş olsun ve acil şifalar diliyoruz. Dualarımız onlarla birliktedir. Umarız ki eski sağlıklarına kavuşup, kısa zamanda yine aramızda olurlar.
Başsağlığı dilekleri için eşi Meryem İPEK: 0532 500 4344
ERDAL KARADUMAN ARKADAŞIMIZI DA SONSUZLUĞA UĞURLADIK

 
Birkaç gün önce aniden rahatsızlanan Erdal Karaduman arkadaşımız, götürüldüğü hastanenin acil servisinde kalp rahatsızlığı teşhisi konulmuş ve kardiyoloji servisine müracaatı istenmiştir. Kardiyologlar tarafından yapılan muayenede, kalbinin aort kapağında genişleme olduğu ve acil ameliyat olması gerektiği bildirilmiştir. 9 Aralık Çarşamba günü, özel EGEPOL Hastanesinde açık kalp ameliyatı olmuştur. Ne yazık ki; ameliyattan sonra kaldırıldığı yoğun bakım servisinde, bir gün sonra, organ yetmezliğinden vefat etmiştir.
Çok sevdiğimiz devre arkadaşımızın beklenmeyen ani vefatı, devre arkadaşları olarak bizleri, derinden yaralamıştır. Erdal Arkadaşımız, okulda 9 ncu kısımda öğrenim görmüş ve topçu sınıfına seçilmişti. Polatlı Topçu Okulundaki sınıf eğitiminden sonra, silahlı kuvvetlerimizin pek çok birlik ve karargahında başarılı görevler yapmıştır. Emekli olduktan sonra da, Bornova/İzmir’e yerleşmişti.
Arkadaşımız, Sivas’ın Şarkışla kazasında doğmuş ve orta öğrenimini de orada yapmıştır. Herkes için iyilik düşünen ve kimsenin kalbini kırmayan bir kişiliği vardı. Ter temiz yüreği ile; şen şakrak, güvenilir bir dosttu. Arkadaşları ve dostları için gözünü budaktan esirgemeyen, fedakar, her türlü tehlikeye karşı göğüs geren, bileği kuvvetli ve cesaretli bir arkadaşımızdı. Haklının yanında olmak onun en önemli karakteriydi. O nedenle, hemşerileri ve arkadaşları tarafından gerek okul yıllarında, gerekse meslek yaşamında sevilen ve aranılan bir kişiydi.
Erdal arkadaşımız; bugün (11 Aralık 2021, Cumartesi), ikamet ettiği mahalledeki Bornova Narlıkuyu Camiinde, öğle namazını müteakip düzenlenen cenaze merasiminden sonra, Hacılar Kırı Mezarlığında toprağa verilmiştir. Ailesinin, sevenlerinin ve devre arkadaşlarımızın başı sağ olsun. Tüm devre arkadaşlarımız ve aileleri adına, sevgili evlatları Fatih Beye ve Nalan Hanıma ve yakınlarına bir kere daha taziyelerimizi sunar, sabır ve başsağlığı dileriz. Sevgili arkadaşımıza da Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Daha önce sonsuzluğa uğurladığımız devre arkadaşlarımızı da, bir kere daha sevgi ve özlemle anıyoruz. Ruhları şad, mekanları cennet olsun.
Son görevlerini yapmak için, arkadaşımızın cenaze merasiminde hazır bulunan; Şükrü Serper, Nuri Medine, Faruk Esen, Ali Duran, Halil Haşhaşlı, Veysel Şirin, Alaattin Top, Namık Büyükköprü, Mehmet Şahin, Ali Sahtiyancı arkadaşlarımıza da, gösterdikleri bu vefa ve dayanışma duygusu için takdirlerimizi ve teşekkürlerimizi sunarız. Özellikle Nuri Medine arkadaşımızın; her zaman olduğu gibi, kendi rahatsızlığına rağmen, rahmetli arkadaşımızın son yolculuğunda hazır bulunmasının ayrı bir değeri ve önemi var. Dostluğun ve arkadaşlığın ne demek olduğunu bizlere göstermiştir. Umarız ki, pek çok devre arkadaşımız da, Nuri arkadaşımızın bu özverili davranışını örnek alırlar ve ders çıkarırlar. Sevgi ve saygılarımızla.
SITKI ARABACI ARKADAŞIMIZA ALLAH RAHMET EYLESİN

Ömrümüzün son baharını yaşamaya başladık. Arkadaşlarımızı arka arkaya kaybediyoruz. Rahmetli İsmail TAŞEL arkadaşımızın acısını yaşarken, bir acı haber daha aldık. Denizli’de ikamet eden devre arkadaşımız Sıtkı ARABACI’nın vefat haberi, bizleri bir kere daha acıya boğdu. Beynine pıhtı atması nedeniyle uzun zamandır Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Yoğun Bakım Servisinde tedavi görmekteydi. Arkadaşımız; 30 Ekim Cumartesi günü vefat etmiş olup aynı gün ikindi namazından sonra, doğup büyüdüğü Denizli Çivril Kazası, İğdir Köyünde toprağa verilmiştir.
Sıtkı arkadaşımız okulda altıncı kısımda öğrenim görmüş ve piyade sınıfına seçilerek Kara Kuvvetlerinin çeşitli birlik ve karargahlarında başarılı görevler yapmıştı. Emekli olduktan sonra da memleketi Denizli’ye yerleşmişti.
Sevgili eşi Ülkü Hanımefendiye ve yakınlarına, tüm devre arkadaşlarımız ve aileleri adına başsağlığı ve sabır dileriz. Hepimizin başı sağ olsun. Arkadaşımıza, Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Devre arkadaşlarımızı temsilen, cenaze merasiminde hazır bulunan ve başsağlığı dileklerimizi yakınlarına ileten Cemil Yavuz arkadaşımıza da, bu vefalı davranışı için teşekkür eder, takdirlerimizi sunarız. Sağolsun, var olsun. Sonsuzluğa uğurladığımız devre arkadaşlarımızı da, sevgi ve hasretle anıyoruz. Ruhları şad olsun.
DEVRE ARKADAŞIMIZ İSMAİL TAŞEL’İ KAYBETMENİN ÜZÜNTÜSÜ İÇİNDEYİZ

Mevsim sonbahara döndü. Yaprak dökümü tekrar başladı. Bornova/İzmir’de ikamet eden İsmail TAŞEL arkadaşımızı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. İsmail arkadaşımız, bir süredir Bornova Türkan Özilhan Devlet Hastanesinde tedavi görmekteydi. Ne yazık ki ecelin kahredici pençesinden kurtulamadı ve19 Ekim Salı günü vefat etti. Vasiyeti üzerine, cenazesi bugün (20 Ekim Çarşamba), doğup büyüdüğü ve çok sevdiği memleketi Sultandağı/Afyon’da toprağa verildi.
İsmail arkadaşımız, çocuksu gülüşü ve tertemiz kalbiyle hepimizin çok sevdiği arkadaşlarımızdan biriydi. Hayata pozitif yönden bakar, ihtiyacı olan herkese yardımcı olmaya çalışırdı. Dostlarını ve arkadaşlarını gönülden severdi.Devre arkadaşları buluşmalarımıza ve toplantılarımıza, yurdumuzun hangi şehrinde olursa olsun, uzak yakın demez hep katılmaya çalışırdı. Arkadaşları ile beraber olmak, onlarla sohbet etmek en büyük mutluluklardan biriydi.
Arkadaşımız;okulda yabancı dil İngilizce olan bölümlerden 5nci Kısımdaöğrenim görmüştü. Konya’da okula ilk girdiğimizde, temel askerlik eğitimi için kendisine verilen KırıkkalePiyade Tüfeğinin, kendi boyundan daha uzun olduğunu hep gülerek anlatırdı. Daha sonra muhabere sınıfına seçildi ve Ankara Mamak Muhabere Okulunda Elektronik Muhabere eğitimi gördü. Genelkurmay Başkanlığının GES Komutanlığına bağlı çeşitli birliklerde başarı ile görev yaptı. Sadece muhabere görevi yapmakla kalmaz, kullandığı cihazların bakım ve tamiri de onun özel ilgi alanıydı. Elektronik her türlü cihazı öğrenmek ve kullanmaktan zevk alırdı. Onun bu ilgisini bilen komutanları, kendisini İngiltere’ye göndermişler ve bu kabiliyetinin gelişmesine yardımcı olmuşlardır. Her yıl yapmaya çalıştığımız devre arkadaşlarımız buluşmalarımızda ve aile toplantılarında, gönüllü fotografçımızdı. Fotograf çekmek onun için ayrı bir zevkti. Toplu fotoğraf çekimlerinde, kıpırdayan ve hareket eden arkadaşlarımızı da azarlamaktan hiç çekinmezdi!Ne yazık ki, KARA68 Grubu Fotografçısız kaldı.Kendisini çok özleyeceğiz ve hep gönlümüzde yaşayacaktır.
Arkadaşımızın cenazesinin hastaneden alınışı sırasında, devrelerimiz adına orada bulunan ve yakınlarına başsağlığı dileklerimizi ileten Ali DURAN arkadaşımıza, Sultandağı’nda mezarın hazırlanmasında çaba sarfeden, devre arkadaşlarımız adına çelenk yaptırarak cenaze merasiminde ve mezarlıkta bizleri temsil eden, yakınlarına başsağlığı dileklerimizi ileten,gönül ve dost canlısıvefakar arkadaşlarımız Nuri MEDİNE ve İsmail ÖZDİNÇ’e tüm devre arkadaşlarımız adına bir kere daha takdirlerimizi ve teşekkürlerimizi sunarız. Sağ olsunlar, var olsunlar.
Tüm devre arkadaşlarımız ve aileleri adına, sevgili eşi Sabiha Hanımefendiye, oğulları Sinan ve Serdar Beylere taziyelerimizi ve başsağlığı dileklerimizi sunuyoruz.Sevenlerinin ve hepimizin başı sağ olsun. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun.  Bu vesile ile kaybettiğimiz tüm devre arkadaşlarımızı bir kere daha özlem ve sevgiyle anıyoruz. Ruhları şad olsun.
YUSUF TEKİN ARKADAŞIMIZA ALLAH RAHMET EYLESİN

Son altı ay içinde yedinci devre arkadaşımızı kaybetmenin üzüntüsü içindeyiz. Önceki yıllarda yaprak dökümü başladı diyorduk. Şimdi ise fırtına daha da sert esmeye başladı. Her önüne geleni savurmaya devam ediyor. Bugün Yusuf Tekin arkadaşımızı, memleketi Ankara’nın Şereflikoçhisar kazasında sonsuzluğa uğurladık. Hepimizin başı sağ olsun.
Yusuf Tekin arkadaşımız, okulda yedinci kısımda öğrenim görmüştü. Sessiz ve sakin bir kişiliği ile sınıfta herkes tarafından sevilen bir arkadaşımızdı. Ruhunda fırtınalar kopsa da; dertlerini, sıkıntılarını sadece çok samimi olduğu arkadaşları ile paylaşırdı. Arkadaşımız daha sonra piyade sınıfına seçilmiş, Tuzla Piyade Okulu’ndaki ihtisas eğitiminden sonra, piyade sınıfının çeşitli birliklerinde görev yapmıştır. Emekliliğine kısa bir süre kala, sağlık nedeniyle Levazım sınıfına ayrılmıştır. Bir müddet de Levazım birliklerinde görev yapmıştır.
Emekli olduktan sonra İzmir’e yerleşti. Sağlığının bozulması ve kısmen yürüme zorluğu yaşadığı için bir süre İzmir Narlıdere Huzurevinde kaldı. Fırsat buldukça, devre arkadaşları olarak kendisini orada ziyaret ettiğimizde çok mutlu olmuş ve gözleri yaşarmıştı. Tedavisini Antalya’da devam ettirmek ve genellikle yaşlıların kaldığı huzurevinde Korona salgınından etkilenmesini önlemek için oğlu Mustafa Bey, Antalya’ya götürmüştü. Vefatından iki gün önce yaptığımız telefon görüşmesinde; ufak tefek rahatsızlıkları olmasına rağmen oğlunun yanında mutlu olduğunu ve hoşça vakit geçirdiğini anlatmıştı. Her telefon görüşmesinde, devre arkadaşlarımıza selamlarının iletilmesini söylerdi. Bazı kronik rahatsızlıklarına rağmen sağlıklıydı. Ne yazık ki arkadaşımızın ani bir kalp krizi ile beklenmeyen vefatı hepimizi derinden etkilemiştir.
Yusuf arkadaşımızın, çeşitli müzik aletlerini çalmada ayrı bir yeteneği vardı ve müzikle uğraşmayı çok severdi. Müzik çalışmaları esnasında, İlk görev yeri olan Gelibolu’da evde beraber kaldıkları Ömer Gönülal arkadaşımızın başını çok şişirdiğini gülerek anlatırdı. Narlıdere Huzurevi Müzik Korosunda, hem org çalıyor, zaman zaman da koro da yer alıyordu. Korodaki arkadaşları da onun bu kabiliyetini takdirle karşılıyordu.
Yusuf arkadaşımızın iki oğlu Mustafa ve Ahmet Beyler de, yurt dışındaki pek çok ülkelerde Türkiye’yi başarı ile temsil etmiş, Türk Emniyetinin en yetenekli ve başarılı emniyet amirlerindendir. Kendilerini tebrik ediyor, başarılarının devamını dileriz. Görevleri esnasında kendilerine yönelecek her türlü kötülük ve belalardan Allah korusun. Tüm devre arkadaşlarımız ve aileleri olarak kendilerine ve yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyoruz. Sevgili Yusuf’a da Allah rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun. Hepimizin başı sağ olsun.
Devre arkadaşlarımız adına bizleri temsilen cenaze merasiminde bulunan ve yakınlarına başsağlığı dileklerimizi ileten Fikri Altındağ ve Bünyamin Çetin arkadaşlarımıza teşekkür eder, takdirlerimizi ve sevgilerimizi sunarız. 
Bu vesile ile sonsuzluğa uğurladığımız tüm devre arkadaşlarımızı bir kere daha sevgi ve özlemle anıyoruz. Hepsine Allah rahmet eylesin. Mekanları cennet olsun.
KARA68 SEMALARINDAN BİR YILDIZ DAHA KAYDI

Devremizin medarı iftiharlarından bir arkadaşımızı daha kaybettik. Narlıdere/İzmir’de ikamet eden arkadaşımız Kemal KOZANLI, dün gece tedavi gördüğü hastanede vefat etmiştir. Cenazesi bugün (01 MAYIS 2021 CUMARTESİ) öğle namazından sonra, Narlıdere Mezarlık Camiinde yapılacak cenaze merasiminden sonra toprağa verilecektir.
Kemal arkadaşımız çalışkanlığı ve efendiliği ile tanınan hepimizin gönlünde ayrı bir yeri olan arkadaşımızdı.. Bildiğiniz gibi okulda en çalışkan öğrenciler arasındaydı ve hep öğrenci üstçavuşluğu görevi yapmıştı. Okuldan sonra Personel sınıfına seçilmiş ve Kara Kuvvetlerinin en üst karargahlarında başarı ile görev yapmıştır. Sınıfındaki en zor ve güvenilir görevler için aranılan personelden biriydi.
Bildiğiniz gibi Kemal arkadaşımız, birkaç yıldır yatağa bağımlı tedavi görmekte ve zaman zamanda hastaneye yatmak zorunluluğunda kalmıştı.  Son rahatsızlığında hastaneye kaldırılmış ve hastanede geçen on günlük tedaviye rağmen maalesef kurtarılamayarak vefat etmiştir.
Uzun süreli tedavisi esnasında Kemal’e bir bebek itinası ile bakan sevgili eşi Sevgi Hanıma, oğullarına ve tüm yakınlarına, devre arkadaşlarımız ve aileleri adına taziyelerimizi ve başsağlığı dileklerimizi sunuyoruz. Sevgili Kemalimize Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun. Korona belası ve sokağa çıkma yasağı nedeniyle, sevgili arkadaşımızın son yolculuğunda yanında olamadığımız için çok üzgünüz. Bu vesile ile kaybettiğimiz tüm devre arkadaşlarımızı sevgi ve hasretle anıyoruz. Ruhları şad mekanları cennet olsun.
LİDERİMİZ, ONURSAL BAŞKANIMIZ ABDURRAHMAN OLMUŞÇELİK’E UĞURLAR OLSUN

KARA68 Ulu Çınarının bu sefer bir yaprağı değil, en büyük dalı koptu. Liderimiz, şefimiz, onursal başkanımız Abdurrahman Olmuşçelik’i de sonsuzluğa uğurladık. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun.
KARA68 devresindeki her arkadaşımızın, muhakkak ki sevgili Abdurrahman’la bir hatırası vardır. 1965 Yılı Eylül’ünde, Konya’da askeri okula başladığımız ilk günden, ölümüne kadar hep önderliğimizi yaptı. Heybetli görünüşünün arkasında, herkesi kucaklayan sımsıcak bir kalbi vardı. Tüm arkadaşlarımıza kol, kanat gerdi. Merasimlerde bayraktar, içtimalarda lider, sohbetlerde ise candan bir arkadaştı. Konya’da, Çankırı’da, Burhaniye Eğitim Merkezinde, Tuzla Piyade Okulunda şefimiz oldu. Sıkıntılarımızı giderir, her derde dermandı.
Sevgili Şefimiz; iyi bir asker olduğu kadar, müşfik bir baba, örnek bir aile reisiydi. Oğullarını okutabilmek için her türlü fedakarlığa katlanarak, onları da kendisi gibi dürüst, saygılı, vatansever kişiler olarak memleketimize kazandırdı. Disiplini, çalışkanlığı ve dürüstlüğü ile, görev yaptığı tüm birlik ve karargahlarda, komutanlarından takdir gören ve el üstünde tutulan bir personeldi.
Sevgili eşi ve hepimizin çok sevdiğimiz kardeşimiz Gülser Hanımefendi, her türlü fedakarlığa ve zahmete katlanarak, çok sevdiği hayat arkadaşına, rahatsızlığı boyunca çok iyi baktı. Oğulları Olcay ve Oktay’da; İstanbul’dan, Ankara’dan her hafta sonu gelerek hem annelerine destek oldular ve hem de babalarını hiç yalnız bırakmadılar. Allah herkese Gülser Hanım gibi eş ve onlar gibi evlat nasip eylesin. Hepimizin bildiği gibi Abdurrahman arkadaşımız, gönlü bol, misafirperver ve cömert bir kişiliğe sahipti. Evlerinde hiç misafir eksik olmaz, çeşitli ikramlarda bulunmaktan da haz duyarlardı.
Sevgili Abdurrahman emekli olduktan sonra, kısa bir müddet için Manisa’da ikamet ettikten sonra, Güzelbahçe/İzmir’e taşındı. İzmir’de de devre arkadaşlarımızın bir araya gelmesinde, birlik ve beraberlik, dayanışma içinde olmamıza büyük katkıları olmuştur. Devre arkadaşları olarak kendisine çok şey borçluyuz.
Arkadaşımız 31 Ocak Pazar günü akşamı vefat etti ve 1 Şubat 2021 Pazartesi günü, öğle namazını müteakip, Yelki Mezarlığında toprağa verilmiştir. Sevgili eşi Gülser Hanımefendiye, Oğulları Olcay ve Oktay Beylere, tüm yakınlarına ve sevenlerine, tüm devre arkadaşlarımız adına taziyelerimizi ve başsağlığı dileklerimizi sunarız. Allah kendilerine sabır versin. Sevgili Şefimize de, Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun.
 Pek çok devre arkadaşımızın; sevgili Abdurrahman’ın cenaze merasiminde bulunmak istediklerini ancak, Corona Virüs salgını ve yasaklar nedeniyle, ellerinde olmadan katılamadıklarını biliyoruz. Buna rağmen yine de Cenaze merasimine iştirak eden; Şükrü Serper, Ülfet Karagöz, Hanifi Kılıç, Ahmet Sıkılı, Ömer Faruk Esen ve Ali Duran arkadaşlarımıza, gösterdikleri vefa arkadaşlık duygusu ve dayanışmamıza olan katkıları için teşekkürlerimizi ve takdirlerimizi sunarız. Bu vesile ile, ebediyete uğurladığımız tüm devre arkadaşlarımızı bir kere daha özlem ve sevgi ile anıyoruz. Hepsinin ruhları şad, mekanları cennet olsun.
ÇUKUROVA’NIN YİĞİT EVLADI HALİL YAMACI’YA SELAM OLSUN

Çok sevdiğimiz devre arkadaşımız Halil Yamacı’yı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Sevgili Halil’in ölüm haberini duyurmak, arkasından bir şeyler yazmak gerçekten çok zor. Onun acı kaybı sevenlerini derinden etkiledi. Ne yapsak kaderden kaçılmıyor. Halil Yamacı’yı anlatmak için bir roman yazmak gerekir. Hayat hikayesi, öyle yazılacak birkaç satırla geçiştirilemez. Zaman, zaman kendisiyle yaptığımız sohbetlerde, hatıralarını ve yaşamını neden yazılı bir eser haline getirmediği sorduğumda, daha sırası var diyordu. Ancak ecel sıra tanımıyor. Bir anda alıp götürüyor. Kendisi gibi çok iyi yetişmiş sevdiği evlatları Hüseyin ve Ersin’in, onun bu arzusunu yerine getirip, yaşam hikayesini gelecek nesillere taşıyacaklarına inanıyorum. Sırtınızı dayanacağınız güvenilir bir arkadaş, sıkıldığınızda sohbet edeceğiniz bir dost, probleminize bir çözüm arıyorsanız başvuracağınız kişi Halil Yamacı’ydı. Misafirperver, cömert, yedirmeyi içirmeyi sever, dostlarına bir şeyler ikram etmeden bırakmaz, hoş sohbet, her konuda bilgisi olan, çok okuyan bir arkadaşımızdı. Heyecanlı ve hızlı yaşamayı severdi. Lafını esirgemez, her zaman doğrunun yanında hareket ederdi. Yaşamı boyunca; vatan ve millet için, memleketi için, ait olduğu toplum için bir şeyler yapabilme çabası içinde olmuştur. Kendisi zaten iyi bir askerdi. Kıbrıs Barış Harekatına katılmış ve GAZİ olmak onuruna erişmiştir. Osmaniye TEMAD, Gazi ve Şehit Yakınları Derneği, Balkan Türkleri Derneği, Siyasi Parti Yönetim Kurulu Üyeliği gibi pek çok vasıflarının yanında bu derneklerin kuruluşunda ve yönetimlerinde görev almıştır. Askeri okulda, yabancı dili Fransızca olan 10 ncu kısımda öğrenim görmüş, daha sonra da Levazım sınıfına seçilerek, İstanbul Halıcıoğlu Levazım Okulunda ihtisas eğitimini tamamlamıştır. Güler yüzü, zaman zaman iyi bir siyasetçiye taş çıkartacak hitabet gücüyle anlattığı memleket sorunları, hikayeler, fıkralar ile tüm arkadaşlarımızın sevgisini kazanmıştı. Kara Kuvvetlerimizin çeşitli karargah birlik ve kurumlarında görev yapmış, 1974 Kıbrıs Harekatına bizzat katılanlar arasındadır. Emekli olduktan sonra da, daha fazla hizmet verebilmek aşkıyla doğup büyüdüğü memleketi Osmaniye’ye yerleşmiş, Osmaniye halkının sevgilisi olmuştur. Sevgili Halil, 27 Ocak 2021 günü memleketi Osmaniye Asri Mezarlık Camiinde, öğle namazından sonra yapılan askeri törenle, Asri Mezarlıkta toprağa verilmiştir. Eşi Türkan Hanıma, Oğulları Hüseyin ve Ersin Beylere, gelinlerine ve torunlarına, tüm yakınlarına ve sevenlerine devre arkadaşlarımız ve aileleri adına başsağlığı ve sabır diliyoruz. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Kendisini hiç unutmayacağız. O hep gönlümüzde yaşayacaktır Selam olsun Çukurovanın bu yiğit evladına. Bu vesile ile sonsuzluğa uğurladığımız devre arkadaşlarımızı bir kere daha sevgi ve hasretle anıyoruz. Ruhları şad olsun.
YAPRAK DÖKÜMÜ DEVAM EDİYOR

Sevgili arkadaşlarımız, saygı değer dostlar; yüreğimiz yanmaya devam ediyor. Gün bitmeden, bir arkadaşımızın daha vefat haberini almış olmak, bizleri ziyadesiyle üzüntüye boğdu. Bornova/İzmir’de ikamet eden Ahmet UYAR arkadaşımızın da, geçen hafta içinde vefat ettiğini öğrendik. Ailesinden edindiğimiz bilgiye göre Ahmet arkadaşımız; son günlerde hepimizin baş belası olan CORONA rahatsızlığına yakalanmış ve kırk güne yakın hastanede yoğun bakım tedavisi görmüşse de, maalesef bu melun hastalığı yenemeyerek vefat etmiştir. Arkadaşımız 21 Aralık Pazartesi günü vefat etmiş, 22 Aralık Salı günü, memleketi Uşak’ın Eşme kazasında toprağa verilmiştir.
Yukarıda da belirttiğimiz gibi, arkadaşımız Uşak’ın Eşme kazasındandı. Askeri okulda Konya’da, yabancı dil Fransızca olduğu için birinci sınıfta 12 nci Kısım, Çankırı’da 11 nci Kısımda öğrenim görmüştü. Piyade sınıfına seçilerek Tuzla Piyade Okulunda eğitim ve öğrenimine devam etmiştir. Piyade sınıfının birçok birliklerinde ve karargahlarda başarılı görev yaptıktan sonra, emekliliğinde pek çok arkadaşımız gibi o da, Bornova/İzmir’e yerleşmişti. Okul yıllarından beri sessiz, sakin ve efendiliği kişiliği ile hepimizin sevgisini kazanmış bir arkadaşımızdı. Aramızdan zamansız ayrılışına çok üzüldük. Son İzmir depreminde Ahmet arkadaşımızın da oturduğu konut birinci dereceden zarar görmüş ve yıkım kararı verilen binalardandı. Arkadaşımızın vefatından sonra, ailesinin de kendi memleketleri ve akrabalarının bulunduğu Uşak Merkeze taşınmaya karar vermişlerdir.
Tüm devre arkadaşlarımız ve aileleri adına; Ahmedimizin sevgili eşi Aysel Hanımefendiye, kızları Yeliz ve Suna’ya ve sevenlerine, taziyelerimizi ve başsağlığı dileklerimizi sunuyoruz. Hepimizin başı sağ olsun.  KARA68 Ailesi olarak her ihtiyaçları olduğunda, yanlarında olacağımızı bilmelerini isteriz. Arkadaşımıza da Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun.
SEVGİLİ PEHLİVANIMIZ GÖNLÜMÜZDE YAŞAYACAKSIN

17 Kasım günü beyin ameliyatı olduğunu duyurduğumuz Sevgili Pehlivanımız Ali KARABABA ’yı kaybetmenin üzüntüsü içindeyiz. Daha önce sizlere duyurduğumuz gibi, sevgili arkadaşımız 17 Kasım günü beyin ameliyatı olmuştu. Ameliyatının gayet başarılı olması ve yavaş yavaş yürümeye başlaması ve ameliyat sonrası kontrollarının da iyi geçmesi hepimizi ümitlendirmişti. Arkadaşımızın ve ailesinin son günlerde yaşadığı talihsizliklerinden biri de son İzmir depreminde evlerinin yıkılması ve kiraya taşınma zorunda kalmış olmalarıydı. Ne yazık ki dün (26 Aralık Cumartesi) geçirdiği bir kalp rahatsızlığı sonunda hastaneye kaldırılmış ve gerekli müdahaleye rağmen maalesef arkadaşımızı kaybettik. Arkadaşımız bugün (27 Aralık) Bornova/Doğanlar Mezarlığında toprağa verilecektir. Bildiğiniz gibi, CORONA Salgını nedeniyle, maalesef camilerde cenaze merasimi yapılmamakta ve sadece Mezarlıklarda kılınan cenaze namazıyla defin işlemleri yapılmaktadır. Hem sokağa çıkma yasağı bulunması hem de Corona Virüs nedeniyle cenaze merasimlerine sadece vefat edenin çok yakınlarının katılmasına müsaade edildiği için, maalesef bu acılı günlerinde arkadaşımızın sevgili eşinin ve yakınlarının yanında olamadığımız için çok üzgünüz. Her ne kadar bu son yolculuğunda uğurlamaya gidemesek de o her zaman bizim gönlümüzde yaşayacaktır.
Ali Karababa arkadaşımız Sivas/Gemerek İlçesi, Çepni Kasabasındandı. Okul yıllarında, yabancı dil Fransızca bölümü olan, Konya’da 11nci, Çankırı’da 10ncu Kısımda öğrenim görmüştü. Güreşe olan tutkusu ve başarılı çalışmalarıyla okul güreş takımına seçilmiş ve katıldığı müsabakalarda birincilik kürsüsünü kimseye bırakmamıştır. Pek çok madalya ve şiltle ödüllendirilmiş ve güreşte okulumuzun gurur duyduğu öğrencilerinden biri olmuştur. Daha sonra Piyade sınıfına seçilmiş, Kara Kuvvetlerinin pek çok birlik ve karargahlarında başarılı görevler yapmıştır. Emekli olduktan sonra da İzmir/Bornova’ya yerleşmişti.
Tüm devre arkadaşlarımız ve aileleri adına arkadaşımızın Sevgili eşi Gülten Hanıma, Kızları Figen ve Feryal Hanımlara ve sevenlerine taziyelerimizi ve başsağlığı dileklerimizi sunuyoruz. Hepimizin başı sağ olsun. Sevgili Pehlivanımıza Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun. Rahmetli arkadaşımız; 2020 yılı içinde vefat haberi bize ulaşan yedinci arkadaşımız oldu. Her yıl daha da azalıyoruz. Bu vesile ile daha önce sonsuzluğa uğurladığımız arkadaşlarımızı da sevgi ve hasretle anıyoruz. Ruhları şad olsun.
KARA 68 SEMALARINDAN BİR YILDIZ DAHA SÖNDÜ

Yaprak dökümü devam ediyor. 2020 Yılı içinde bugüne kadar, beş arkadaşımız aramızdan ayrıldı. Tuzla/İstanbul’da ikamet eden arkadaşımız Hikmet Gürbüz’ü de, sonsuzluğa uğurladık. Arkadaşımız 5 Kasım Perşembe günü, muhtemelen beyin kanaması nedeniyle aniden rahatsızlanmış, kaldırıldığı hastanede bir hafta süreyle yoğun bakım servisinde tedavi edilmeye çalışılmışsa da, kalp kifayetsizliğinden 12 Kasım Perşembe günü vefat etmiştir. Büyük oğlu Hasan Özgün Gürbüz, gemi kaptanı olduğu için, uzun seferde olduğundan İstanbul’a ancak dönebilmiş, rahmetli arkadaşımız bugün (17 Kasım Salı) Tuzla-Orhanlı Mahallesi mezarlığında toprağa verilmiştir.
Sevgili Hikmet; Tokat ili, Niksar kazası, Sulugöl köyündendi. İsminden de anlaşılacağı gibi, Sulugöl Köyü; suyu bol, her çeşit meyve ve sebzenin yetiştirildiği yeşillikler içinde bir köydür. Hikmet arkadaşımızda, doğup büyüdüğü köyü gibi; sessiz, sakin, karıncayı bile incitmekten sakınan, hepimizin çok sevdiği bir kişiliğe sahipti. Yabancı dili Fransızca bölümü olan Konya’da 12 nci, Çankırı’da 11 nci Kısımda öğrenim görmüştü. Daha sonra Piyade sınıfına seçilmiş ve ordumuzun pek çok birlik ve karargahında başarılı görevler yapmıştır. Emekli olduktan sonrada, Tuzla/İstanbul’a yerleşmişti.
Devre arkadaşlarımız adına; rahmetli arkadaşımızın acılı ailesine destek olan ve bizler adına cenaze törenine katılan, devre arkadaşlarımız Ömer Gönülal ve sevgili eşi Serpil Hanımefendiye, Ramazan Gökçay ve sevgili eşi Fehime Hanımefendiye takdirlerimizi ve şükranlarımızı sunuyoruz. Sağ olsunlar, var olsunlar.
Tüm devre arkadaşlarımız ve aileleri adına; sevgili eşi Güler hanımefendiye, oğulları Özgün ve Özkan Beylere ve tüm sevenlerine bir kere daha taziyelerimizi ve başsağlığı dileklerimizi sunuyoruz. Hepimizin başı sağ olsun. Sevgili Hikmet; seni hiç unutmayacağız, her zaman gönlümüzde ve kalbimizde yaşayacaksın. Mekanın Cennet olsun. Bu vesile ile sonsuzluğa uğurladığımız tüm devre arkadaşlarımızı, bir kere daha sevgi ve özlemle anıyoruz. Ruhları şad olsun.
FERRUH ERTAN ARKADAŞIMIZA ALLAH RAHMET EYLESİN

Vefatını duyurduğumuz 1968 Devresinin seçkin simalarından; nükteleri, güler yüzü, samimi ve çocuksu davranışı ile hepimizin gönlünde ayrı bir yeri olan Ferruh Ertan arkadaşımızı da bugün (6 Ekim 2020 Salı) sonsuzluğa uğurladık. Korona salgını nedeniyle arkadaşımızın cenazesi, yakınları tarafından Buca Seyfi DEMİRSOY Hastanesi’nden alınarak, Kaynaklar Mezarlığına getirildi. Mezarlıktaki gasil hanede yıkama işlemlerinden sonra, annesinin ve babasının da mezarlarının bulunduğu Kaynaklar Mezarlığında toprağa verildi.
Ferruh arkadaşımız bildiğiniz gibi Konya’nın Beyşehir Kazası, Üzümlü (Huğlu) beldesindendi. Üzümlü Beldesi, tarihi bir kasaba olup gerek Osmanlı döneminde, gerekse daha eski çağlardan beri tanınmış bir yerleşim yeridir. Yurdumuzda avcıların en çok tercih ettiği “Huğlu Av Tüfekleri” bu beldede üretilmektedir. Rahmetli arkadaşımızın babası da buranın tanınmış eşrafından ve aynı zamanda, aynı beldede Nüfus Müdürlüğü yapmıştır. Ferruh arkadaşımızın ailesinin beş erkek üç kız toplam sekiz çocukları vardı. Erkek kardeşlerinden bir diğeri de kısa bir zaman önce vefat etti. Celalettin isimli kardeşi de bizler gibi asker olup emekli Deniz Astsubayıdır. Ferruh ailenin en büyük evladıydı. Örf ve adetlerimiz gereği, anne ve babanın vefatından sonra, ailenin sorumluluğunu Ferruh arkadaşımız yüklenmiştir.
Ferruh arkadaşımız, Çankırı Astsb. Snf. Hzl. Okulundan mezun olduktan sonra Ulaştırma sınıfına seçilmişti. Ordumuzun birçok ulaştırma birliklerinde başarılı görevler yapmıştır. Emekli olduktan sonrada, eşiyle birlikte İzmir Kemeraltı Çarşısında eşiyle birlikte tuhafiye mağazası işletmiştir.
Ferruh arkadaşımızın kardeşlerine ve yakınlarına, tüm devre arkadaşlarımız ve aileleri adına başsağlığı dileklerimizi sunarız. Allah kendilerine sabır versin. Arkadaşımıza da Allah rahmet eylesin.
Korona salgını nedeniyle, arkadaşımızı son yolculuğuna uğurlamaya pek çok arkadaşımız gelemedi. Buna rağmen; cenaze merasiminde ve defin sırasında hazır bulunan devre arkadaşlarımız Şükrü Serper, Ülfet Karagöz, Ali Duran, Halil Haşhaşlı ve Seyfettin Dinler’e teşekkür eder, takdirlerimizi sunarız. Sağ olsunlar, var olsunlar.
Hem kendisinden, hem de Hüseyin Can arkadaşımızdan defalarca dinlediğimiz bir hatırasını buradan sizlere hatırlatmak istiyorum. Sizlerin de hem hüzün, hem de gülümseyerek okuyacağınızı umuyorum.
Bildiğiniz gibi, Konya Astsubay Sınıf Hazırlama Okulu birinci sınıf döneminin sonunda, 1966 yılı Haziran ve Temmuz aylarını kapsayan bir dönemde Beyşehir Gölü kenarına askeri temel eğitim ve atış kampına götürülmüştük. Yukarıda bahsettiğimiz Ferruh’un doğup büyüdüğü Üzümlü Kasabası, kamp yerine çok yakındır. Eğitimin olmadığı bir Pazar günü, Ferruh arkadaşımız Hüseyin Can ve rahmetli Ali Osman Özyavuz’u kendi evlerine götürmeye ve ailesiyle tanıştırmaya karar verir. Kasabaya vardıklarında bakkaldan bir şişe şarap alırlar ve uygun bir köşede oturup içerler. Hikayenin gerisini Hüseyin Can’dan dinleyelim.
“ Eve girdiğimizde Ferruh’un annesi tespih çekiyordu ve dindar bir aile olduklarını hemen anladım. Hemen teyzenin elini öptüm ve bir seccade istedim. Ferruh’un böyle namazında, abdestinde bir arkadaşı ile eve gelmiş olması onu çok sevindirmişti. Hemen yandaki odaya geçtim, namaz müddeti kadar içerde bekledikten sonra onların yanına çıktım. Annesi “Evladım sen her zaman böyle namazını kılıyor musun? diye sordu. Bende, tabii teyze dedim. On iki yaşından beri namazımı hiç geçirmediğimi söyledim. Ferruh’a döndü ve “Bak evladım, senin ne kadar böyle güzel, namazında abdestinde arkadaşların var. Sen de onu örnek al. Bana döndü “Ferruh’a sahip çık, ona da namaza, oruca alıştır.” dedi. Ben de altında kalır mıyım. Ben bunların ikisini de namaza alıştıracağım. Sen hiç merak etme teyzeciğim dedim. Diğer taraftan; Ferruh ve Ali Osman bıyık altından gülüyorlar ve bana kafa sallıyorlardı. Ferruh’un böyle namazında abdestinde arkadaşı olduğu için çok sevinmişti. Bize yemekler hazırladı ve çok güzel ikramlarda bulundu. Bizi dualarla uğurladı. Evden ayrıldıktan sonra, Ferruh ve Ali Osman üstüme saldırdı. Sen ne zaman Müslüman oldun da, namaza abdeste başladın diye bağırıyorlardı. Diğer taraftan da hepimiz gülüyorduk.”
Böylece rahmetli Ali Osman Özyavuz ve Ferruh arkadaşlarımızı da anmış olduk. Bu vesile ile sonsuzluğa uğurladığımız tüm devre arkadaşlarımızı bir kere daha sevgi ile anıyoruz. Hepsine Allah rahmet eylesin, mekanları cennet olsun.
ÖMER SEKKİN ARKADAŞIMIZA ALLAH RAHMET EYLESİN

Akşehir’de ikamet eden Ömer Sekkin arkadaşımızın vefat haberini almamız bizleri yine acıya boğdu. Arkadaşımız Konya’da vefat etmiş, ikindi namazından sonra Akşehir’de toprağa verilmiştir. Ne yazık ki toprağa verilmesinden sonra haberimiz oldu ve aynı şehirde yaşayan arkadaşlarımızın dahi haberi olmadığı için herhangi bir hizmette bulunamadık.
Ömer arkadaşımız Afyon’un Sultandağı Kazası, Üçkuyu Köyündendi. Emekliliğinden sonra Akşehir’e yerleşmişti. Kendisi Tankçı sınıfından olup Kara Kuvvetlerinin birçok birlik ve karargahında başarılı görevler yapmış bir arkadaşımızdı.
Tüm devre arkadaşlarımız ve aileleri adına Sevgili eşi Ümmühan Hanımefendiye, kızları Özlem ve Meltem Hanımlara, oğlu Oktay Beye, damatlarına ve torunlarına, tüm sevenlerine taziyelerimizi ve başsağlığı dileklerimizi sunuyoruz. Allah kendilerine sabır versin. Sevgili arkadaşımıza da Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Sonsuzluğa uğurladığımız devre arkadaşlarımızı da bir kere daha sevgi ve hasretle anıyoruz. Ruhları şad olsun.
DEVRE ARKADAŞIMIZ NAFİZ KARTAL’I KAYBETMENİN ÜZÜNTÜSÜ İÇİNDEYİZ

Ankara’da ikamet eden devre arkadaşımız Nafiz KARTAL’ın vefatını, gecikmeli de olsa bugün (10 Haziran) günü öğrenmiş bulunuyoruz. Antalya’da bulunan Haydar Göktaş arkadaşımız haber verdi ve rahmetli arkadaşımızın kendi telefonundan ulaşmaya çalıştık. Oğlu Doktor Emre Kartal beyle telefonla görüştüm ve 8 Haziran Pazartesi günü sabahı vefat ettiğini ve aynı gün Ankara/Karşıyaka mezarlığında toprağa verildiği bilgisini verdi.
Sevgili Nafiz; heyacanlı, gözüpek ve atak karakteriyle tüm arkadaşlarımızın yakından tanıdığı ve sevdiğimiz bir arkadaşımızdı. Bunun yanında misafirperver, arkadaşları ve dostlarına ikramda bulunmayı, yedirmeyi, içirmeyi seven bir kişiliğe sahipti. Konya’nın Ilgın kazasındandı. Pek çoğumuz gibi, hayatın sillesini yemiş, fakir ancak gururlu bir ailenin çocuğuydu. Ilgın’da halen ablaları yaşamaktadır.
Astsubay Hazırlama Okulunu müteakip, Piyade sınıfına seçilmiş ve Kara Kuvvetlerinin çeşitli birliklerinde başarılı görevler yapmıştır. Uzun zamandır nefes darlığı ve akciğer rahatsızlığı nedeniyle tedavi görmekteydi. Rahatsızlığına rağmen yaşamı seven ve hayatı olumlu yönleriyle değerlendiren, neşeli tavırlarıyla herkese ümit dağıtan bir arkadaşımızdı.
Kendisi de bir sağlık çalışanı olan sevgili eşi Döndü Hanımefendiye, oğlu Doktor Cemal Emre Beye ve tüm yakınlarına, devre arkadaşlarımız ve aileleri adına acılarını canı gönülden paylaştığımızı, taziyelerimizi ve başsağlığı dileklerimizi bildirmek istiyoruz. Allah sabır versin. Sevgili arkadaşımıza da Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Bu vesile ile sonsuzluğa uğurladığımız tüm devre arkadaşlarımızı bir kere daha sevgi ve hasretle anıyoruz. Ruhları şad olsun.
KARA68 SEMALARINDAN BİR YILDIZ DAHA SÖNDÜ

Bir arkadaşımızı daha kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz. Çengelköy/İstanbul’da ikamet eden arkadaşımız Mevlüt Yıldırım, hiç beklemediğimiz bir anda bizlere veda etti. Bugün (14 Nisan Salı) ani bir kalp krizi nedeniyle kendisini kaybettik. Sabahleyin sevgili eşi Gülderen Hanım, sabah namazına kalktığında, evlerinin salonunda, arkadaşımızı koltuğa oturmuş vaziyette vefat ettiğini öğrenmiştir. Sevgili Mevlüt, dünya tatlısı bir arkadaşımızdı. Efendiliği ve mütevazi tavrı, ağırbaşlılığı ile hepimizin gönlünde ayrı bir yeri vardı. Arkadaşlarının ve dostlarının üzüntülerine ortak olur, her derde deva olmaya çalışan bir dostumuzdu. Vefatı da o kadar ani oldu ki, kendisi ile planladığımız buluşmalar ve hayaller bir anda yok oldu. Arkadaşlarının ve dostlarının olduğu kadar, Allahın da sevdiği bir kul olarak hiçbir acı çekmeden ve kimseyi üzmeden bu fani dünyaya veda etti.
Mevlüt arkadaşımız, Sivas’ın Ulaş kazasındandı. Astsubay Hazırlama Okulunda 1 nci Kısımda öğrenim görmüş, kalender tavrı ve efendiliği ile sınıf arkadaşlarının sevgilisi olmuştur. Hazırlama’dan sonra Topçu sınıfına seçilmiş, Sınıf Eğitimin Polatlı Topçu Okulunda tamamlamıştır. Daha sonra, Kara Kuvvetlerimizin çeşitli Topçu Birliklerinde başarı ile görev yapmıştır. İyi bir asker olduğu kadar, sosyal yaşantısı ve efendiliği ile de mümtaz bir kişiliği olan arkadaşımız, Harbiye Ordu Evi başta olmak üzere, Silahlı Kuvvetlerine ait pek çok sosyal tesis ve orduevlerinde başarı ile görev yapmıştır.
2020 Yılı Sonbahar Buluşmamız için, Otel araştırması için Bodrum’a gittiğimizde, torununun nişan töreni vesilesiyle Bodrum’da bulunuyordu. Kızı Fatma Hanım ve damadı Fatih Bey, turizmci oldukları için, bizi onlarla tanıştırdı ve Bodrum’daki pek çok oteli de beraber dolaştık ve Bodrum’un en güzel oteli ile anlaşmamıza vesile olmuşlardı. Daha sonra İzmir’e geldiğinde, Bornova Askeri Gazinoda devre arkadaşlarımızla buluştuk ve hatıralarımızı yadetdik.
Arkadaşımızın cenazesi, aynı gün içinde, gerekli yıkama ve dini işlemler yapıldıktan sonra, helallık almak için evinin önüne getirilmiş ve Çamlıca mezarlığında toprağa verilmiştir.
Sevgili Mevlüt, sen aniden bize veda ettin, ama biz seni hiç unutmayacağız. Her zaman kalbimizde ve gönlümüzde yaşayacaksın. Tüm devre arkadaşlarımız ve aileleri adına, arkadaşımızın hayat arkadaşı sevgili eşi Gülderen Hanıma, Sevgili Kızları Fatma ve Yasemin Yasemin Yıldırım Öztürk Hanımlara, Oğlu Murat Beye, Damatları Fatih Günay ve Hamdi Beylere, torunlarına ve tüm sevenlerine taziyelerimizi ve başsağlığı dileklerimizi sunuyoruz. Alah kendilerine sabır versin. Sevgili arkadaşımıza da Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun. Bu vesile ile sonsuz uğurladığımız tüm devre arkadaşlarımızı, sevgi ve hasretle anıyoruz. Ruhları Şad olsun.
Baş sağlığı dilekleri için Gülderen Yıldırım : 0505 388 2669
BİR DEVRE ARKADAŞIMIZI DAHA KAYBETTİK

Efendilği ve mütevazı tavırları ile hepimizin gönlünde ayrı bir yeri olan Topçu Sınıfından arkadaşımız İrfan Aydın, 23 Eylül Pazartesi günü, memleketi HAVZA/SAMSUN'da vefat etmiştir. Aynı gün ikindi namazından sonra toprağa verilmiştir. Tüm devre arkadaşlarımız ve aileleri adına, ailesine ve yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyoruz. Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun. Ebediyete uğurladığımız devre arkadaşlarımızı da sevgi ve hasretle anıyoruz. Ruhları şad olsun.
MEHMET ALİ DÜZGÜN ARKADAŞIMIZI KAYBETMENİN ÜZÜNTÜSÜNÜ YAŞIYORUZ

Özellikle son bir yıl içinde acılarımız o kadar arttı ki, nerdeyse her ay bir arkadaşımızın ölüm haberini alıyoruz. Bu da demek oluyor ki, yolun sonuna hızla yaklaşıyoruz. Çok sevdiğimiz arkadaşlarımızdan biri olan Mehmet Ali Düzgün arkadaşımızın kaybı da, ailesini ve yakınlarını olduğu kadar, devre arkadaşları olarak bizleri de, derin acı içinde bırakmıştır. Sevgili Mehmet Ali, Amasya/Taşova kazası Uluköy’de doğmuş, büyümüştür. Astsubay Sınıf Hazırlama Okulunda, Fransızca Kısmı olan 1 nci Sınıfta 12, ikinci sınıfta 11 nci Kısımda öğrenim görmüştür. Sakin ve efendi kişiliği, çevresine karşı sevecen tavırları ile; hemşerilerinin olduğu kadar, kendini tanıma fırsatı bulan tüm arkadaşlarımızın gönlünü kazanmıştı. Sınıf Hazırlama Okulundan sonra, Piyade sınıfına seçilmiş ve komando eğitiminden sonra genellikle Kara Kuvvetlerinin Komando birliklerinde görev yapmıştır. Pek çok birliklerde de komando öğretmenliği ve eğitmenliği yapmıştır. 1974 Yılında gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekatına, Komando Tugayı bünyesinde katılmış, gösterdiği cesaret ve başarı ile GAZİ unvanını gerçekten hak eden bir arkadaşımızdı. Çalıştığı birliklerde de, çalışma arkadaşları kadar, emrindeki askerler de, komutanları olarak kendisini çok sever ve saygı duyardı. İyi bir asker olduğu kadar ailesine karşı; sevecen bir eş, fedakar ve sevgi dolu bir babaydı. Zaten insan olarak, bizim yaradılılışımızın gayesi de bu değilmidir? Sevmek ve sevilmek. Sevgili Mehmet Ali de, sevgiyi ve sevilmeyi gerçekten hak eden arkadaşlarımızdan biriydi. Arkadaşımız emeklilikten sonra Ankara’ya yerleşmişti. Son yıllarda akciğer rahatsızlığı nedeniyle tedavi görmekteydi. Kısa bir zaman önce de, Whatsapp Grubumuzda paylaştığı bir ileti ve fotoğrafta, kendisini çok iyi hissettiğini, hastalığını yendiğini ifade etmiş, biz de çok sevinmiştik. 13 Mart 2019 Çarşamba günü vefat haberini alınca şoke olduk desek yeridir. Ancak ne yapalım ki, ecel den kaçış yok, her şeyin bir sonu var. Hepimiz de bu sona çok yaklaşmış bulunuyoruz. Arkadaşımız; 14 Mart Perşembe günü sabahı, Ankara/Karşıyaka Mezarlığı Camiinde düzenlenen askeri törenden sonra, evinin önüne getirilmiştir. Komşuları ve sevdiklerinden helallik alınmış ve çok sevdiği ve istediği köyünde defnedilmek üzere Taşaova/Amasya’ya son yolculuğuna uğurlanmıştır. Kendisi, köyüne ve memleketine aşık bir kimseydi. Yazları köyünde geçiriyor, sevdikleri ve dostları arasında yaşamaktan büyük mutluluk duyardı. Amasya Gaziler Derneğinin girişimiyle, Köyünde de, askeri merasim düzenlenmiş ve pek çok askeri personel merasimde hazır bulunmuştur. İkindi namazından sonra, sevdiklerinin duası ve göz yaşları ile köy mezarlığında toprağa verilmiştir. Ankara’da düzenlenen cenaze merasimine, devre arkadaşlarımızı temsilen Hüseyin Gökçe, Seyfi Öztürk ve Ahmet Sözer arkadaşlarımız katılmışladır. Arkadaşımızı bu son yolculuğunda yalnız bırakmadıkları için kendilerine teşekkür ederiz. Tüm devre arkadaşlarımız ve aileleri adına, Sevgili Arkadaşımıza Allahtan rahmet diliyoruz. Mekanı cennet olsun. Sevgili eşi Sıdıka Hanıma, evlatlarına ve yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyoruz. Devre arkadaşları olarak, acılarını yürekten paylaşıyoruz. Bu vesile ile sonsuzluğa uğurladığımız devre arkadaşlarımızı bir kere daha, sevgi ve özlemle anıyoruz. Ruhları şad olsun.
 DEVAMI İÇİN TIKLAYIN
SEVGİLİ AYCAN SENİ HİÇ UNUTMAYACAĞIZ

2019 Yılının 31 Ocağında, çok sevdiğimiz Aycan Şirintuna arkadaşımızı da sonsuzluğa uğurladık. Aycan arkadaşımız; günümüzde özlemi duyulan hasletlere sahip, dost canlısı fedakar bir arkadaş, sevecen bir eş, örnek bir baba olarak onu tanıyan herkesin gönlünde ayrı bir yeri vardı. Çanakkale Savaşı hikayelerinde çok anlatılır. O yıllarda anneler, oğullarını askere gönderirken saçına kına yakarlarmış. Aycan arkadaşımızın da, saçı doğuştan kınalıydı. O nedenle de, ayrı bir özelliğe ve unutulmaz kişiliğe sahipti. Okul yıllarından başlayarak, askerlik yaşamı boyunca da; meslektaşları, komutanları, komuta ettiği askerler tarafından çok sevilen ve sayılan bir kişiydi. Her zaman gülümseyen yüzü, sakin tavrı ve nezaketiyle hepimizin gönlünde ayrı bir yeri vardı. Onu anlatmak için sayfalar yetmez. Hakkında bir kitap yazılsa bile az gelir.
Aycan arkadaşımız, Manisa’da görev yapmış arkadaşlarımızın çok iyi bildiği, Doğu Kışla civarındaki mahallede doğup büyümüştü. Askeri öğrencilik yılının ilk senesinde Konya’da 9 ncu Kısımda, Çankırı’da 8 nci Kısımda öğrenim görmüştür. Ortaokul yıllarında başladığı, Boru-Trampet Ekibindeki müzik aşkını, askeri okulda da Okul Bando Takımında devam ettirmiştir. Başarılı bir öğrencilik döneminden sonra, Piyade sınıfına seçilerek, Kara Kuvvetlerinin pek çok birliğinde başarı ile görev yapmış ve pek çok ödüle layık görülmüştür. Emekli olduktan sonra uzun bir süre Malkara’da ikamet etmiş, daha sonra da Tekirdağ’a taşınmıştı. KARA68 Devre Grubu olarak düzenlediğimiz birçok etkinliklere ve en son olarak da, geçen yıl Antalya’da organize ettiğimiz 50 nci Mezuniyet Yılı Kutlamamıza, sevgili eşi Nevriye Hanımla beraber katılmış ve unutulmayan hatıralar bırakmıştır.
Arkadaşımızın vefatı da, hayatındaki sakin yaşamı gibi sessiz ve sakin olmuştur. Kısa bir süre önce, Tekirdağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kardiyoloji servisine kontrol için gitmiş ve kendisine anjiyo yapılması için randevu verilmiştir. Randevu gününde hastaneye gittiğinde, anjiyo uygulanmış ve iki kalp damarına stent takılmıştır. Daha sonra normal servise çıkarıldığından kısa bir süre sonra, beklenmedik bir şekilde vefat etmiştir. Elbetteki, bu şekilde ki ani bir ölüm, ailesini olduğu gibi hepimizi de derin üzüntüye boğmuştur.
Arkadaşımızın cenazesi, önce ikamet ettiği Tekirdağ’daki evinin önüne getirilmiş ve komşularından ve orada bulunanlardan helallik alınmıştır. Daha sonra Malkara’ya gidilmiş ve Gazi Ömer Camiinde, öğle namazından sonra yapılan cenaze merasimi ile Malkara Asri Mezarlığında ebedi istirahatgahına tevdi edilmiştir.
Arkadaşımızın cenazesinde; Trakya ve çevresinden pek çok arkadaşımız hazır bulunarak, son yolculuğunda kendisini yalnız bırakmamışlardır. İstanbul’dan Seyfi Öztürk, Çorlu’dan Mustafa Temel ve Sezai Gündüz, Tekirdağ’dan Hüseyin Kumsal,İsmail Özyurt, Hasan İzmir, Edirne’den Hasan Ön, Nazim Bayezit, İbrahim Uçar, Keşan’dan Hüsamettin Özzade, Gelibolu’dan Hikmet Özkan arkadaşlarımıza, gösterdikleri bu dayanışma ve beraberlik ruhu için kendilerine teşekkür ederiz.Tekirdağ'da ikamet eden arkadaşımız TC Derviş Ekinci de, arkadaşımıza yapılacak bu son görevde bulunmayı çok istemesine rağmen, bir süre önce kalp ameliyatı olduğundan, doktorları dışarı çıkmasına müsaade etmemiştir. Kendisinin bu konularda ne kadar hassas olduğunu hepimiz biliyoruz.
Tüm devre arkadaşlarımız ve aileleri adına, başta sevgili Eşi Nevriye Şirintuna Hanımefendi olmak üzere, oğlu Tunc Sirintuna Beye ve eşi Dilara Hanıma, Kızı Funda HanımaTC Çapulcu Funda Kılıç ve eşi Ali Beye, sevgili torunu Ilgın Kılıç’a ve tüm yakınlarına taziyelerimizi ve başsağlığı dileklerimizi sunuyoruz. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Sen her zaman kalbimizde ve gönlümüzde olacaksın sevgili Aycan.
Bu vesileyle, ebediyete uğurladığımız arkadaşlarımızı da bir kere daha, sevgi ve hasretle anıyoruz. Ruhları şad olsun
ALİ BULUT ARKADAŞIMIZI DA KAYBETTİK

2018 Yılının son günlerini yaşarken bir arkadaşımızı daha kaybettik. Keçiören/Ankara'da ikamet eden devre arkadaşımız Ali BULUT, 23 Aralık 2018 Pazar günü vefat etmiştir. Arkadaşımız Muhabere sınıfındandı ve Kara Kuvvetlerinin çeşitli muhabere birliklerinde görev yapmıştı.
Arkadaşımız için cenaze merasimi; 24 Aralık Pazartesi günü, memleketi Kızılcahamam Merkez camiinde yapılmış ve orada son yolculuğuna uğurlanmıştır. Devre arkadaşlarımızdan Celal Kılıç, Hüseyin GÖKÇE, Ahmetnazif ERDOĞAN Abdurrahman AYDOĞDU ve Bünyamin ÇETİN  arkadaşımızın cenaze merasiminde hazır bulunmuşlar ve ailesine destek olmuşlardır. Tüm devre arkadaşlarımız ve aileleri adına, rahmetli arkadaşımızın sevgili eşi Yasemin Hanıma ve yakınlarına başsağlığı dileklerimizi sunarız. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun
MEZUNİYETİMİZİN ELLİNCİ YILI BULUŞMASI

Yıllar ne çabuk geçiyor. Sınıf okullarından mezun olup, atandığımız birliklere heyecanla gidişimizin üzerinden yarım asır geçti. 21-28 Ekim tarihleri arasında, bir hafta boyunca, Kemer/Antalya’daki Ghazal Hotel’de, seksen arkadaşımız ve aileleri ile birlikte mezuniyetimizin ellinci yılını kutladık. Birçok arkadaşlarımızla, elli yıl sonra, ilk defa görüşmüş olmanın sevincini ve duygusallığını yaşadık. Arkadaşlarımızın ve ailelerinin de, buluşmamızdan memnun kaldığına inanıyorum. Nice altmışlı ve yetmişli yıllarda buluşmak üzere, tüm devre arkadaşlarımıza ve ailelerine sağlık ve mutluluklar diliyoruz.
Her buluşmamızda olduğu gibi, Celal Kılıç arkadaşımız sürpriz yapmış, bizler için bir şiir yazmıştı. Mezuniyet balomuzda okuduğu bu şiiri, sizlere duyurmadan geçemezdim. Bu anlamlı ve duygulu şiiri sizlerin de beğeneceği şüphesizdir. Kendisine bir kere daha teşekkür ediyoruz. Buluşmamızla ilgili bazı fotoğrafları aşağıdadır. Tekrar olmaması için, fotoğrafların büyük bir kısmını, Facebook sahifemizin “Fotoğraflar/Ellinci Yıl Buluşması” albümünde görebilirsiniz. Saygılarımızla.
50 NCİ YIL DESTANI ;ŞİİR;

Birazcık yaşlanıp, saç ağarsa da,
Çok şükür ellinci yılı da gördük.
Alınlar açılsa, bel bükülse de,
Çok şükür, ellinci yılı da gördük.

Konya’da başladık, hayat yoluna,
Çankırı’da çıktık gurbet eline.
Bu rütbe kısmetmiş bunca kuluna,
Dolaştık, çalıştık bu günü gördük.

Sene altmış sekiz, mezun oluşlar,
Sınıflardan çıkıp, yurda dalışlar.
O şehir, bu şehir tayin oluşlar,
Çok şükür, bu günkü günü de gördük.

Üç beş sene sonra evlilik çağı,
Evimiz, barkımız asker ocağı.
Özlemler babaya, ana kucağı,
Özlemle, hasretle bu günü gördük.

Birkaç sene geçer, çocuklar başlar,
Sanki teker, teker getirir kuşlar.
Kız idi, oğlandı oturur taşlar,
Çok şükür, çoluğu çocuğu gördük.

Kucakta çocukla, tayin geçirdik,
Sık sık hastalıklar, akıl kaçırdık.
O okul, bu okul evden uçurduk,
Çok şükür onları büyümüş gördük.

Sizler bir yol ise, uzun yoldunuz,
Yaşayıp hayattan çok ders aldınız.
Üzmeyin kalanı, çok az kaldınız,
Öylece, böylece bu günü gördük.

Antalya çok güzel, otel de güzel,
Hele ki, bu şiir sizlere özel.
Gülün, eğlenin, söyleyin gazel,
Onca gam çekerek, bu güne geldik.

Biraz analım mı, giden canları,
Saydım dört Ahmet’i, üç de Ali’yi.
Aziz Yalçınkaya, Akbal Veli’yi,
Çok şükür birlikte, onları andık.

ÇUKUR,  sevinirdi kızı şuleye,
Koşup yüzümüzü, güldürdü diye.
Babaya vermişti güzel hediye,
Çok şükür birlikte, onu da andık.
Severdi hamsiyi,  Veysel Şeker’im,
Enver Kılıç için yaşlar dökelim.
Akın Beleş için, ağaç dikelim,
Çok şükür burada canları andık.

Daha çok sayıp da sizi üzmeyim,
Rahmetli devreyi daha gezmeyim.
Gayrı sona geldim, fazla yazmayım,
Sağlıkla huzurla, bugüne geldik.

Altmışsekiz devresi, bir yaş yaşadı,
Ellinci yıllara ömrü taşıdı.
Yaşam güzel idi, hayat hoş idi,
Çok şükür, çok güzel günleri gördük.

Herkes kendisine çok iyi baksın,
Elinden gelirse türküler yaksın.
Hanımlar giyinsin, inciler taksın,
Çok şükür bu yılı, sağlıkla gördük.

Celal KILIÇ
25 EKİM 2018


MEHMET SOYAK ARKADAŞIMIZI DA KAYBETTİK

Şirinyer/İzmir'de ikamet eden arkadaşımız Mehmet SOYAK, onbeş gün önce aniden rahatsızlanmış, karaciğer kanseri teşhisi ile hastaneede tedavi görmüşse de, maalesef tüm tedavi çalışmalarına rağmen vefat etmiştir. Arkadaşımız 22 Eylül Cumartesi günü, memleketi Foça/Bağarası mezarlığına defnedilmiştir. Arkadaşımız muhabere sınıfındandı ve okulda da memleketinin adı ile "Foçalı" lakabıyla tanınırdı. Arkadaşlarımız arasında sessiz ve sakin, efendi kişiliği ile hepimizin sevdiği bir kişiliğe sahipti. Arkadaşımıza Allahtan rahmet diliyoruz. Mekanı cennet olsun. Evlatlarına ve yakınlarına taziyelerimizi ve başsağlığı dileklerimizi sunuyoruz. Allah kendilerine sabır versin. Sevenlerinin ve tüm devre arkadaşlarımızın başı sağ olsun. Arkadaşlar, bir kaç gün önce yine Facebook ve Whatsapp sahifemizden paylaştığım bir yazıda da konu ettiğim gibi, maalesef devre arkadaşlarımız arasında irtibat eksikliği var. Arkadaşımız hastaneye yatıyor, kimsenin haberi olmuyor. Vefat ediyor, sonradan öğreniyoruz. Lütfen; böyle bir durumda bize haber verin. Eşinize, çocuklarınıza irtibat kurabilecekleri kişiler olarak telefonumuzu verin ki bizi bilgilendirsinler. İhtiyaç olduğunda ve bir sıkıntıya düştüklerinde yardımlaşalım. Bir kere daha tüm devre arkadaşlarımız adına, arkadaşımıza Allahtan rahmet diliyorum. Kaybettiğimiz devre arkadaşlarımızı bir kere daha, sevgi ve hasretle anıyoruz.Ruhları şad olsun. Başsağlığı dilekleri için oğlu Telefonu: 0537 867 5557 Barış Senem Soyak
DOSTLAR VURULUNCA DEĞİL, UNUTULUNCA KAHRINDAN ÖLÜR

Birkaç gün önce, 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Silahlı Kuvvetler Gününü kutladık. Bu yıl ki 30 Ağustos’un bizler için ayrı bir önemi var. Mezuniyetimizin ve mesleğe atılışımızın Ellinci Yılı. Şöyle bir geçmişi gözümüzün önüne getirdiğimizde, acı ve tatlı hatıralarıyla yarım asrı geride bıraktık. Mezuniyet sevincini beraber yaşadığımız, bekarlık günlerimizde aynı evi paylaştığımız, kıtalarda acı ve tatlı günleri paylaştığımız pek çok arkadaşımız, şu anda aramızda değiller. Kendilerini hasret ve sevgi ile anıyoruz. Bildiğiniz gibi, 21-28 Ekim döneminde, Kemer/Antalya’da, yıllar sonra bir araya gelmek ve geçmiş anılarımızı tekrar canlandırmak için bir etkinlik planladık. İnşallah arkadaşlarımız ve aileleri memnun kalırlar.

Böyle bir giriş yaptıktan sonra, uzun zamandır yazmayı düşündüğüm asıl konuya girmek istiyorum. Malumunuz olduğu üzere, arkadaşlarımızın çoğunluğunun ikamet ettiği belirli büyük şehirler var. Bunların başında İzmir, Ankara, İstanbul, Antalya ve Bursa gelmektedir. Ne yazık ki, aynı şehirde, aynı mahallede, hatta aynı sitede oturan arkadaşlarımızın birbirleri ile irtibatı yok. Kısa bir süre önce, İzmir’de iki arkadaşımız vefat etti. Telefon listemizde kayıtlı, İzmir’de ikamet eden yüze yakın devremiz olmasına rağmen, arkadaşlarımızın cenaze merasimlerine katılımcı sayısı, sekiz-on kişiyi geçmemiştir. Arkadaşlarımızın vefatını; telefon mesajıyla, Facebook ve Whatsapp sayfalarımızdan sizlere duyurmamıza rağmen, bu duyarsızlığın nedenini anlamış değilim. Vefat eden arkadaşımız sizin sınıfınızdan olmayabilir. Geçmişte beraber görev yapmamış, hatta tanışıklığınız olmayabilir. Ancak hepimiz devre arkadaşı değil miyiz? Bu bize yetmiyor mu? Muvazzaflık ve şimdi emeklilik yıllarımızda, ne zaman arkadaşlarımızla bir araya gelsek; Astsubaylar olarak, silahlı kuvvetler içinde bazı haklardan mahrum kaldığımız, hak ettiğimiz değerin verilmediğinden söz açılır. Değer bekleyen kişi; önce kendisine, sonra mesleğine ve meslektaşlarına değer vermeli ve saygı duymalıdır. Eğer bizler, kendi aramızda birlik ve beraberliği sağlayamamışsak, birbirimize yeterli sevgi ve saygıyı, dayanışmayı göstermiyorsak, başkasının değer vermesini nasıl isteyebiliriz? Bir arkadaşımızın cenaze merasiminde, acı ve tatlı gününde arkasında olamıyorsak, birlik ve beraberliğimizi ne zaman göstereceğiz? Bütün bu sitemlerime rağmen, bu konuda ki duyarlı arkadaşlarımıza da, teşekkürlerimizi ve sevgilerimizi sunuyorum. Özellikle Nuri Medine arkadaşımıza, ayrı bir paragraf açmak istiyorum. Önemli bir ameliyat geçirmesine rağmen, hastaneden taburcu olup, Hayati Türker arkadaşımızın cami ve mezarlıktaki cenaze merasimlerine katılmıştır. Rahatsızlığı dolayısıyla, doktorların evde istirahat etmesi tavsiyelerine rağmen, Rıza Bozdoğan arkadaşımızın cenaze merasimine iştirak etmiştir. Diğer vefalı bir arkadaşımız da, Ilgın/Konya’da ikamet eden devremiz Habip Arslan arkadaşımızdır. Konya ve civarında vefat eden arkadaşlarımızın cenaze merasiminde bulunduğu gibi, Alaattin GÜÇLÜ arkadaşımızın İzmir’deki cenaze merasimine katılmıştır. Gerçek dost ve arkadaşlar böyle günlerde belli olur. Hiç bir mazeret, bir arkadaşımızın cenaze merasiminde bulunmanızın önüne geçmemelidir. Mazeret öne sürmek kolaya kaçmaktır. Önemli olan zoru başarmaktır.

Zaman zaman Facebook ve Whatsapp sahifemizden, hasta arkadaşlarımız hakkında bilgi veriyoruz. Yatağa bağımlı, evden çıkamayan, huzur evlerinde kalan arkadaşlarımız var. Bu arkadaşlarımızı ziyaret ediyor ve yeterli ilgiyi gösteriyor muyuz? Ömrümüzün sonbaharını yaşıyoruz. Bir gün gelecek, hepimiz aynı duruma düşebiliriz. Bir arkadaşımızın ziyaretini dört gözle bekleyeceğimiz günler yakındır. O halde, ikamet ettiğimiz şehirlerdeki, ziyaret bekleyen arkadaşlarımızı ziyaret etmeyi ihmal etmeyelim. Onlara yeterli ilgiyi gösterelim.

Şu soruları hiç kendinize sordunuz mu? Sıkıntılı zamanlarınızda arayabileceğiniz ve dertleşebileceğiniz kaç kişiyi sayabilirsiniz? Haber vermeden, çal kapı evine gidebileceğiniz kaç arkadaşınız var? İhtiyacınız olduğunda, koşulsuz olarak borç alabilecek kaç dostunuz var? Cevaplarınız olumlu ise, işte o zaman kendinize güveniniz artar ve yaşamdan zevk alırsınız.Yaşam dostlukla güçlenir ve yaşamaya değer. Değilse, kendi içinize kapalı ve monoton bir hayat yaşamak, insanı ölüme daha da yaklaştırır.

Birlik ve beraberliğimizin, dostluğumuzun daha da ileriye gitmesi ümidiyle, hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
RIZA BOZDOĞAN ARKADAŞIMIZI DA SONSUZLUĞA UĞURLADIK

İzmir/Bostanlı’da ikamet eden arkadaşımız Rıza Bozdogan, bizlere ansızın veda etti. Ailesinden aldığımız haberlere göre; arkadaşımız 24 Ağustos günü öğleden sonra, evinin yakınındaki markete alıverişe gitmişti. Uzun bir süre dönmeyince, eşi ve çocukları merak etmiş ve cep telefonundan ulaşmaya çalışmışlar ancak telefonu açan olmamış. Bir müddet sonra, polis tarafından aranmış ve hastaneye kaldırıldığını haber almışlar. Hastaneye vardıklarında acil serviste müdahale altında olduğunu bildirmişler. Yapılan müdahale ve suni kalp masajlarına rağmen, arkadaşımız vefat etmiştir. Hiçbir rahatsızlığı olmadan, arkadaşımızın bu ani vedası, hepimizi yasa boğmuştur. 25 Ağustos Cumartesi günü, ikindi namazından sonra Bostanlı Beşikcioğlu Camiinde yapılan cenaze merasiminin ardından, Doğançay Mezarlığında defnedilmiştir.
Rıza arkadaşımız, Çorum’un Mecitözü kazasındandı. Astsubay Hazırlama Okulunda; Fransızca bölümlerinden olan 11 nci kısımda öğrenim görmüştür. Okul yıllarında da, zeki ve çalışkan, özellikle Matematik ve Fen derslerindeki başarılarıyla hepimizin takdirini kazanmıştı. Daha sonra Muhabere sınıfına seçilmiş ve Ankara Mamak Muhabere Okulunda eğitimine devam etmiştir. Devremizin seçkin kişilerinden olan arkadaşımız, mezuniyetten sonra Ankara’daki görevi esnasında Fransız Filolojisine devam etmiş ve üstün başarı ile bitirmiştir. Silahlı Kuvvetlerce yapılan Fransızca dil sınavlarını en yüksek puanla kazanarak, 1979-1982 Yılları arasında, Türkiye Roma Büyükelçiliğinde Askeri İdari Ataşe olarak görev yapmıştır. Kara Kuvvetlerinin çeşitli karargâh ve birliklerinde, başarılı görevler yapmış, emekli olduktan sonra da azimle ve yılmadan, okumaya ve tahsil yapmaya devam etmiştir. Tahsil yapmanın yaşının olmadığını ispat edercesine, emeklilik yıllarında da, İktisat ve Uluslararası İlişkiler fakültelerini bitirerek, gençlere örnek teşkil etmiştir. En son sulh hukuk mahkemelerindeki arabuluculuk kurslarını büyük bir başarı ile bitirmiş ve mahkemelerdeki arabuluculuk görevine başlamıştı.
Bu şekilde donanımlı ve bilgili bir arkadaşımızın kaybı, elbette ki çok üzücü olmuştur. Arkadaşımız ve eşi Emekli Öğretmen Züleyha Hanımefendi, kendileri gibi çocuklarını da çok iyi yetiştirmişlerdir. Oğulları Kanat Bozdoğan Bey, Çanakkale Üniversitesinin en genç Profesörlerindendir. Ne yapalım ki kaderin ve ölümün önüne geçilemiyor. Tüm devre arkadaşlarımız ve aileleri adına, arkadaşımızın sevgili eşi Züleyha Hanımefendiye, Oğlu Kanat Beye ve Kızı Sara Hanıma taziyelerimizi ve başsağlığı dileklerimizi sunarız. Hepimizin ve sevenlerinin başı sağ olsun. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Kendisini çok özleyeceğiz. Cenaze merasimine iştirak eden devre arkadaşlarımıza ve meslektaşlarımıza da takdir ve teşekkürlerimizi sunarız. Saygılarımızla.
Not: Arkadaşımızın eşinin ve çocuklarının Facebook sahifesi olmadığı için, başsağlığı dileklerinizi görmeleri mümkün değildir. Telefonla başsağlığı dileğinde bulunursanız daha makbule geçecektir.
Başsağlığı dilekleri için : Züleyha BOZDOĞAN 0536 257 4782

KOCA ÇINARDAN BİR YAPRAK DAHA KOPTU

İzmir/Bornova'da ikamet eden ve 1 Temmuz günü hayata gözlerini yuman arkadaşımız Hayati Türker'i de sonsuzluğa uğurladık. Hayati kardeşimizin, uzun bir süredir Alzheimer rahatsızlığı vardı. 2 Temmuz Pazartesi günü, Bornova Fidanlık Camiinde, öğle namazından sonra, birçok devre arkadaşımızın da katılımıyla, Askeri Merasimle Naldöken Köyü Mezarlığında toprağa verilmiştir.br> Hayati arkadaşımız, Isparta'nın Yalvaç ilçesindendi. Okulda 9 ncu Kısımda öğrenim görmüş ve Piyade sınıfına seçilmişti. Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı dahil, Kara Kuvvetlerinin pek çok mümtaz birliklerinde görev yapmıştır.
Tüm devre arkadaşlarımız ve aileleri adına, arkadaşımızın Sevgili Eşi Ayşe Türker Hanımefendi ve sevgili kızları Yelda, Duygu ve Yasemin Hanımlara ve diğer yakınlarına, bir kere daha, başsağlığı ve taziye dileklerimizi sunuyoruz. Acılarını yürekten paylaşıyoruz. Kendilerine Allah sabır versin. Arkadaşımızın emanetleri olarak bundan sonra da her zaman, sıkıntı anlarında, yanlarında olacağımızı bilmelerini isteriz. Sevgili arkadaşımıza da, Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Bu vesile ile daha önceden ebediyete uğurladığımız devre arkadaşlarımızı da, sevgi ve hasretle anıyoruz. Hepsinin ruhları şad olsun. Allah mekanlarını cennet eylesin.
Camide ve mezarlıkta yapılan cenaze merasimlerine iştirak eden devre arkadaşlarımız Şükrü Serper, Nuri Medine, Ülfet Karagöz, Mehmet Efe, Seyfettin Dinler, Halil Hashaslı, Erdoğan Özten, Hulki Cesur, Mehmet Atsız, Ali Duran, Mesut Aydemir' e de takdir ve teşekkürlerimizi sunarız. Özellikle de, bir kaç gün önce iki defa ağır bir akciğer ameliyatı geçirmesine rağmen, kendi isteği ile taburcu olan, camide ve mezarlıkta yapılan törenlere de bizzat katılan vefalı dost ve arkadaş Nuri Medine'ye, ayrı bir parantez açmak isterim. Hayatta, Nuri Medine gibi arkadaşınız ve dostunuz varsa hiç korkmayın. Kendisine de, bir kere daha geçmiş olsun ve acil şifalar dileklerimizi sunuyoruz. Dualarımız hep onunla olacaktır. Tez zamanda iyileşerek yine eskiden olduğu gibi, sağlık ve mutluluk içinde aramızda olacağına tüm kalbimizle inanıyoruz.
MUSTAFA ADIGÜZEL ARKADAŞIMIZI DA SONSUZLUĞA UĞURLADIK

Mezuniyetimizin Ellinci Yılını yaşadığımız bu günlerde bir arkadaşımız daha bizlere veda etti. Her ne kadar mevsim ilkbahar olsa da, bizler ömrümüzün sonbaharını yaşıyoruz. Sanki hazan mevsimi gibi, koca çınarın yaprakları birer birer dökülmeye devam ediyor.
Memleketi Ereğli/Konya’da ikamet eden arkadaşımız Mustafa Adıgüzel’i de sonsuzluğa uğurladık. Soyadı gibi, kalbi ve gönlü güzel, kadirşinas, sessiz ve sakin yaşamıyla hepimizin çok sevdiği arkadaşımız, aramızdan ansızın ayrılıp gitti.  Ani bir beyin kanaması sonucunda, Konya Numune Hastanesi Yoğun Bakım Servisinde tedaviye tabi tutulmuşsa da, birkaç günlük tedavinin ardından ne yazık ki kurtarılamamıştır.
Mustafa arkadaşımız, Astsb. Hazırlama Okulunda 5 nci Kısımda öğrenim görmüş ve Piyade sınıfına ayrılmıştır. Orduda ki görevi esnasında astlarına karşı gösterdiği sevgi ve yardımları ile herkesin gönlünde ayrı bir yer edinmişti. Vazifesine olan bağlılığı ile de her zaman amirlerinin takdirine mazhar olmuştur. Emekli olduktan sonra da çok sevdiği memleketi Ereğli/Konya’ya yerleşmişti.
Sevgili Musatafamız, 5 Mayıs 2018 Cumartesi günü, Ereğli’de evinin yakınında bulunan Zanbasan Camiinde, öğle namazından sonra yapılan cenaze merasimiyle sonsuzluğa uğurlanmıştır. Arkadaşlarımız Aslan Dönmez ve Habip Arslan da bizleri temsilen cenaze merasiminde hazır bulunmuşlar ve ailesine başsağlığı dileklerimizi iletmişlerdir. Kendilerine takdir ve teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Tüm “Kara Altmışsekiz” aileleri adına, arkadaşımızın geride bıraktığı sevgili eşi Kadriye Hanıma, kızlarına ve tüm sevenlerine taziyelerimizi ve başsağlığı dileklerimizi sunarız. Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun. Sonsuzluğa uğurladığımız tüm devre arkadaşlarımızı da, bir kere daha sevgi ve hasretle anıyoruz. Ruhları şad olsun.
2018 YILININ İLK KAYBINI VERDİK
cen
Mehmet Zeybek arkadaşımızı da sonsuzluğa uğurladık. Çınardan bir yaprak daha düştü. Hepinizin malumu olduğu gibi arkadaşımız, iki yıl önce kalp krizi geçirmiş ve kalp masajı yapılarak hayata döndürülmüştü. Ancak, ilk müdalede geç kalındığı için, beyine kan pompalanması durmuş ve beyin hücrelerinde hasar meydana gelmişti. Uzun süre Dokuz Eylül Tıp Fakültesi Hastanesinde tedavi görmüş ve daha sonra da, Balçova’daki özel bir hasta bakım evine nakil edilmişti.
Mehmet arkadaşımız;  sevecen tavırları, her zaman gülümseyen yüzü ve dostça davranışları ile çok sevdiğimiz bir arkadaşımızdı. Denizli’nin Çal ilçesinde doğup, büyüdü. Astsubay  Sınıf Hazırlama Okulunda, 8 nci kısımda öğrenim görmüş ve piyade sınıfına seçilmişti. Kara Kuvvetlerimizin çeşitli birlik ve karargahlarında görev yaptıktan sonra, İzmir Ege Ordusu’ndaki görevinden sonra emekli olmuş ve İzmir’e yerleşmişti. Düzenli spor yapar, dostları ile tenis ve pinpon oynamaktan büyük zevk alırdı.
Rahmetli arkadaşımız sosyal bir kişiliğe sahipti. Geçmiş yıllarda, Narlıdere TEMAD Şubesi Yönetim Kurulunda da görev almıştı. Sevenleri ve tanıdıkları, onu ve ailesini, son yolculuğunda yalnız bırakmadılar. İzmir’de ikamet eden devre arkadaşlarımızdan birçoğu da cenaze merasiminde hazır bulundular.
Tüm devre arkadaşlarımız ve aileleri adına eşi Canan Hanıma, oğullarına ve yakınlarına taziyelerimizi ve başsağlığı dileklerimizi sunuyoruz. Acılarını gönülden paylaşıyoruz. Sevgili arkadaşımıza da Allahtan rahmet diliyoruz. Mekanı cennet olsun. Hepimizin başı sağ olsun.
                                       
SARIKAMIŞ HAREKÂTINI ANARKEN
cen
Zaferlerle dolu Türk tarihindeki en dramatik olaylardan biri, 22 Aralık 1914-09 Ocak 2015 sürecinde vuku bulan başarısız Sarıkamış Harekâtıdır. En başta Enver Paşa olmak üzere; kahramanlık sevdasına düşen bazı komutanlar, gerek askeri, gerekse mevsimsel şartları düşünmeden on binlerce vatan evladının donarak ölmelerine neden olmuştur. Hatırlayacağınız gibi bu acı olay, her yıl çeşitli etkinliklerle anılmaktadır. Bizim de ufacık bir katkımız olsun diye, devre arkadaşımız İsmail Özdinç’in bu konudaki şiirini paylaşmayı düşündük.
Arkadaşımız; Ocak 2013’te, Sarıkamış’ta Tabur Komutanı olan oğlunu ziyareti sırasında, bölgedeki etkinliklerden ve yaptıkları gezilerden esinlenerek bu şiirini kaleme almıştır. Bu duygusal şiir için kendisine teşekkür eder, başka şiirlerini de dört gözle bekliyoruz. Saygılarımızla.
SARIKAMIŞ ŞEHİTLERİNE
Çıktım Sarıkamış dağlarına,
Baktım şehitler diyarına.
Şehitlerimizi düşünürken,
Kapıldım ilham kaynağına.

Sarıkamış’ın sarıçamları,
Canlandırıyor altında yatanları.
Uğruna feda olmuştur,
Doksan bin vatan evlatları.

Sarıkamış’ın dağları,
Yüz seksen santimdir karları.
Her zaman hatırlamalıyız,
Burada kefensiz yatanları.

Karda, buzda dondular,
Kurda, kuşa yem oldular.
Canları pahasına,
Bu vatanı korudular.

Ruhları şad olsun.
Kabirleri cennet olsun.
Binlerce şehitlerimiz,
Hepimize örnek olsun.

Ey Sarıkamış, Sarıkamış,
Doksan bin can almış.
Vatanseverler sayesinde,
Dünyaya ün salmış.

Soğuğuyla tanınır,
Şehitleriyle anılır.
Türk tarihine,
Kefensizler diye yazılır.

İsmail Özdinç
24 Ocak 2013/Sarıkamış
2017 YILI İSKENDERUN/ARSUZ ULUÇINAR BULUŞMAMIZ
cen
Geleneksel hale gelen devre arkadaşlarımızla yıllık buluşmamızı, 28 Ekim-06 Kasım tarihleri arasında Deniz Kuvvetleri Komutanlığının İskenderun/Arsuz Ulu Çınar Kampında gerçekleştirdik. Buluşmamıza otuz beş devre arkadaşımız eşleriyle birlikte katıldılar.
Her zaman olduğu gibi, buluşmamızın başlangıcında arkadaşlarımızla tanışma çayı toplantısı düzenledik. Çay toplantımıza, o bölgede ikamet eden Halil Yamacı, Remzi Can ve Arif Gülşen arkadaşlarımız da katılarak bizleri sevindirdiler. Kendilerine teşekkür ederiz.
Osmaniye’de ikamet eden ve hepimizin de yakından tanıdığı, Osmaniye Gaziler Derneği Başkanlığını ve pek çok sosyal kurumlarda görev yapan; misafirperver, alicenap ve dost canlısı, Kıbrıs Gazisi Halil Yamacı arkadaşımız, tanışma günümüz için Osmaniye’den özel olarak yapıp getirdiği yöresel Kömbe kurabiyeleri, torba torba Osmaniye yer fındığı, kasalarla mandalina ve Trabzon Hurması ile bizleri ihya etmiştir. Getirdiği yiyecekleri kamptaki askerlere de dağıttığımız halde yine de bitiremedik. Kampın bitişinden önce bir kere daha bizleri ziyarete gelmiş, ayrıca kamptan dönüşümüzde, memleketi Osmaniye de bizleri misafir etmiş ve yörenin tarihi ve piknik yeri, alabalık çiftliği Kaynargöz  bölgesinde ağırlamıştır. Kendisine bir kere daha tüm devre arkadaşlarımız ve eşleri adına teşekkürlerimizi ve sevgilerimizi sunuyoruz. Sağ olsun, var olsun.
Buluşmamıza ilk defa katılan Afyon /Sultandağ, Dereçine kasabasında ikamet eden, İsmail Özdinç, arkadaşımız da, tanışma toplantımızda ve bir araya geldiğimiz masa başlarında, okuduğu ve kendi yazdığı şiirleri ile bizleri duygulandırmıştır. Ayrıca tüm devre arkadaşlarımızı, Konya-Afyon Yolu üzerinde bulunan, kirazı ve vişnesi ile meşhur, halen ikamet ettiği Dereçine Kasabasındaki Evine davet ettiğinin iletilmesini istemiştir. Arkadaşlarımızı ve eşlerini misafir etmekten onur duyacaklarını ifade etmişlerdir. Nitekim, kamp dönüşünde Dereçine’den geçen arkadaşlarımıza, olağanüstü misafirperverlik ve alicenaplık göstererek evlerinde ağırlamışlardır. Kendisine ve eşi Zeynep Hanımefendiye gösterdikleri zarif tavır ve samimi misafirperverlik için teşekkür ederiz. Arkadaşımızın  şiirlerini, Facebook sahifemizde ve “68karaastb.org” web sitemizde yayınlamaktan onur duyacağımızı bildirmek isterim.
Okuldan hepimizin yakından tanıdığı Hüseyin Can arkadaşımız da, gerek kamp günlerimiz de ve yaptığımız gezilerde, yaptığı şakalar ve fıkralarla grubumuzun neşe kaynağı olmuştur.  Dörtyol’daki kendi  bahçesinden toplayıp getirdiği mandalinlerden de bizlere ikram da bulunmuştur. Kendisine ve eşi Mihriban Hanımefendiye teşekkür ederiz.
Bir teşekkür ve takdir de;  Konya/Ereğli’de ikamet eden Aslan Dönmez arkadaşımıza yapmak isteriz. Geçen yılki buluşmamız İzmir/Ilıksu Kampındaki çektirdiğimiz toplu resmi, bez bir panoya, “KARA68 VE EŞLERİ HOŞGELDİNİZ”  pankartı yaptırmıştır. Panoyu kampın girişine astık ve takdirle karşılandı. Hep sağlıklı ve mutlu ol sevgili pehlivan.
Kampla ilgili tahsis ve yazışmaları Kuvvet Komutanlıklarından takip eden ve buluşmamızın organizasyonunda büyük emeği geçen Celal Kılıç arkadaşımıza da, toplantıya katılan tüm arkadaşlarımız ve eşleri adına takdir ve teşekkürlerimizi sunarız.
Elbette ki, yukarıda bahsettiğim arkadaşların haricindeki tüm devre arkadaşlarımız ve eşleri hanımefendilerin de, çok değerli olduklarını, hepsinden burada bahsetmeye kalkarsak sahifeler in yetmeyeceği şüphesizdir. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyor, saygılar sunuyoruz.
Kamp süresince havaların kısmen yağışlı olması nedeniyle, denize girme imkanı kısıtlı olmuştur. Zaten bizim amacımız da arkadaşlarla bir araya gelmek ve bölgeyi gezmek ve tanımaktı. Böylece, ayrı ayrı günlerde arkadaşlarımızla birlikte gurup olarak; İskenderun, Samandağ, Hatay, Maraş ve Gaziantep’e geziler düzenledik. Bölgenin tarihi ve turistik yerlerini gezme imkanı bulduk. Bu kadar kısa bir zaman da, böyle güzel ve kebapları ve tatlıları ile meşhur bölgeyi gezmek biraz yorucu olsa da, umarım ki  arkadaşlarımız memnun kalmıştır.
Arkadaşlığımız ve dostluklarımız ilelebet devam edecek olsa da, kampın son günün de düzenlediğimiz toplu bir yemekten sonra arkadaşlarımızla vedalaştık. İnşallah gelecek yıl, sivil bir tesiste, muhtemelen Antalya’da, mezuniyetimizin ellinci yılını hep birlikte coşku ile kutlarız. Bu vesile ile tüm devre arkadaşlarımızı ve ailelerini şimdiden davet ediyoruz. Gelişmeleri mesaj ve Facebook sahifemizden sizlere duyurmaya devam edeceğiz.
Buluşmamızla ilgili fotoğraflardan bazılarını aşağıda bulacaksınız. Ayrıca, Facebook sahifemizin; Fotograflar/Albümler/İskenderun Arsuz Uluçınar Kampı Albümünü tıkladığınızda, daha çok resimleri bulabilirsiniz.
Bir kere daha hepinize sevgi ve saygılar sunuyor, sağlıklı günler diliyoruz. Mutlu günlerde görüşmek üzere.
MEHMET AKAR ARKADAŞIMIZ DA ARAMIZDAN AYRILDI
cen
Memleketi Ilgın/Konya'da ikamet eden arkadaşımız, 06 Kasım 2017 günü ikindi namazından sonra yapılan cenaze töreni ile sonsuzluğa uğurlanmıştır. Rahmetli arkadaşımız, Astsubay Hazırlama Okulunda; Fransızca Kısımlarından olan 10 ncu Kısımda öğrenim görmüş ve daha sonra Muhabere sınıfına seçilerek Silahlı Kuvvetlerin çeşitli birliklerinde görev yapmıştır.

Rahmetli arkadaşımız, bir kaç yıl önce açık kalp ameliyatı olmuş, bunun yanında mustarip olduğu şeker hastalığı böbreklerini de etkilemiştir. Kaldırıldığı Konya Numune Hastanesinde Organ yetmezliğinden Hakkın rahmetine kavuşmuştur.

Tüm devre arkadaşlarımız adına, eşi Günay Hanıma ve evlatlarına ve yakınlarına taziyelerimizi ve başsağlığı dileklerimizi sunarız. Rahmetli arkadaşımıza da Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun.

Bizleri temsilen cenaze töreninde hazır bulunan arkadaşlarımız Habip Arslan, İbrahim Bakım ve Ramazan Mangır arkadaşlarımıza da takdirlerimizi ve sevgilerimizi sunuyoruz.
SABRİ GÖRÜK ARKADAŞIMIZI DA KAYBETTİK
cen
Beyin kanaması nedeniyle, 30 Ocak 2017 tarihinden beri, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde tedavi görmekte olan devre arkadaşımız Sabri Görük, sekiz ay gibi uzun bir süre yoğun bakım servisinde kaldıktan ve iki defa beyin ameliyatı geçirdikten sonra, 13 Ekim günü Hakkın rahmetine kavuşmuş, 14 Ekim günü, Bornova Fidanlık Camiinde, ikindi namazı sonrası yapılan cenaze merasiminden sonra Doğançay Mezarlığına defnedilmiştir.
 Her zaman güler yüzü, gamsız tavırları ve kalender duruşuyla hepimizin yakından tanıdığı Sabri arkadaşımız, Konya/Bozkır Kazası Karacaardıç köyündendi. Üç kız ve iki erkek beş kardeşin en büyüğü idi. Tüm kardeşlerinin yetişme ve tahsil dönemlerinde büyük emekleri geçmiştir. Ankara’da görev yaptığı sırada, erkek kardeşine maddi ve manevi destek vererek ve bizzat kendi evinde konaklamasını sağlayarak, üniversiteyi bitirmesine yardım etmiş ve kardeşi Fizik Öğretmeni olarak askeri okullarda ve Harp Okulunda Subay öğretmenlik yapmış ve Albaylıktan emekli olmuştur. Gamsız gibi gördüğümüz Sabri Kardeşimizin, içinden hangi fırtınalar koptuğunu ve nasıl bir çileli çocukluk geçirdiğini çok yakından tanıdığı dostları hariç kimse bilmezdi.
Sabri Arkadaşımız, Astsb.Hzl.Okulu Birinci Sınıfta iken Fransızca bölümü 12 nci Kısımda, ikinci sınıfta ise 11nci kısımda öğrenim görmüştür. Ulaştırma sınıfının çeşitli birliklerinde görev yaptıktan sonra 1993 yılında emekli olmuştur. Emekli olduktan sonra, İzmir/Bornova’ya yerleşmiş ve Emlak Müşavirliği Bürosu açmıştır. Girişimci kabiliyeti ve cana yakın tavrıyla Emlak Müşavirliğinde de çok başarılı bir kariyer yapmış ve geniş bir çevre ve dost gurubu edinmiştir.
Arkadaşımızı sonsuzluğa uğurlarken, gerek camide gerekse mezarlıktaki merasimlere iştirak eden ve acılı ailesine destek olan devre arkadaşlarımız Şükrü Serper, Ülfet Karagöz, Hanifi Kılıç, Nuri Medine, Ferruh Ertan,Turan Şahbaz, Ahmet Akgün,Şerafettin Acar, Bedrettin TAN, Mehmet Çağlar, Bülent Gürkan,  İhsan Karaduman, Alaattin TOP,  Erdal Karaduman, Erdoğan Özten, İsmail Taşel, Hanifi Iğdır, Neşet Kurt, Halil Haşhaşlı, Hasan Ciritçi, Mehmet Gönülal, Namık Büyükköprü, Ahmet Keşçi, Rıza Bozdoğan, Ahmet Sıkılı, Yücel Çelik’e, mesajla ve telefon ederek başsağlığı dileklerini bildiren tüm devre arkadaşlarımıza, rahmetli Sabri’nin yakınları ve ailesi adına teşekkür eder iz. Sağ olun var olun. Dostluk ve arkadaşlık böyle günler içindir.
Rahmetli arkadaşımıza Allahtan rahmet diliyor, tüm devre arkadaşlarımıza ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz. Mekanı cennet olsun. Eşi Nevin Hanıma, oğulları Murat ve Serkan Beylere tüm devre arkadaşlarımız adına başsağlığı ve taziye dileklerimizi sunarız. Allah kendilerine sabır versin. Bu vesile ile ebediyete uğurladığımız diğer devre arkadaşlarımızı da bir kere daha sevgi ve hasretle anıyoruz. Hepsinin ruhları şad olsun.
                                       
1974 KIBRIS BARIŞ HAREKATI ŞEHİT VE GAZİLERİMİZE SELAM OLSUN
cen
20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekatının üzerinden tam 43 yıl geçti. Maalesef, bir çok milli bayram günlerimiz gibi, bu başarılı harekatın yıldönümünde de yeterli anma ve kutlamaların yapılmadığına şahit olmaktayız.Halbuki güç şartlarda yapılan ve kahramanlık destanlarının yazıldığı o zor günlerde, 498 vatan evladı canlarını seve seve feda etmiştir. Bu vesile ile,vatan mücadelesi için canlarını feda eden şehitlerimizi ve başta Ulu Önder Atatürk olmak üzere, ebediyete intikal eden gazilerimizi bir kere daha şükran ve minnetle anıyoruz. Ruhları şad olsun. Hayatta bulunan gazilerimize de sağlıklı ve mutlu günler dilerken, kendilerine saygı ve şükran duygularımızı sunuyoruz.
1974 Temmuzunda Kıbrıs Barış Harekatına karar verilmesi ile birlikte, komando birliklerinde görev yapan devre arkadaşlarımız ve komando eğitimi almış ancak diğer birliklerde görev yapanlar 24 saatlik tayin emri ile, harekata iştirak edecek birliklere intikal ettiler. Kıbrıs Harekatında şehit olan devre arkadaşımız rahmetli Cemal YURDUNGÜZEL'de, Kıbrıs Türk Alayındaki görevini müteakip atandığı Bolu Dağ ve Komando Tugayı 1 nci Taburla harekata katılmıştır. Rahmetli arkadaşımız gerek okul yıllarında, gerekse görev yaptığı birliklerde tüm personel tarafından sevilen ve takdir edilen bir kişiliğe sahipti. Ne mutlu O'na ki, şehitlik mertebesine ulaşarak Allahın rahmetine ve sevgili peygamberimizin şefaatine erişmiş oldu.
Şehit Arkadaşımız Cemal'in, Eğirdir Komando Kursunda ve Kıbrıs Harekatında beraber olduğu Gazi Arkadaşımız Ali Zevit'in hatıra defterine yazdığı Anekdotu, Ali arkadaşımız, yayınlanması için bize göndermiştir. Bu duygusal anı ve fotograf için kendisine teşekkür ediyor, sevgilerimizi sunuyoruz. Kahraman şehit ve gazilerimizin, Türk milletinin kalbinde ayrı bir yeri vardır ve olmaya devam edecektir. Saygılarımızla.
REMZİ POLAT ARKADAŞIMIZI KAYBETMENİN ÜZÜNTÜSÜ İÇİNDEYİZ
cen
Antalya'da ikamet eden Remzi POLAT arkadaşımız, 11 Nisan günü vefat etmiş ve aynı gün ikindi namazından somra sonsuzluğa uğurlanmıştır. Hepimizin bildiği gibi, Remzi arkadaşımız gerek talebelik yıllarında, gerekse meslek yaşamında hepimiz tarafından sevilen ve sayılan simge isimlerdendi. Kendisi Şarkışla/Sivas doğumlu olup, Piyade sınıfındandı.Ankara Anıtkabir Muhafız Birlik Komutanlığı ve yine İstanbul'da bu birliğe bağlı birliklerde görev yapmış, Anıtkabir ziyaretlerimizde her zaman güler yüzü ile bizlere misafirperverlik göstermiştir.Tüm devre arkadaşlarımız adına ailesine ve yakınlarına taziyelerimizi ve başsağlığı dileklerimizi sunarız. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun.Hepimizin başı sağ olsun.
Rahmetli arkadaşımızın sonsuzluğa uğurlanışında, Antalya'da ikamet eden devre arkadaşlarımızda hazır bulunmuşlar, ailesinin ve yakınlarının acılarını paylaşmışlardır. Cenaze merasimine iştirak eden arkadaşlarımız Seyit Karakaya, Ali Zevit, Kemal Bal, Selçuk Girgin, Yücel Çelik, Ahmet CURUK, Emin ACAR, Ahmet EVMEZ,Asım VURAL, Mehmet TURAN, Mehmet DEMİREL, Naci AKYÜZ ve isimlerin tespit edemediğimiz diğer arkadaşlarımıza bu duyarlı tavırları için taktirlerimizi ve teşekkürlerimizi sunarız. Elbetteki arkadaşlık ve dostluklar böyle günler içindir. Acılar paylaşıldıkça azalır, sevinçler paylaşıldıkça çoğalır.
Bu vesile ile daha önceden ebediyete uğurladığımız devre arkadaşlarımızı da, bir kere daha hasret ve sevgi ile anıyoruz. Ruhları şad olsun. Mekanları cennet olsun.
DEVRE ARKADAŞLARIMIZIN 2017 YILI TEKİRDAĞ BULUŞMASI
cen
Sizlere daha önce duyurduğumuz gibi, devre arkadaşlarımızın 2017 Yılı Tekirdağ Buluşması 8 Nisan Cumartesi günü Tekirdağ Polisevinde yapılmıştır.Buluşmamıza Derviş Ekinci (Tekirdağ), Şükrü Serper(İzmir), Beyazıt Kılıç (Manisa),Hikmet Özkan(Gelibolu), Halil Yurtsever (Gelibolu),Hasan Ön(Edirne), Mevlüt Çelik(Edirne),Nazım Bayazıt (Edirne), Mustafa Temel (Çorlu),Hüsamettin Özzade(Keşan), Durmus Olmez(İstanbul), Ramazan Gökçay(İstanbul), Selim Kavak(İstanbul) ve eşleri katılmışlardır.
Buluşmamız; Derviş Ekinci arkadaşımızın açış konuşmasıyla başlamış, devre arkadaşlarımızın okul yıllarımıza ait anlatıları,bizleri öğrencilik yıllarımıza geri götürmüştür. Rahmetli Hasan Hisarardınlı ve Celal Kılıç arkadaşımızdan sonra, yeni bir şair arkadaşımızın varlığı bizleri sevindirdi. Arkadaşımız Durmuş ÖLMEZ'in kendi yazdığı ve okuduğu şiirler bizleri duygulandırmıştır.Uzak yakın demeden buluşmamıza katılan devre arkadaşlarımıza ve eşlerine teşekkür ederiz.
Bu organizasyonun mimarı, Derviş EKİNCİ arkadaşımıza ve sevgili eşi Hatice Hanıma çok teşekkürlerimizi sunyoruz.. Derviş arkadaşımız, kendi çiftliğindeki serada yetiştirdiği marullardan arkadaşlarımıza hediye ederek, bir başka alkışı hak etmiştir. Kendisine çiftlik yaşamında başarılar diliyoruz.
Buluşmamıza katılan davre arkadaşlarımız, tüm devre arkadaşlarımıza selam ve sevgilerinin iletilmesini istemişlerdir. Dayanışma ve birliğimize verdikleri katkılar için, biz de kendilerine ve saygı değer eşlerine teşekkür ediyoruz. Bir başka buluşmada tekrar görüşmek üzere tüm devre arkadaşlarımıza sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz.
                                       
DEVRE ARKADAŞLARIMIZIN 2017 YILI ANKARA BULUŞMASI
cen
Geleneksel hale gelen, Devre arkadaşlarımızın 2017 Yılı Ankara "Hasret Buluşması", 14 Şubat Sevgililer Gününde, Tandoğan Orduevinde gerçekleştirilmiştir. Arkadaşlarımızla yaptığımız sohbetler ve canlı müzik eşliğindeki akşam yemeği etkinliği, hatıralarımızda unutulmayacak anılar olarak kalacaktır.
Toplantıya; Ankara’da ikamet eden arkadaşlarımızdan Celal Kılıç,TC Gazi Ahmet Sözer,İbrahim Erden,Osman Evren,Ahmet Arslan,Abdurrahman Aydoğdu,Haydar Göktaş,Mehmet Ali Duzgun,Musa Guresci,Hüseyin Sicim,TC Hüseyin Gökçe,Ahmetnazif Erdoğan,Seyfi Öztürk,Yaşar Yıldız, İsmail PAMUKCU, Bayram TOPÇU, Bekir BALLI ve aileleri katılmışlardır. Ayrıca, Konya/Ereğli’den gelen Aslan Dönmez, İzmir’den gelen TC Ömer Faruk Esen, Denizli’den gelen Mustafa Ibiş arkadaşlarımıza ve eşlerine de, uzak yakın demeden, katılıma gösterdikleri ilgi ve dayanışma için teşekkür ederiz.
Birçok devre arkadaşlarımızla yıllar sonra bir araya gelmekten çok mutlu olduk. Yemekten önce,arkadaşlarımızla sohbet etme imkanı bulduk. Canlı müzik eşliğinde, can dostlarımız arkadaşlarımız ve eşleriyle yaptığımız bu yemekli toplantıya katılan arkadaşlarımız, bu tür toplantıların daha sık yapılmasının birlik ve beraberliğimizin pekiştirilmesine olumlu katkıları olacağını vurgulamışlardır. Bu nedenle, gelecek toplantılarımızda daha çok devre arkadaşlarımızı aramızda görmek, bizleri mutlu kılacaktır. Buluşmaya katılan devre arkadaşlarımız, tüm devre arkadaşlarımıza selam ve sevgilerinin iletilmesini istemişlerdir.
Gelecek günlerde yeni toplantılarda buluşma dileğiyle, bu güzel geceyi organize eden Celal KILIÇ arkadaşımıza, emeği ve özverili çalışmaları için bir kere daha teşekkür ederiz. Tüm devre arkadaşlarımıza ve dostlarımıza selam ve sevgilerimizle.
                                       
DEVRE ARKADAŞIMIZ MEHMET CAN'I KAYBETTİK

Muhabere sınıfından arkadaşımız Mehmet CAN, memleketi Lapseki/ÇANAKKALE’de vefat etmiştir. Ailesinden aldığımız bilgilere göre bir süredir Alzheimer rahatsızlığından muzdaripti. Devre arkadaşlarımız adına, aile fertlerine ve yakınlarına başsağlığı dileklerimizi sunarız. Merhum arkadaşımıza da Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun. Ebediyete uğurladığımız tüm devre arkadaşlarımızı da sevgi ve hasretle anıyoruz. Ruhları şad olsun.
Başsağlığı dilekleri için arkadaşımızın oğlu Hakanı arayabilirsiniz.
Hakan CAN: 0532 464 47 43
ŞEHİDİN BABASI
cen
ŞİİRİ OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
ILIKSU/ İZMİR BULUŞMAMIZ
cen
Ilıksu/İzmir Kampındaki sonbahar buluşmamıza, yurdumuzun çeşitli illerinden gelen 27 arkadaşımız ve aileleri katılmıştır. 17 Ekim Pazartesi günü düzenlediğimiz Tanışma Çayımıza İzmir'de ikamet eden arkadaşlarımızdan TC Ömer Faruk Esen, Halil Haşhaşlı, Hanifi Iğdır, Turan Şahbaz, Mehmet Efe, Bedrettin TAN, Rıza BOZDOĞAN, Bülent Gürkan, ve eşleriyle birlikte olmaktan mutluluk duyduk. Rahmetli Şenel ERDEM arkadaşımızın eşi Zeynep Hanımın da, tanışma çayımızda bizimle birlikte olmasından onur duyduk. Hem tanışma çayımızda, hem de 21 Ekim Cuma günü düzenlediğimiz müzikli akşam yemeğinde, bizlerle birlikte olan arkadaşlarımızdan başta onursal başkanımız ve şefimiz Abdurrahman Olmuşçelik, Ülfet Karagöz, Sami Yavuz, Ferruh ERTAN Nuran Ertan Kaddur, Sabri GÖRÜK ve eşleri hanımefendilere teşekkür ederiz. Şereflikoçhisar'dan, kampa bizleri ziyarete gelen Bando Şefimiz Fikri Altındağ arkadaşımıza da ayrıca teşekkür ederiz.
Kampın ilk günlerinde havanın rüzgarlı olması nedeniyle denizden faydalanma imkanı kısıtlı olsa da, arkadaşlarımız kamptaki sıcak su kaplıcasından istifade ederek ve çevreye düzenlenen turlara katılarak günlerini değerlendirdiler. Kampa katılan bazı arkadaşlarımızla daha önceki buluşmalarımızda beraber olmakla birlikte, bazı arkadaşlarımız ve eşleriyle yarım yüzyıl sonra karşılaşmanın mutluluğunu yaşadık. Zaten bu buluşmalarımızı düzenlememizin amacı da bu değilmidir? Geçmişteki dostlukları ve arkadaşlıklarımızı tekrar yadetmek ve yeniden canlandırmaktır.
Buluşmamıza katılan arkadaşlarımız; Şükrü Serper, Celal Kılıç, Haydar Göktaş,Beyazıt Kılıç, Hüseyin Sicim, Ömer Gönülal, Hayati Duman, Aslan Dönmez, Nevim Ahmet Sıkılı, Mustafa Ibiş,Emine Ibiş, Mustafa Adigüzel, Abdurrahman Aydoğdu,Gülten Can,Hüseyin Gökçe,Muzaffer Çelik,Ahmet Arslan,Ahmet Kesc,Seyfi Öztürk,Ali Ihsan Çetinkaya,Halil Yurtsever,Erdoğan Özten,Çetin Kırbıyık,İbrahim Erden,Hakan Hilmi Kavaklıoğlu,Suna Kavaklıoğlu, İbrahim ERSEN, Nazmi AYAN ve eşleri hanımefendilere buluşmamıza katıldıkları, dayanışma, birlik ve beraberliğimize verdikleri katkılar için ayrıca teşekkür ederiz. İnşallah gelecek yıllardaki buluşmalarımızda, daha çok devre arkadaşlarımızla birlikte olacağımıza inanıyoruz. Tüm devre arkadaşlarımıza sevgi ve saygılarımızı sunarken, ebediyete intikal eden arkadaşlarımızı da sevgi ve hasretle anıyoruz. Ruhları şad olsun.
Sevgi ve Selamlarımızla.                                         
DEVRE ARKADAŞLARIMIZIN İZMİR BULUŞMASI
cen
İZMİR, devre arkadaşlarımızın en çok ikamet ettiği illerden birisidir. Bahar geldiğinde, pek çok arkadaşımız yazlıklarına veya memleketlerine gitmektedirler. Arkadaşlarımız İzmir’den ayrılmadan önce bir araya gelerek geçmişteki anılarımızı yeniden yaşamak, dostluklarımızı tazelemek, dayanışma ve birliğimizi daha da geliştirmek için neler yapabileceğimiz hususunda, arkadaşlarımızın görüşlerini almak için Bornova Askeri Gazino’da, 08 Mart Salı günü yaptığımız sohbet toplantımıza otuz beş devre arkadaşımız katılmıştır. Gelecek yıllarda yapacağımız toplantılarımızın daha da kalabalık olacağına inanıyoruz.
Toplanmamıza vesile olan ve organizasyonunda emeği geçen Ömer Faruk ESEN arkadaşımıza bir kere daha teşekkür ederiz.
Toplantıda; tasada ve neşe de beraber olmamızın önemi vurgulanmış, gerektiğinde hasta arkadaşlarımızı ve ailelerini hastane de veya evlerinde ziyaret etmenin, arkadaşlarımızın gerek kendileri gerekse yakınlarının vefatında cenaze merasimlerine katılmanın ve acılarını paylaşmanın çok önemli olduğu belirtilmiştir. Eğer katılmak mümkün olmuyorsa; hiç olmazsa telefonla hastalara geçmiş olsun, vefatlarda başsağlığı dileğinde bulunmak dostluğumuzun ve arkadaşlığımızın gereğidir. Acılar paylaşıldıkça azalır, sevinçler paylaşıldıkça çoğalır. Devre arkadaşları olarak bizlerin de, herhangi birimizin neşesine de, kederini de paylaşmamız çok önemlidir.
2016 Yılı Faaliyetlerimiz içinde olan, 24 Mayıs-02 Haziran Side/Antalya ve 15-24 Ekim Ilıksu/İzmir Toplu Kamp müracaatımız arkadaşlarımıza duyurulmuş, tahsis yazısı geldikten sonra tekrar sizlere bildirilecektir.
Toplantımız için gerek facebook sahifemizden, gerekse telefonla iyi dileklerini bildiren diğer şehirlerdeki arkadaşlarımızın mesajları okunmuş, biz de kendilerine teşekkür ediyor, selam ve sevgilerimizi iletiyoruz.
Web Sitemizin Yıllık Aidatı, haberleşme ve iletişim, hasta ziyaretinde çiçek ve cenazelere devre arkadaşlarımız adına çelenk gönderilmesi ve diğer giderler için arkadaşlarımız kendi aralarında 925 TL. toplamışlar ve yönetim kuruluna teslim etmişlerdir. Arkadaşlarımızın bu düşünceli davranışları ve nezaketleri için teşekkür ederiz.
Özellikle Ferruh ERTAN arkadaşımızın anlattığı okul anıları ve diğer katılanların müşterek hatıraları toplantıya katılan arkadaşlarımıza hoşça vakit geçirmelerini sağlamıştır. Ebediyete uğurladığımız devre arkadaşlarımız da, hasretle yad edilmiştir. Ruhları şad, mekanları cennet olsun.
Buluşmamıza katılan aşağıda isimleri yazılı arkadaşlarımız, tüm devre arkadaşlarımıza selam ve sevgilerinin iletilmesini istemişlerdir. Toplantıya katılan arkadaşlarımız; Abdurrahman OlmuşçelikŞükrü SerperÜlfet Karagöz, Ömer Faruk Esen,Nuri Medine,Ihsan Karaduman İsmail Taşel,Hulki Cesur,Hanifi Kilic,Şerafettin Acar ,Ali Duran,Erdoğan Özten,Çetin Kirbiyik,Seyfettin Dinler,Ahmet Kesci,Bülent Gürkan,Mehmet Erhan,, Turan ŞAHBAZ, Ali KARABABA, Hüseyin ÖZTUNÇ, Ferruh ERTAN, Alaattin TOP, Mustafa KARAKUŞ, Akgül TORUN, Bedrettin TAN, Mehmet ZEYBEK, Mehmet ÇAĞLAR, Sabri GÖRÜK, Halil HAŞHAŞLI, Hüseyin DEMİR, Rıza BOZDOĞAN, Ali SAHTİYANCI, Hanifi IĞDIR, Ziya KARATAŞ, Mustafa KARATAŞ. Birlik ve beraberliğimize katkıları için, toplantıya katılan arkadaşlarımıza teşekkür ederiz. Tüm devre arkadaşlarımıza selam ve sevgiler.                                         
DEVRE ARKADAŞLARIMIZIN ANKARA "HASRET BULUŞMASI"
cen
Daha önce sizlere duyurduğumuz gibi, geleneksel hale gelen devre arkadaşlarımızın Ankara "Hasret Buluşması", 17 Şubat Çarşamba günü akşamı Etiler Orduevinde yapılmıştır.
Toplantıya 24 devre arkadaşımız eşleriyle birlikte 49 kişi olarak katılmıştır. Birçok devre arkadaşlarımızla yıllar sonra bir araya gelmekten çok mutlu olduk. Buluşmaya katılan devre arkadaşlarımız, tüm devre arkadaşlarımıza selam ve sevgilerinin iletilmesini istemişlerdir.
Dayanışmamıza ve dostluğumuzun devamı için, uzak yakın demeden, çeşitli şehirlerden gelerek buluşmamıza katılan arkadaşlarımıza ve ailelerine teşekkür ederiz.
Toplantıyı organize eden Celal KILIÇ arkadaşımıza bir kere daha teşekkür eder, gelecek buluşmalarımızda daha çok arkadaşlarımızı aramızda görmek istiyoruz.                                         
2016 YILINDA İLK KAYBIMIZ MÜRSEL OLUÇ
cen
Mevsim sonbahar. Rüzgar, fırtınaya döndü. Altmışsekiz Çınarı’nın yaprakları sararmaya ve hızla dökülmeye başladı. 2015 Yılında ebediyete uğurladığımız devre arkadaşlarımızdan sonra, 2016 Yılının ilk ayında MÜRSEL OLUÇ arkadaşımızı da kaybettik. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun.
Mürsel arkadaşımız Astsb. Snf. Hzl. Okulunda, 1 nci Kısımdaydı. Efendiliği ve sakin kişiliği ile, sevgili Mürsel’i hepimiz çok severdik. Hazırlama’dan sonra Tankçı sınıfına seçildi ve Kara Kuvvetlerinin çeşitli Zırhlı Birliklerinde görevler yaptı.
Arkadaşımız Konya’nın Akşehir İlçesinin ERDOĞDU Köyündendi. Erdoğdu Köylüleri, dedelerimizin “Doksanüç Harbi” dedikleri Ruslarla yapılan savaştan sonra, Romanya/Köstence tarafından göç eden Nogay ve Kırım tarafından göç eden Tatar Türklerinin yerleştirildiği, tarihi eskiye dayanan, misafirperver köylüleri ve doğal güzellikleri ile öne çıkan bir köyümüzdür.  Pek çoğumuz gibi o da doğduğu ve büyüdüğü köyünü çok severdi. Emekli olduktan sonra, büyük bir şehre değil, köyüne yakın Akşehir’e yerleşti.  Yakalandığı amansız karaciğer rahatsızlığı, arkadaşımızı günden güne zayıflattı ve tüm tedavilere rağmen, ne yazık ki 16 OCAK 2016, Cumartesi günü kendisini kaybettik.
Sevgili Mürsel, 17 Ocak Pazar günü, çok sevdiği köyünün toprağına defnedildi. Arkadaşlarımız; Aslan DÖNMEZ, Durmuş Ali YEŞİLYURT, Ramazan MANGIR, İbrahim BAKIM, Ali DEMİRHAN (KONYA),  Habip ARSLAN, Mehmet AKAR (ILGIN) , Gültekin ERSOY, Ömer SEKKİN, Kadir GÜNDÜZ  (AKŞEHİR), bu acılı günlerinde, arkadaşımızın ailesini yalnız bırakmadılar ve devre arkadaşlarımız adına son görevimizi yerine getirdiler. Uzak yakın demeden çeşitli şehirlerden gelen bu özverili ve fedakar arkadaşlarımıza ne kadar teşekkür etsek azdır.
Tüm devre arkadaşlarımız adına, eşi Şükrüye Hanıma, evlatlarına ve tüm sevenlerine taziyelerimizi ve başsağlığı dileklerimizi sunuyoruz.  Hepimizin başı sağ olsun. Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun. Hepinizin çok yakından tanıdığı, sevgili  fedakar ve cefakar arkadaşımız Habip ARSLAN da Tankçı sınıfındandı. Etimesgut Zırhlı Birlikler Okulu’ndaki sınıf ihtisası ve çeşitli zamanlarda rahmetli ile yakın arkadaşlık ve dostlukları olmuştur. Habip arkadaşımızın, rahmetli Mürsel ile ilgili bir anısını da yazmak istedim.
“ Hazırlamadan sonra Tankçı sınıfına seçildik, zırhlı birlik ve silahlarla ilgili ihtisas eğitimi için ETİMESGUT/ANKARA’ya gönderildik. Altmışlı yıllarda henüz televizyon yayını filan yoktu. Tek eğlencemiz radyo idi. Benim de küçük bir cep radyom vardı, ara sıra sınıfta ve yatakhane de radyodan müzik dinliyordum. Arkadaşlar da; radyonun sesinden rahatsız olduklarını ileri sürerek, bana radyo dinlemeyi yasakladılar ve bir daha çalarsan döveriz dediler. Bir gün yine radyoyu açmıştım ki yatakhanedekilerin hepsi üzerime saldırdılar. Rahmetli Mürsel’in salladığı bir yumruk alnıma geldi ve alnım yaralandı. Arkadaşlar hemen beni revire götürdü ve alnıma dikiş atıldı. Doktorun nasıl yaralandığımla ilgili sorusuna, ranzaya çarptım dedimse de, doktor inanmış gözükmedi. Revirden sonra yine güle eğlene arkadaşlarla yatakhaneye geri döndük.” HABİP ARSLAN. ILGIN/KONYA
Bu vesile ile ebediyete uğurladığımız tüm devre arkadaşlarımıza Allahtan rahmet diliyoruz. Ruhları şad olsun.
ARKADAŞIMIZ ŞENER KAVAKLIOĞLUNU DA SONSUZLUĞA UĞURLADIK
cen
Trafik kazası neticesinde, uzun bir süredir Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Yoğun Bakım Servisinde tedavi görmekte olan arkadaşımız Şener Kavaklıoğlu’nu, 21 Kasım 2015 Cumartesi günü kaybettik. 22 Kasım 2015 Pazar günü, İzmir/Güzelyalı Hakim Efendi Camiinde, ikindi namazından sonra yapılan cenaze merasiminin ardından, Kaynaklar/Buca mezarlığına defnedildi.
Rahmetli Şener arkadaşımız, Aydın’ın Bozdoğan kazasındandı. Astsubay Sınıf Hazırlama Okulunda 6 ncı Kısımda idi. Cana yakın, sempatik ve sevecen tavırları ile, sınıf ve okul arkadaşlarının gözdesi olmuştur. Hazırlama okulundan sonra Muhabere sınıfına seçilmiş, elektronik/muhabere ihtisası eğitimi alarak, yurdumuzun çeşitli şehirlerindeki Silahlı Kuvvetlerimizin muhabere ve dinleme istasyonları birliklerinde başarılı görevler yaptır. Arkadaşımız emekli olduktan sonra İstanbul’a yerleşmiş ve 2015 Yılına kadar orada ikamet etmiştir. Evlatlarının İzmir’de görev yapması  nedeniyle, İzmir’e yerleşmiştir.
 Elim bir trafik kazası arkadaşımızı bizden ayırdı. Şu anda yaşadığımız sonbahar mevsiminde olduğu gibi, Altmışsekiz Çınarının yaprakları dökülmeye devam ediyor. Kısa aralıklarla bir çok arkadaşımızı kaybettik. Hepsini rahmetle anıyoruz.
Sevgili Şener’in eşi Suna Hanıma, tüm yakınlarına ve sevenlerine devre arkadaşlarımız adına taziyelerimizi ve başsağlığı dileklerimizi sunuyoruz. Allah kendilerine sabır versin. Rahmetli arkadaşımıza da Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun.
Ayrıca, arkadaşımızın cenaze merasimine katılan ve acılı günlerinde ailesine destek olan, birlik ve beraberliğimize, dayanaşmamıza katkıda bulunan devre arkadaşlarımıza teşekkür ederiz.
Başsağlığı dilekleri için Hakan Kavaklıoğlu : 0505 216 8892
BAŞARILARI İLE GURUR DUYDUĞUMUZ DEVRE ARKADAŞLARIMIZDAN BİRİ OLAN YUNUS TUNASELİ'Yİ DE SONSUZLUĞA UĞURLADIK
cen
Alanya'da ikamet eden devre arkadaşımız YUNUS TUNASELİ (KEKLİK)'de aramızdan ayrıldı. Son bir kaç aydır yaprak dökümü gibi, çok sevdiğimiz arkadaşlarımızın kaybı hepimizi çok üzmüştür. Kaçınılmaz olarak, hepimiz, o yolun yolcusu olacağımızın bilincinde olmamıza rağmen, acı tatlı günleri ve hatıraları paylaştığımız arkadaşlarımızdan ayrılmak yine de zor geliyor.
       Geçen yıl aynı tarihte 22 Temmuz 2014’te yine çok sevdiğimiz arkadaşlarımızdan biri olan Hasan Hisarardınlı’yı kaybetmiş ve bir gün sonra 23 Temmuzda ebediyete uğurlamıştık. Bu yıl aynı gün 22 Temmuz 2015’te Yunus arkadaşımızı kaybettik ve bir gün sonra 23 Temmuzda, onu da sonsuzluğa uğurladık. Bir yıl arayla, aynı günlerde arkadaşlarımızın aramızdan ayrılmış olması kaderin bir cilvesi mi yoksa bizlere bir mesaj mıdır kim bilir.
       Sevgili Yunus, Konya’nın Ilgın İlçesini, Beyşehir’e bağlayan yol üzerinde olan Aşağı Çiğil Kasabasındandı. Bildiğiniz gibi “Çiğil” Orta Asya Horasan'dan göç eden bir Türk Boyunun ismidir. Arkadaşımız Orta Okulda da başarılı bir öğrenimden sonra, 1965 Yılındaki Konya Astsubay Hazırlama Okulu sınavlarında, sınavı kazanan yüzlerce öğrenci arasında Neşet KURT arkadaşımızdan sonra ikinci sıradaydı. Okulda birinci sınıfta 6 ncı Kısımda, 2 nci sınıfta da 5 nci Kısımda öğrenim görmüştür. Bu kısımlardaki arkadaşlarımız bilirler ki, Yunus öyle çok fazla ders çalışmayan bir öğrenci olmasına rağmen, imtihanlarda en yüksek not alanlar arasındaydı. Sadece derste dinledikleri ona yeterliydi. Bu da onun ne kadar zeki bir öğrenci olduğunu göstergesiydi. Yunus, sadece zeki bir öğrenci olarak değil, arkadaşlarımız arasında da çok sevilen bir kişiliğe sahipti.
     Yunus arkadaşımız daha sonra Muhabere sınıfına seçilerek Ankara/Mamak Muhabere okulunda sınıf eğitimini tamamlamıştır. Erzurum’da görev yaptığı sırada Atatürk Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirmiştir. Üstçavuş rütbesindeyken, Silahlı Kuvvetlerin Yurtdışı Görevlere Personel seçimi için açtığı sınavlarda, İngilizceden büyük başarı göstererek, Belçika/Brüksel’deki NATO Müttefik Kuvvetler Komutanlığı Karargâhında görevlendirilmiştir. Başarılı çalışmaları ve mükemmel İngilizcesiyle yabancı ve Türk Komutanların takdirini kazanmıştır.
     Yukarıda da bahsedildiği üzere gerek başarıları, gerekse zekâsıyla, arkadaşımız kabuğuna sığamayan bir kişiliğe sahipti. Mecburi hizmetini tamamladıktan sonra, ordudan ayrılarak İzmir’de İnşaat Müteahhitliğine başlamıştır. Özellikle İzmir/Buca’da inşa ettiği binalarla pek çok meslektaşımızın konut sahibi olmasını sağlamıştır. 2000’li Yılların başındaki ekonomik kriz nedeniyle, inşaat sektöründeki diğer kuruluşlar gibi o da etkilenmiş ve müteahhitliği bırakarak Alanya’ya taşınmıştır. Alanya’da özel bir kolejde İngilizce öğretmenliği yanında, yeminli tercüman olarak yabancı ve Türk Alanyalılar onu çok sevmiş ve aranılan bir kişi olmuştur. Her türlü zorlukları aşan sevgili arkadaşımız ne yazık ki akciğerinde oluşan melun hastalığa mağlup olmuş ve beklenmeyen bir zamanda aramızdan ayrılmıştır.
2014 Yılında Side Jandarma Kampındaki devre arkadaşlarımız buluşmasına, günü birlikte olsa, defalarca Alanya’dan Side’ye gelerek bizlerle beraber olmuştur. Side'den Alanya'ya geziye giden arkadaşlarımıza, Alanya'yı gezdirmiş ve misafir etmiştir. 2015 Yılı Haziran ayındaki Anamur Buluşmamıza, hastalığının son aşamasında olmasına ve yürüme zorluğuna rağmen tekerlekli sandalye ile iştirak etmiştir. Her ne kadar biz kabul etmesek te, hastalığının önemini biliyordu. “Sizleri ve devre arkadaşlarımı bir daha görebileceğimi zannetmiyorum. Sizlerle vedalaşmaya geldim. Tüm devre arkadaşlarıma selam ve sevgilerimi iletin, haklarını helal etsinler” diyerek hepimize duygulu anlar yaşatmıştı. Tekerlekli sandalye ile her türlü zahmete katlanarak, bizlerle beraber olduğun, dostluğun ve arkadaşlığın ne demek olduğunu bize öğrettiğin için asıl sen bize hakkını helal et sevgili Yunus. Mekânın cennet, Allah’ın rahmeti seninle olsun.
      Arkadaşımızın sevgili eşi Reyhan Hanımefendiye ve Oğlu Cengizhan Tunaseli'ye ve diğer aile fertlerine ve yakınlarına, sevenlerine ve tüm devre arkadaşlarımız adına bir kere daha taziyelerimizi ve başsağlığı dileklerimizi sunuyoruz. Allah sevenlerine sabır versin. Yeri doldurulamayacak bir dost ve arkadaşımızı kaybettik. Diğer ebediyete uğurladığımız devre arkadaşlarımızın aileleri gibi, Sevgili Yunusun geride bıraktığı sevgili eşi ve yakınları da, 68LİLER olarak bizim de ailemiz ve çocuklarımızdır. Bir dosta ve babaya ihtiyaç duydukları her zaman onların arkasında olacağımızı bilmelerini isteriz.
      Sevgili Yunus’u ve sonsuzluğa uğurladığımız tüm arkadaşlarımızı bir kere daha sevgi ve özlemle anıyoruz. Hepsinin ruhları şad olsun. Mekânları cennet olsun.
KARAALTMIŞSEKİZ FUTBOL TAKIMI KALECİSİZ KALDI
cen
Altmışsekizliler kitabından bir sahife daha koptu. Ulu çınarının yaprakları birer birer dökülmeye devam ediyor. Arkadaşlarımızı ve dostlarımızı kaybettikçe yüreklerimizden de bir parça kopmakta, acımız devam etmektedir. Son aylarda arka arkaya beş arkadaşımızı kaybettik. Beşincisi de sevgili Alaattinimiz oldu. Karaaltmışsekiz Futbol Takımı kalecisiz kaldı. 22 Haziran 2015 Pazartesi günü vefat eden arkadaşımızı, bir gün sonra öğle namazından sonra İzmir/Fahrettin Altay Üçkuyular camiinden, öğle namazının ardından kılınan cenaze namazından sonra, Balçova Mezarlığındaki ebedi istarahatgahına yatırdık. Bildiğiniz gibi, 1980 yılında vefat eden arkadaşımızın babası da meslektaşımızdı. Vasiyeti üzerine babasının mezarına defnedildi. Umarım ki baba oğul şimdi bir başka dünya da buluştular ve hasret gidermektedirler.
Alaattin arkadaşımız Astsubay Hazırlama Okulunda yabancı dili Almanca olan 12 nci Kısımdaydı. Efendiliği ve sportmen kişiliği ile hepimizin sevdiği ve tanıdığı bir arkadaşımızdı. 1965-1966 Konya, 19966-1967 Çankırı Astsubay Okulu Futbol Takımızın kaleciliğini de yapmış ve takımın pek çok başarısında imzası vardı. İyi bir kaleci olarak, karşı takımların futbolcularının çalımlarını ıskalamazken, bu sefer Azrailin çalımına yenik düştü ve bizi kalecisiz bıraktı. Okul Futbol Takımındaki birçok arkadaşımız gibi, Alaattin de Hazırlamadan sonra Ulaştırma sınıfına seçilmiş ve İskenderun’dan başlayarak 1992 yılında emekli oluncaya kadar çeşitli Ulaştırma birliklerinde görev yapmıştır. Alaattin'i daha yakından tanıyanlar bilirler ki, O asker kişiliğinin yanında sessiz ve sakin tavrı ve efendiliği ile tam bir diplomat ve İstanbul Beyefendisiydi. Onun bu kişiliğini yakından tanıyan komutanlar da, pek çok kere Orduevleri ve askeri gazinolarda görevlendirmişti. Arkadaşımız emekli olduktan sonra da, çok sevdiği ve doğup büyüdüğü İzmir’e yerleşti. Fahrettin Altay/Üçkuyular Semtinde, "GÜÇLÜ EMLAK" bürosunu kurdu ve vefatına kadar çalışmaya devam etti. Güçlü Emlak Bürosu, bir ofis ve çalışma yerinden ziyade dost ve arkadaşların toplandığı, zaman zaman çekişmeli tavla partilerinin yapıldığı bir buluşma yeri idi.
Sevgili arkadaşımızın aramızdan erken ayrılışından dolayı ailesinin ve sevdiklerinin yanında, devre arkadaşları olarak hepimizin yüreği yanmaktadır. Sevgili eşi Sabiha Hanımefendiye, oğulları Sedat Güçlü, Şevki Murat Güçlü ve Güçlü Beylere bir kere daha, taziyelerimizi ve baş sağlığı dileklerimizi sunar, Allahtan sabır dileriz. Allah onlara uzun ve sağlıklı ömür versin. Her ne kadar Alaattin aramızdan ayrılmış olsa da, babalarının arkadaşları ve dostları olarak her zaman yanlarında olacağımızı ve 68LİLER Ailesinin bir parçası olduklarını bilmelerini isteriz.
Başta sevgili Alaattin’imiz olmak üzere, ebediyete uğurladığımız tüm devre arkadaşlarımızı bir kere daha sevgi ve hasretle anıyoruz. Hepsinin ruhları şad olsun. Allah rahmet eylesin, mekanları cennet olsun.
ARKADAŞIMIZ ALİ OSMAN ÖZYAVUZ’UN HATIRASINA
cen
Hepimizin çok sevdiği devremizin tanınmış simalarından ALİ OSMAN ÖZYAVUZ’u da son yolculuğuna uğurladık. Ali Osman deyince muhakkak ki hepimizin aklına gülen yüzü ve hiç unutulmayacak esprileri, anlattığı hatıraları ve fıkraları gelir. En olumsuz ve moralimizin bozuk olduğu anda bile Ali Osman’ın yaptığı bir espri, bir hareket orada bulunanların neşesinin yerine gelmesine yeterdi.
Ali Osman, Astsb. Hazırlama Okulunda 6 ncı Kısımdaydı. Daha sonra da piyade sınıfına seçilerek, Burhaniye’de piyade temel eğitim, daha sonra da Tuzla Piyade Okulundaki kurslar esnasında arkadaşlarımızın neşe kaynağı idi. Görev yaptığı her birlikte de; gerek kendisinden kıdemli, gerekse daha genç meslektaşlarımız tarafından hep sevilmiş ve sayılmıştır.
Arkadaşımız Konya’nın AKÖREN Kazasındandı. Akören daha önce Çumra’ya bağlı bir Nahiye iken 1980’li yıllarda İlçe yapılmıştır. Emekli olduktan sonra da Konya merkezde ikamet etmekteydi. Üç çocuk babası olan arkadaşımızın; Aysun ve Huriye isminde iki kızı ve Özgür adında bir oğlu vardır. Evlatlarının üçünün de tahsilini en iyi şekilde yapmalarını sağlamış ve kendisinde olan, meslekte en üst seviye, bilinçli yurttaş ve iyi insan olma özelliğini çocuklarına da aşılamıştır.
“Hacı” lakabıyla da hitap edilmesini hep gülerek karşılayan sevgili arkadaşımız, uzun bir süredir akciğer rahatsızlığı nedeniyle tedavi görmekteydi. En son 7 Mayıs günü rahatsızlanarak Konya Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırılmıştır. Yapılan tedaviler neticesinde, durumunda iyileşme görülmüşse de, 24 Mayıs Pazar günü ani bir kriz neticesinde Hakkın rahmetine kavuşmuştur. Cenazesi aynı gün ikindi namazından sonra, Konya Nalçacı Parsana Camiinde kılınan cenaze namazından sonra, caminin hemen yanındaki tarihi Musalla Mezarlığına defnedilmiştir.
Sevgili arkadaşımızın eşi Sultan Hanıma, evlatlarına, yakınlarına ve sevenlerine, tüm devre arkadaşlarımız adına bir kere daha taziyelerimizi ve baş sağlığı dileklerimizi sunuyoruz. Hepimizin başı sağ olsun. Sevgili “Hacımıza” da Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun. Nurlar içinde yatsın. Cenaze merasimi sırasında ailesini yalnız bırakmayarak devre arkadaşlarımız adına baş sağlığı dileklerimizi ileten ve bizleri temsil eden, en başta Seydişehir’den gelerek Cenazeye katılan ve ailesine destek olan Seyit Karakaya arkadaşımız olmak üzere, Ilgın’dan gelen Habip Arslan ve Ramazan MANGIR, Antalya’dan gelen Emin ACAR, İsparta’dan gelen Ahmet Kaya, Konya’dan katılan İbrahim Bakım devre arkadaşlarımız olmak üzere, yine cenazede ailesini ve arkadaşlarımızı yalnız bırakmayan meslektaşlarımız ve sevgili kardeşlerimiz Mahmut Tugay ve Ahmet KARABULUT'a, Konya TEMAD İl Başkanı Sayın Tayyar YILDIRIM'a tüm devre arkadaşlarımız ve rahmetlinin ailesi adına teşekkür ediyor, sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz.
Sevgili Hacı, ebedi istirahatgahında rahat uyu. Seni hiç unutmayacağız. Hatıraların, esprilerinle birlikte sen her zaman bizimle birlikte olacaksın ve anılacaksın. Seninle birlikte ebediyete uğurladığımız tüm devre arkadaşlarımızı bir kere daha sevgiyle ve rahmetle anıyoruz. Ruhlarınız şad olsun.
ARKADAŞIMIZ MUAMMER UYSAL'I EBEDİYETE UĞURLADIK
cen
On gün önce kaybettiğimiz devre arkadaşımız OSMAN ŞİMŞEK'ten sonra, yine Bursa'da ikamet eden Muammer Uysal arkadaşımızı da ebediyete uğurladık. Bizim için Hazan Mevsimi başladı. Altmışsekiz Çınarının yaprakları sararmaya ve dökülmeye başladı. Ancak; bu çınar hiç bir zaman kurumayacak, ulu çınarın filizleri hep büyüyecek ve gölgesinde daha bir çok nesil serinlemeye devam edecektir
Muammer arkadaşımız; gerek okul yılları..., gerekse kıtalarda herkes tarafından sevilen ve takdir edilen bir arkadaşımızdı. Astsubay Hazırlama Okulunda; 1 nci sınıfta 11 nci Kısım, 2 nci Sınıfta 10 Kısımdaydı. Daha sonra da Piyade sınıfına seçilerek, mezuniyetinden itibaren genellikle karargah görevlerinde çok başarılı hizmetleri olmuştur. Uşak, Karahallı kazasından olup, emekli olduktan sonra Bursa'ya yerleşmişti. Kendine has Ege şivesiyle konuşmaları, efendiliği, misafirperverliği, kadirşinas ve alçak gönüllülüğü ile hepimizin gönlünde yer etmiş olan sevgili Muammer hep kalbimizde olacak ve anılmaya devam edecektir. Son yıllarda düzenlediğmiz devre toplantı ve buluşmalarımıza uzak yakın demeden katılmış ve devre arkadaşlarıyla beraber olmak ona hep mutluluk vermiştir. Geçen yıl Mayıs ayı sonundaki Marmaris/Aksaz Kampındaki buluşmamıza, rahatsız olmasına rağmen Bursa'dan gelerek katılmış ve kendisine moral olduğunu ifade etmişti.
1 Mayıs, arkadaşımızın doğum günüydü. Ne hazindir ki kendisine, devre arkadaşlarımızın doğum günü tebriğini bildirmek isterken, vefat haberini aldık. Allahın takdiriki, doğduğu ve öldüğü gün aynı tarihe rast geldi. En başta ailesi Sevgili Eşi Müberra Hanım, oğulları Cem ve Cenk olmak üzere, tüm devre arkadaşlarımızın ve sevenlerinin başı sağ olsun. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Daha önce kaybettiğimiz devre arkadaşlarımızın aileleri gibi, Muammer arkadaşımızın da ailesi, hepimizin ailesidir, her zaman ve her şartta yanlarında olacağımız şüphesizdir.
Devre arkadaşlarımızı temsilen, sevgili arkadaşımızın cenaze törenine katılan ve ailesine başsağlığı dileklerimizi ileten Bursa da ikamet eden arkadaşlarımızdan Adil Altın, Ismet Tunca, Ibrahim Sert, Muin Gönel'e, Çankırı'dan gelen Hüseyin Büyüköz ve Gönen'den gelen Nazmi AYAN'a da devre arkadaşlarımız adına takdir ve şükranlarımızı sunarız. Bir çok devre arkadaşımızın, Sevgili Muammer'i ebediyete uğurlamada ailesinin yanında olmak istediğini, ancak cenazenin aynı gün için de kaldırılması nedeniyle gelemediklerini ailesine bildirmemizi istediler. Elbette ki devre arkadaşlarımız, cenaze merasimin de bulunamasa da, bizler de arkadaşları olarak aynı acıyı hissettik. Allah ailesine ve yakınlarına sabır versin. Nurlar için de yatsın.
Başsağlığı dilekleri için eşi Müberra Uysal'ın Telefonu : 0543 760 4434
ARKADAŞIMIZ MEVLÜT ÇELİK’TEN BİR ANI
cen
Sınıf Hazırlama Okulunda; yabancı dili Fransızca olan birinci sınıfta oniki, ikinci sınıfta ise İngilizce kısımlarından bir sınıf azaltıldığı için onbirinci kısımdaydım. Konya’da iken sınıfımız; okulun güney doğusundaki “Hürriyet Kapısı” diye adlandırdığımız duvarın hemen dibindeki, Amerikalılardan kalma barakalardaydı. Barakalara giden toprak yol;  yağışlı havalarda çamur deryasına döner, barakaların içine su dolar, kışın ise dershane kapısının altından içeriye kar dolardı. Şişko karınlı YUKON tipi Amerikan sobasıyla ısıtılmaya çalışılan sınıfta, sobaya yakın oturmak bir ayrıcalıktı. Konya’nın soğuk kış günlerinde, çok zaman sınıfta pardösü ile oturarak ders yapardık. Anlatacağım hatıramda, acı tatlı günlerimizin geçtiği bu sınıfımızda yaşadığımız olaylardan biridir.
Dersimiz Coğrafya. Öğretmenimiz Üsteğmen Ahmet KAKAÇ. İmtihanlarda verdiği düşük notları ile bilinen bir öğretmenimizdi. Ege Bölgesinin fiziki yapısını anlatırken; Ege Denizindeki girinti ve çıkıntıların, Akdeniz ve Karadeniz kıyılarına göre çok daha fazla olduğunu, yer kabuğundaki kırılma ve çökme nedeniyle dağlar arasında doğu-batı istikametinde çöküntü ovaları oluştuğunu, bu nedenle dağların kıyıya dik olarak uzandığını, yağışların iç bölgelere kadar ulaşabildiğini anlatıyordu. Benim de sıra arkadaşım Hasan HİSARARDINLI. O gün öğle yemeğinde yenen yoğurttan ve yemekten sonra da ilk ders olması nedeniyle, Hasan ders esnasında hafif şekerliyor, ara sıra başı aşağı yukarı düşüp kalkıyordu. Ahmet KAKAÇ, Hasana doğru baktı ve onun uyukladığını gördü. Bizim sıraya yaklaştı ve Hasanın cebi üzerindeki isim etiketine bakarak;
“Hasan Hisarardınlı, söyle bakalım, Ege Denizinde girinti ve çıkıntılar neden fazladır?” diye sordu.
Hasan önce sağımızdaki sırada oturan ve sınıfımızın en çalışkanlarından olan Necdet KURT’a doğru baktı, sonra solumuzda oturan Seyfi ÖZTÜRK’e baktı kimseden kopya alamadı. Ahmet KAKAÇ sırtını dönüp kürsüye doğru giderken, ben de Hasana baktım, fısıldayarak “ALLAHTAN” dedim.
Hasan, her zaman olduğu gibi kendine mahsus şivesi ve yüksek sesle, “Allahtan, Komutanım” dedi.
Ahmet KAKAÇ; bu cevabın kendisiyle dalga geçildiği hissine kapılarak Hasana doğru geldi ve birkaç tokat attı.
Hasan şaşırmıştı. Ben de arkadaşımın benim yüzümden dayak yemesine üzülmüştüm. Her olayda bir espirisi olan ve hepimizin çok sevdiği arkadaşımız yerine oturdu ve bana baktı.
“Bu kadar basit bir soru için insan uykudan uyandırılmaz ki” dedi.
Hasan dayak yediğine değil, uykudan uyandırıldığına üzülüyordu.  Aynı zamanda, beni suçlamadığını da vurgulamak istiyordu.
Ne yazık ki; kalbi bir çocuk kadar saf ve temiz, çok sevdiğim sıra arkadaşım Hasan’ı, 22 Temmuz 2014 tarihinde hiç beklemediğimiz bir anda kaybettik. Bu anımı yazarken de, boğazıma bir şeylerin düğümlendiğini hissettim ve göz yaşlarımı tutamadım.  Gönlü sevgi dolu ve her zaman yaptığı espirileriyle bulunduğu ortamın neşe kaynağı olan Hasan Arkadaşımı, yine çok yakınlarda kaybettiğimiz sınıf arkadaşım Satılmış GÜLEÇYÜZ’ü ve ebediyete uğurladığımız tüm devre arkadaşlarımızı saygı ve sevgiyle anıyorum. Ruhları şad olun.
MEVLÜT ÇELİK/EDİRNE
NOT: Bu unutulmaz anısını bizimle paylaştığı ve bize yıllar öncesinin hatıralarını tekrar yaşattığı için Mevlüt ÇELİK arkadaşımıza teşekkür ederiz. Diğer devre arkadaşlarımızdan da okul ve kıtalardaki anılarını bizimle paylaşırlarsa, Facebook ve WEB sitemizde yayınlamaktan mutluluk duyacağız.
DEVRE ARKADAŞLARIMIZIN TEKİRDAĞ BULUŞMASI
cen
Tekirdağ'da düzenlediğimiz “DAYANIŞMA 68 DEVRE ARKADAŞLARI BULUŞMAMIZA” Dokuz arkadaşımız eşli, iki arkadaşımızda tek başına olmak üzere onbir arkadaşımız katılmıştır. Tekirdağ'da ikamet eden Derviş EKİNCİ arkadaşımızın; devrelerimizin birlik ve beraberliği, dayanışma içinde olmamızın gerekliliğini vurguladığı konuşması, katılımcılar tarafından çok beğenilmiş ve alkışlanmıştır. Daha sonra da arkadaşlarımız; okul yılları ve kıtalardaki müşterek hatıralarını anlatmışlar, yıllar önceki anılarımız yeniden canlanmıştır. Arkadaşlarımız ve eşleri müzik eşliğinde dans ederek ve oyunlar oynayarak mutlu bir akşam geçirmişlerdir.
Tekirdağ'da ikamet eden arkadaşlarımız Derviş EKİNCİ ve Hüseyin KUMSAL arkadaşlarımız ve eşlerine gösterdikleri misafirperverlik için teşekkür ederiz. Çok uzaklardan, Ankara'dan gelip buluşmamıza katılan Seyfi ÖZTÜRK ve eşi Huriye Hanıma, büyük fedekarlıklara katılarak İzmir'den gelen İsmail TAŞEL arkadaşımıza, Edirneden gelen Hasan ÖN ve Mevlüt ÇELİK arkadaşlarımıza ve eşlerine, Keşan'dan katılan Hüsamettin ÖZZADE ve eşine, Kırklarelinden katılan Ramazan GÖKÇAY ve eşi Fehime GÖKÇEY' Hanıma, Çorlu'dan katılan Şükrü SERPER ve Mustafa TEMEL ve eşlerine, GELİBOLU'dan katılan Halil YURTSEVER arkadaşımıza, gösterdikleri bu dayanışma ve beraberlik için teşekkür ederiz.
Buluşmaya katılan arkadaşlarımız, tüm devre arkadaşlarımıza selam ve sevgilerini bildirmemizi istemişlerdir. Vefat eden arkadaşlarımız sevgiyle yadedilmiş ve Allahtan rahmet dilenmiştir. Gelecek yıllarda, daha çok devre arkadaşlarımız ve aileleri ile buluşmak üzere hepinize selam ve sevgiler sunuyoruz.
ARKADAŞIMIZ SATILMIŞ GÜLEÇYÜZ’Ü EBEDİYETE UĞURLADIK
cen
Hamuru arkadaşlık ve dostlukla yoğrulu, 475 sahifelik Altmışsekizliler Kitabından bir sahife daha eksildi. Emeklilikten sonra Yenimahalle/Ankara’da ikamet eden devre arkadaşımız Satılmış GÜLEÇYÜZܒde ebediyete uğurladık. Arkadaşımız, 13 Şubat 2015 günü vefat etmiş ve 14 Şubat günü de Ankara, Karşıyaka Mezarlığı Camisindeki öğle namazından sonra, Ankara’da ikamet eden pek çok devre arkadaşlarımızın da iştirakiyle, Karşıyaka Mezarlığındaki Gaziler için ayrılan bölümde ebedi istirahatgahına defnedilmiştir.
Satılmış arkadaşımız, Çorum’un Sungurlu kazasındandı. Astsubay Hazırlama ve Sınıf Okulunun birinci sınıfında 12 nci Kısımda, ikinci sınıfta 11 nci kısımdaydı. Bildiğiniz gibi 10 ve 11 nci kısımlar, yabancı dili Fransızca olan kısımlardı. Okuldan mezun olurken Piyade sınıfına ayrılmış, Manisa’da temel piyade eğitimi ve Tuzla Piyade Okulundaki bir yıllık öğretim ve eğitimden sonra Piyade Astsubay olarak Kara Kuvvetlerinin çeşitli birliklerinde görev yapmıştır.
Kendisi, Kıbrıs Gazisi olup,20 Temmuz 1974 günü sabahı, sabah 06.00’da Kıbrıs semalarında tan yeri ağarırken havadan paraşütle inen komandolardan biriydi. Emekliliğine kadar da, çeşitli birlik ve karargahlarda verilen her görevi başarı ile yerine getirmiştir.
Arkadaşımız iyi bir asker olduğu kadar, mükemmel bir eş ve babaydı. Öğretmen olan eşi Nurhan Hanım ve üç kızıyla mutlu bir hayat sürmüştür. Ailesi ve sevenlerine bir kere daha taziye ve başsağlığı dileklerimizi sunarız. Diğer ebediyete uğurladığımız devre arkadaşlarımız gibi, Sevgili Satılmış’ta, hatıraları ile hep kalbimizde yaşayacaktır. Hepsini bir kere daha sevgi ve muhabbetle anıyoruz. Ruhları şad olsun.
ARKADAŞIMIZ HASAN HİSARARDINLI’NIN ANISINA
ZİYARET
       Gerek görevdeyken, gerekse emekli olduktan sonra, kendisini tanıyan herkes tarafından çok sevilen devre arkadaşımız Hasan HİSARARDINLI’ nın 22 Temmuz 2014 günü ani vefatı hepimizi çok üzmüştü. Emekli olduktan sonra ikamet ettiği memleketi İsparta’da , “KARTAL BAŞÇAVUŞ” denince kendisini tanımayan kimse yoktu. Yazarlığı, şairliği ve nüktedan kişiliği ile pek çok sosyal programın içindeydi. Sevgili Eşi Kevser Hanım tarafından gönderilen, rahmetli arkadaşımızın yazdığı kitabın son nüshası, Side Buluşmamıza katılan arkadaşlarımıza dağıtıldı. Arkadaşımız Celal KILIÇ’ın da, Hasan için yazdığı ve okuduğu şiir hepimizi çok duygulandırdı. Sevgili Hasanı, bir kere daha rahmetle anıyoruz. Ruhu şad olsun.
KARTALIM HASAN ŞİİRİ İÇİN TIKLAYINIZ
DEVRE ARKADAŞIMIZ AHMET ÇİLİNGİROĞLU'NUN ZİYARETİ
ZİYARET
       Halen AVUSTRALYA’ da ikamet eden Ahmet ÇİLİNGİROĞLU arkadaşımız memleketi İZMİR’i ziyareti sırasında devre arkadaşlarını da aramayı ve ziyareti ihmal etmedi. Tüm devre arkadaşlarımıza ve tanıdık meslektaşlarına selam ve sevgilerini iletmemizi rica etti.
     Astsubay Hazırlama Okulunda 10 ncu Kısım öğrencilerinden olan arkadaşımız; samimi ve arkadaş canlısı davranışları, şakacı ve nüktedan kişiliği ile okuldaki pek çok öğrenci tarafından tanınan ve sevilen bir arkadaşımızdı. Daha sonra Muhabere sınıfına ayrıldı ve Muhabere Okul unda da diğer Kuvvet Komutanlıklarından kursa gelen arkadaşlarımızla da kısa zamanda kaynaşarak onların da sevgilerini kazandı. Kara Kuvvetlerinin çeşitli birliklerinde dokuz yıl hizmetten sonra kendi isteği ile askerlik hizmetine veda ederek Avustralya’ya gitti. Avustralya’da İnşaat ve Müteahitlik İşleri ile ilgili bir şirketi olan arkadaşımız, başarılı çalışmalarını orada da sürdürmektedir. Tüm devre arkadaşlarımız adına başarılarının devamını dileriz.
        Arkadaşımız; her ne kadar maddi olanak ve pek çok hizmet yönünden Avustralya’da rahat bir hayat yaşasa da memleketimizi ve arkadaşlarını çok özlediğini, fırsat buldukça her yıl memleket ziyaretini ihmal etmediğini ifade etmiştir. Sadece kendisi değil, eşine ve çocuklarıyla birlikte ülkemizin pek çok yerini dolaştıklarını, her ne kadar uzakta olsalar da, onların yüreklerinin de vatan sevgisi ile dolu olduğunu söylemesi bizleri duygulandırmıştır. Gelecek yıl emekli olduktan sonra, senenin altı ayını Türkiye’de, altı ayını da Avustralya’da geçirmeyi planlamaktadır. Böylece devre arkadaşlarımızla daha çok görüşme imkanı bulabileceği için sevinçli olduğunu dile getirmiştir.
         Aynı apartmanda, aynı mahalle ve şehirde yaşayan devre arkadaşlarımızın birbirlerinden kopuk bir hayat sürdürüp yıllarca birbirlerini görmezken, Ahmet arkadaşımızın bu anlamlı ziyareti, ümit ederim ki hepimize örnek olur. Arkadaşlık sevgisini yaşatmak için ille de başka bir ülke de yaşamak gerekmez. Bizler bir aradayken bunun kıymetini bilemiyoruz. Ancak bir arkadaşımızı kaybettikten sonra onun özlemini duyuyoruz. Dostluğun ve arkadaşlığın kıymeti yaşarken bilinmeli, birbirimizi aramayı ve ziyareti ihmal etmemeliyiz. Yıllar hızlıca akıp gitmekte, son pişmanlıklar fayda etmez.
           Ahmet arkadaşımızın bu anlamlı ziyareti için, tüm devre arkadaşlarımız adına kendisine teşekkür ediyoruz. Başarılı çalışmalarının devamını, sevdikleriyle birlikte sağlık ve mutluluk dolu bir yaşam diliyoruz. Gelecek yıllarda tekrar görüşmek üzere selam ve sevgiler, hayırlı yolculuklar…    
MAZİDEN HATIRALAR
VEFAT
Öğrencilik yıllarımdaki günlüklerimi gözden geçirirken, Konya ve Çankırı’da tarih öğretmenimiz ve aynı zamanda pek çok Türk sanat müziği şarkı bestesi olan, o zamanki rütbesi ile Öğr.Ütğm.Gündoğdu DURAN’ın  bizler için yazdığı “Astsubay Marşı” nın sözlerine rastladım. Çankırı’dan mezun olduktan sonra, Piyade sınıfına seçilen bir bölüm arkadaşlarımızla, Levazım sınıfına ayrılan arkadaşlarımız Ağustos-Ekim 1967’de üç aylık bir sürede BURHANİYE’deki Piyade Taburunda; piyade eğitimi,tatbikat ve atış eğitimine katılmıştık. Orada bulunan devre arkadaşlarımızın bu marşı çok iyi hatırlayacaklarını ümit ediyorum. Çünkü bize başka marşları söyletmeye kalkmışlar ve biz ise inatla eğitime gidiş ve gelişlerde bu marşı canı gönülden söylüyorduk. Devre arkadaşlarımızı yarım yüzyıl geriye götürecek bu marşı ve o yıllara ait bende olan resimleri sizlerle paylaşmak istedim. Ümit ederim ki sizlerde de aynı duygular canlanacaktır. Bu marşı yazan Tarih Öğretmenimiz Sayın Gündoğdu DURAN’ı da saygı ve hürmetle anmak isterim. Arkadaşlarımızdan da geçmişe ait anılarını yazılı olarak ve varsa anılarına ait fotoğraflarını bize gönderirlerse; “68karaastsb.org” Web Sitemizde ve Facebook sayfamızda yayınlamaktan memnun oluruz. Sevgi ve Saygılarımla.
Şükrü SERPER

ASTSUBAY MARŞI

Gözlerin karanlık ruhlara ateş,
Gür sesin alevden canlı Astsubay.
Sen coşunca parlar başka bir güneş,
Milletin ümidi şanlı Astsubay.

Kopsun her denizde fırtına,
Koşsun mertlik isteyen sana.
Haykır, kükre Allah aşkına,
Ey alevli, canlı Astsubay.

Bayrak bak şehit kanı taşır,
Sevmek yine bize yaraşır.
Türkler hak yolunda savaşır,
Haydi delikanlı Astsubay.

Cepheler yansa diz boyu,
Türklerin ya gazi, ya şehit soyu.
Ey Atam üzülme sen rahat uyu,
Yürüyor izinde şanlı Astsubay.

GÜNDOĞDU DURAN
ACI KAYBIMIZ
VEFAT
Memleketi Isparta’da ikamet eden, hepimizin yakından tanıdığı Kıbrıs Gazisi, Şair ve Yazar Hasan HİSAARDINLI arkadaşımızın 21 TEMMUZ 2014 günü ani vefatı hepimizi çok üzmüştür.
Sevgili Hasan; arkadaş canlısı, özverili, nüktedan kişiliği ile meslektaşları yanında, onu tanıyan herkes tarafından çok sevilen bir candı. Piyade Okulundan mezun olduktan sonra çeşitli Komando eğitimi ve kurslarına katılmış, 20 TEMMUZ 2074 sabahında Kıbrıs’a paraşütle iniş yapan ilk cengaverlerdendi. Meslek hayatında bir çok başarılara mazhar olmuş, çeşitli Komando birliklerinde eğitimci ve idareci olarak görev yapmıştır. Allahın takdiri ki, yine bir Kıbrıs Barış Harekatının Yıldönümünün kutlandığı günlerde onu ebediyete uğurladık.
Devre arkadaşımız olarak kendisi ile gurur duyduğumuz Hasan Arkadaşımızın; İsparta’nın çeşitli yerel gazetelerinde köşe yazıları, şiirleri ve makaleleri yayınlanmaktaydı. Yurt içi ve yurt dışında çeşitli şiir sempozyumlarına katılmış, kendine özgü şive ve vurgusuyla okuduğu ve yazdığı şiirler çeşitli ödüllere layık görülmüştür.  Şiirlerini ve makalelerini kapsayan ilk kitabını 2013 Yılı Ekim ayındaki Özdere Buluşmamızda arkadaşlarımıza imzalayıp vermişti. İki ay önce, Mayıs 2014 ayı sonundaki Aksaz Buluşmamıza da katılan arkadaşımız, okuduğu şiir ve nüktedan kişiliği ile tüm devre arkadaşlarımızın gözdesi olmuştu. İkinci kitabının baskıda olduğunu ve gelecek buluşmamızda tüm devre arkadaşlarımıza kitaplarından hediye edeceğini söylemişti. Ne yazık ki ecel fırsat vermedi.
Yukarıda da bahsedildiği gibi Hasanımız; yüreği sevgi ile dolu, her nerede olursa olsun devre arkadaşlarımızın her toplantısına katılan, bulunduğu çevreye neşe katan sosyal ve girişimci bir arkadaşımızdı. Aynı zamanda İsparta’da Askeri malzeme ağırlıklı bir küçük ticarethanesi de vardı. “KARTAL BAŞÇAVUŞ” dendiği zaman her çevreden onu tanımayan ve sevmeyen kişi bulamazsınız. İsparta Gaziler Derneği’nin kuruculuğunu üstlenmiş ve belirli bir süre başkanlığını yapmıştır.
Hasanı anlatmaya kitap yazmak bile az gelir. Biz onu her zaman kalbimizde yaşatacağız. Tüm devre arkadaşlarımız adına Sevgili eşi Kevser Hanım’a, Sevgili Kızlarına, Damatlarına ve torunlarına taziyelerimizi ve başsağlığı dileklerimizi tekrarlıyoruz. Allah sabır versin. Tüm sevenlerinin ve hepimizin başı sağ olsun. Mekanın cennet olsun. Seni hiç unutmayacağız ve özleyeceğiz.  Sevgili Arkadaşımız.
Sevgili Hasanın kendisi ile ilgili bir yazımızı ve şiirini yine bu sayfada geçen yıl yayınlamıştık. “Kara Altmışsekiz” Facebook sayfamızda da çeşitli resim ve fotoğraflarını görebilirsiniz. Burada da daha önce hiç yayınlanmamış Aksaz Buluşması sırasında çektiğimiz bir fotoğrafını ve geçen yıl yayınladığı kitabındaki bir şiirini sizlere sunuyoruz. Resminde ve şiirinde de hissedeceğiniz gibi hiçbirimizin kaçamayacağı sonsuzluğa baktığını görebiliyorsunuz.
Kendisini bir kere daha sevgi ve özlemle anıyoruz.

DEVREMİZİN ŞİİRİ İÇİN TIKLAYINIZ
DEVRE ARKADAŞLARIMIZIN TEKİRDAĞ BULUŞMASI
           Tekirdağ ve Çorlu’da ikamet eden devre arkadaşlarımızla 29 Aralık günü Tekirdağ Ordu Evinde buluştuk. Yıllar sonra bir araya gelmek hepimizi çok duygulandırdı. Hatırlayacağınız gibi; Tekirdağ’ da ikamet eden Derviş EKİNCİ ve Çorlu’da ikamet eden Enver ERDAŞ; devremizin iftiharları şampiyon güreşçilerdi. Okul güreş takımı ve daha sonraki yıllarda, Silahlı Kuvvetler Güreş takımlarındaki başarıları hepimizi gururlandırdı. Yaptıkları güreş müsabakalarından bahsederken, öğrencilik günlerimizi bir kere daha yeniden yaşadık. Aycan Şirintuna arkadaşımız, emeklilikten sonra önce Malkara’ya yerleştiğini ve bir yıl önce de Tekirdağ’a taşındığını anlattı. Mustafa Temel arkadaşımız, Kayseri’li olmanın ve ticaret genleri ile doğmanın avantajıyla, kendisini başarılı bir iş adamı olarak gördük. Derviş Ekinci arkadaşımızın Tekirdağ’daki çiftliğinde yetiştirdiği meyve ve sebzeler, çiftliğindeki çeşitli hayvanlarla yaşadığı doğal hayatıyla, bir yerde çalışma hayatımız sırasında düşlediğimiz hepimizin hayalini gerçekleştirmiş oldu. Güzel bir gün ve akşam yemeğinden sonra arkadaşlarımızla vedalaştık ve gelecek sefer Trakya’daki şehirlerde ikamet eden tüm arkadaşlarımızla bir araya gelmek için sözleştik.
           Derviş EKİNCİ ve Aycan ŞİRİNTUNA arkadaşlarımıza ve eşler hanımefendilere gösterdikleri harikulade misafirperverlik için bir kere daha teşekkür ederiz.
YAZAR VE ŞAİR ARKADAŞIMIZ HASAN HİSARARDINLI

     Devre arkadaşımız Hasan HİSARARDINLI’yı; Kıbrıs Gazisi, Komando ve sporcu kişiliği, samimi ve arkadaş canlısı tavırları ile yakından tanırız. Ancak onun şair ve yazarlığını, Özdere/İzmir kampındaki devre buluşmamızda öğrendik. Kamp süresince yaptığımız toplantılarda; kendine has, lirik ve bölgesel şivesi ile doğal şekilde okuduğu şiirleri hepimizin takdirini kazanmıştır. Arkadaşımız; emeklilik hayatını memleketi Isparta’da geçirmekte olup, birçok yerel gazetede makaleleri ve şiirleri yayınlanmıştır. Halen Isparta Haber Gazetesinde de köşe yazarlığı yapmaktadır.
     Arkadaşımız; yurt içi ve yurt dışındaki pek çok şiir etkinliklerine katılmış ve ödüller almıştır. Daha önce yazdığı köşe yazıları ve şiirlerini “Hayatın İçinden” adını verdiği bir kitapta toplamıştır. Yanında getirdiği birkaç kitabını imzalayarak, kamptaki bazı arkadaşlarımıza armağan etmiştir. Arkadaşımızın ödüllü şiirlerinden olan “Güneşi Taçlandıracağım” şiirini aşağıda sunuyoruz. Sevgili Hasanı kutlar, başarılarının devamını dileriz.
       Hasan arkadaşımız gibi, edebi yönlerinden habersiz olduğumuz pek çok arkadaşımız olduğunu biliyoruz. Onlar da şiir ve yazılarını gönderirlerse, sitemizde yayınlamaktan ve arkadaşlarımızla paylaşmaktan gurur duyacağız. Tüm devre arkadaşlarımıza sevgi ve selamlarımızı sunarız.
                 ŞİİRİ OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
DEVRE ARKADAŞLARIMIZIN ÖZDERE BULUŞMASI

     Önceden devre arkadaşlarımıza bildirdiğimiz, 15. dönem (13-22 Ekim) İzmir/Özdere Özel Eğitim Merkezi tesislerindeki buluşmamıza yirmi devre arkadaşımız katılmıştır. Pek çok arkadaşımız; Çankırı Astsubay Sınıf Hazırlama Okulunu bitirdiğimiz 1967 yılından beri, 45 yıl sonra ilk defa karşılaşmışlardır. Birbirimiz tanımakta güçlük çektik. Ancak; arkadaşlarımız ve eşleri yıllar sonra bir araya gelmekten çok mutlu olmuşlardır.
       Kurban Bayramı kamp dönemimize rastladığından, bayramın birinci günü arkadaşlarımız ve eşleriyle toplu bayramlaşma yapılmıştır. Bayramın ikinci günü, toplu yemek düzenlenmiş ve arkadaşlarımız doyasıya eğlenmişlerdir. Arkadaşımız Hasan HİSARARDINLI (İSPARTA), kendi yazdığı ve okuduğu şiirleri ile herkesin takdirini kazanmıştır.    Kampın “Kendin Pişir” bölümünde düzenlediğimiz etkinliğe tüm aileler katılmış ve güzel bir sonbahar gününde ızgarada pişirilen yemekler paylaşılmıştır.
       Devre arkadaşımız Celal Kılıç ve ailesinin, hepimizin çok sevdiği Sevgili torunları Beril için düzenledikleri doğum günü partisi, tüm ailelerin katılımıyla kutlanmıştır. Sevgili Beril’e, bir kere daha nice mutlu doğum günleri diliyoruz.
       Bunun yanında; Egenin güzel ve sıcak sonbaharında pek çok arkadaşımız denizden ve güneşten istifade etmişlerdir. Katılımcılar kamp bitiminde, on günlük kamp süresinin nasıl geçtiğini anlayamadıklarını, gelecek yıllarda da bu tür toplantıların devamı dileğinde bulunmuşlardır.
        Arkadaşlarımızın ve ailelerinin genel isteği; ilkbahar ve sonbahardaki toplu tahsis dönemlerinde, senede iki defa bu tür etkinliklerin tekrarlanması doğrultusunda olmuştur. Gerekirse tatil yörelerindeki otellerden de istifade edilmesi, toplu gezilerin planlanması isteğinde bulunulmuştur. 2014 Yılı Mayıs Ayı sonunda Antalya/Side, Ekim ayında da Marmaris/Aksaz kampı için müracaatta bulunulması yönünde genel istek oluşmuş ve bundan sonraki buluşmalarımızda daha çok devre arkadaşımızın katılmalarından mutluk duyulacağı belirtilmiştir. Kampta çekilen fotoğraflarımızdan bazıları yazının devamındadır. Ayrıca “Kara Altmış şekiz” facebook adresindeki albümde daha çok fotoğraf görebilirsiniz.
       Gelecek yıllarda tekrar görüşmek üzere.                                                                    DAYANIŞMA68